6. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Anadol Yayınları Sayfa 41
Merhaba sevgili öğrencilerim, ben Sosyal Bilgiler öğretmeniniz.
Bugün sizlerle birlikte kitabımızdaki çok önemli bir konuyu, yani ilk Türk devletlerinden biri olan Asya Hun Devleti’ni ve onların yaşam tarzını anlamamıza yardımcı olan Oğuz Kağan Destanı’nı inceleyeceğiz. Bana gönderdiğiniz görseldeki metinleri analiz edip, Hunların yaşamını daha yakından tanıyacağız. Haydi başlayalım!
Soru: Hun Türklerine ait Oğuz Kağan Destanı’ndan aşağıda verilen bölümleri inceleyiniz. Buna göre Hunların coğrafi, siyasal, ekonomik ve kültürel özellikleriyle ilgili neler söylenebilir? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Çözüm:
Sevgili çocuklar, bu soruyu cevaplamak için metinde bize verilen ipuçlarını bir dedektif gibi bulmamız gerekiyor. Metni dikkatlice okuduğumuzda Hunların yaşamına dair pek çok bilgi edinebiliriz. Gelin bu bilgileri başlıklar halinde adım adım inceleyelim.
1. SİYASAL (YÖNETİM) ÖZELLİKLERİ
“…Ben sizlere oldum Kağan…”
“…Toydan sonra Oğuz Kağan; beylere, konuklara yarlık verdi…”
“…Gün başımızda tuğ, gök çadır olsun.”
Bu ifadelerden Hunların siyasi yapısı hakkında şunları anlayabiliriz:
- Adım 1: Devletin başında Kağan unvanını taşıyan bir hükümdar bulunur. Bu, devletin tek bir lider tarafından yönetildiğini gösterir. Tıpkı bir padişah veya kral gibi.
- Adım 2: Toy adı verilen büyük meclisler veya şölenler düzenlenirdi. Bu toylarda hem devlet meseleleri görüşülür hem de birlik ve beraberlik pekiştirilirdi.
- Adım 3: Kağan’ın emirlerine “yarlık” denirdi. Bu, onun kanun koyma ve yönetme yetkisine sahip olduğunu gösterir.
- Adım 4: Tuğ, hükümdarlık sembolüdür, yani bayrak gibi bir bağımsızlık işaretidir. “Gök çadır olsun” sözü ise onların tüm dünyayı yönetme ideali olan “Cihan Hâkimiyeti” düşüncesini yansıtır. Yani “tüm gökyüzü bizim çadırımız, vatanımız olsun” demek istemişler.
2. EKONOMİK ÖZELLİKLERİ
“…Hayvancılık, en önemli geçim kaynaklarıydı. Koyun, sığır ve at gibi hayvanlar beslerlerdi…”
“…Bu savaştan sonra Oğuz Kağan’ın çerilerine öyle bir dolu mal, savaş ganimeti olarak kaldı ki sayısı belirsizdi…”
“…Atları, öküzleri çok, buzağıları çok, altınları, mücevherleri ve gümüşleri çoktu.”
Bu ipuçları da bize Hunların ekonomisi hakkında önemli bilgiler veriyor:
- Adım 1: Temel geçim kaynakları hayvancılıktır. Yani göçebe yaşam tarzlarına uygun olarak hayvan besleyip onların etinden, sütünden ve derisinden faydalanıyorlardı.
- Adım 2: Savaşlarda kazandıkları ganimetler önemli bir zenginlik kaynağıydı. Ganimet, savaşta yenilen düşmandan alınan mal ve mülk demektir.
- Adım 3: Destanda hem hayvanlardan hem de altın, gümüş gibi değerli madenlerden bahsedilmesi, zenginlik anlayışlarının hem hayvancılığa hem de değerli eşyalara dayandığını gösterir.
3. KÜLTÜREL VE SOSYAL ÖZELLİKLERİ
“…Göçebe bir yaşam tarzı benimsemelerine neden olmuştu…”
“…Oğuz Kağan büyük bir toy verdi. Çağrılan çağrılmayan birbirine danışıp geldiler… Çok güzel eğlence, yeme içme oldu.”
“…Biz, bozkurt gibi haykıran!”
“…Gök tüylü gök yeleli kocaman erkek kurt bir gün durdu, yürümedi.”
Metinden Hunların kültürel ve toplumsal yaşamına dair şu sonuçları çıkarabiliriz:
- Adım 1: Yaşam tarzları göçebedir. Yani sabit bir evde değil, yazın yaylalarda, kışın ise daha korunaklı kışlaklarda, çadırlarda yaşıyorlardı.
- Adım 2: Toylar sadece siyasi değil, aynı zamanda insanların bir araya gelip eğlendiği, yemek yediği önemli sosyal etkinliklerdi. Bu, onların misafirperver ve eğlenceye önem veren bir toplum olduğunu gösterir.
- Adım 3: Bozkurt, onlar için çok kutsal ve önemli bir semboldür. Destanda hem bir yol gösterici olarak hem de bir güç simgesi olarak karşımıza çıkar. Bu, onların inanç dünyası hakkında bize fikir verir.
- Adım 4: Savaşçı bir millettirler. “Demir kargılarımız orman olsun” gibi ifadeler, onların askerliğe ve savaşa ne kadar önem verdiklerini gösterir.
4. COĞRAFİ ÖZELLİKLERİ
“…Türkler, yazın su ve otlak alanların bol olduğu yaylaklarda, kışın ise hayvanları için daha elverişli olan kışlaklarda yaşarlardı.”
“…Demir kargılarımız orman olsun… Daha deniz daha ırmak…”
Bu ifadelerden yaşadıkları ve hedefledikleri coğrafya hakkında şunları söyleyebiliriz:
- Adım 1: Geniş bozkırların hâkim olduğu Orta Asya‘da yaşamışlardır. Hayvanlarını otlatmak için geniş otlaklara ihtiyaç duyuyorlardı.
- Adım 2: Sadece bozkırlarla yetinmek istememişler; destanda ormanlara, denizlere ve ırmaklara ulaşma hedefi olduğunu görüyoruz. Bu da onların geniş bir coğrafyaya yayılma ve hâkim olma arzusunu gösterir.
Sonuç olarak, Oğuz Kağan Destanı, sadece bir kahramanlık hikâyesi değil, aynı zamanda eski Türklerin devlet yönetimi, ekonomisi, inançları ve hayalleri hakkında bize paha biçilmez bilgiler sunan tarihi bir hazinedir. Unutmayın, destanlar bir milletin geçmişini aydınlatan en önemli ışıklardan biridir.