6. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Anadol Yayınları Sayfa 214
Harika bir soru! Merhaba sevgili öğrencilerim, ben 6. Sınıf Sosyal Bilgiler öğretmeniniz. Şimdi hep birlikte bu sayfadaki “Sıra Sizde” sorusunu, metinden öğrendiklerimizle adım adım çözeceğiz. Hazırsanız, başlayalım!
Sıra Sizde Sorusu: Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde yasama, yürütme ve yargı güçleri arasında nasıl bir ilişki vardır? Öğrendiklerinizden yararlanarak düşüncelerinizi defterinize yazınız. Yazdıklarınızı sınıfta arkadaşlarınızla paylaşınız.
Çözüm ve Açıklama:
Sevgili çocuklar, bu soruyu cevaplamak için öncelikle devletimizi yöneten üç temel gücü ve görevlerini hatırlamamız gerekiyor. Bu güçlerin birbiriyle olan ilişkisi, demokrasinin en önemli kuralıdır. Gelin adım adım inceleyelim.
Adım 1: Üç Temel Gücü Tanıyalım
Devletimizin üç ana gücü vardır. Bunlar, okuduğumuz metinde de bahsedildiği gibi yasama, yürütme ve yargı‘dır. Her birinin görevi farklıdır:
- Yasama Gücü: Bu güç, kanun yapma, yani ülkemizde uyulması gereken kuralları belirleme yetkisidir. Bu görevi, halkın seçtiği milletvekillerinin oluşturduğu Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) yerine getirir. Kısacası, oyunun kurallarını onlar koyar.
- Yürütme Gücü: Bu güç, TBMM’nin çıkardığı kanunları uygulama ve ülkeyi yönetme yetkisidir. Bu görevi de Cumhurbaşkanı yerine getirir. Yani, belirlenen kurallara göre ülkenin yönetilmesini sağlar.
- Yargı Gücü: Bu güç ise, kanunlara uymayanları yargılama ve anlaşmazlıkları çözme yetkisidir. Bu görevi de kimsenin etkisi altında kalmayan bağımsız mahkemeler yerine getirir. Onlar da oyunun adil oynanmasını sağlayan hakemler gibidir. Metnimizde de “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlığı altında bu durum özellikle vurgulanmış.
Adım 2: Güçler Arasındaki İlişkiyi Anlayalım
İşte sorumuzun en can alıcı noktası burası! Bu üç güç arasında çok özel bir ilişki vardır. Bu ilişkiye biz “Güçler Ayrılığı İlkesi” diyoruz. Peki, bu ne anlama geliyor?
Güçler ayrılığı, devletin temel güçleri olan yasama, yürütme ve yargının farklı organlar tarafından kullanılmasını ve bu güçlerin birbirini denetlemesini ifade eder.
Bu ilkeye göre:
- Bu güçler birbirinden bağımsızdır: Yani, kanun yapan meclis, ülkeyi yöneten cumhurbaşkanına veya davalara bakan mahkemelere emir veremez. Aynı şekilde, mahkemeler de meclise “şöyle kanun yap” diyemez. Metindeki MADDE 138‘de ne diyordu? “Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez;”. Bu, yargının ne kadar bağımsız olduğunu gösteren harika bir örnek!
- Bu güçler birbirini denetler: Bir gücün tek başına çok fazla güçlenmesini önlemek için birbirlerini kontrol ederler. Buna da “denge ve denetleme mekanizması” denir. Metinden örnek verelim:
- Eğer meclisin (yasama) çıkardığı bir kanun Anayasa’ya aykırıysa, mahkemeler (yargı) bu kanunu iptal edebilir. Metinde “TBMM’de çıkarılan bir kanunun anayasaya uymadığı düşünülürse Anayasa Mahkemesi’ne iptal davası açılabilir.” cümlesi tam olarak bunu anlatıyor.
- Eğer Cumhurbaşkanı (yürütme) Anayasa’ya aykırı bir karar alırsa, mahkemeler (yargı) bu kararı durdurabilir.
Sonuç
Toparlayacak olursak, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde yasama, yürütme ve yargı güçleri arasında güçler ayrılığına dayalı, birbirini denetleyen ve dengeleyen bir ilişki vardır. Hiçbir güç diğerinden üstün değildir. Bu durum, ülkemizde demokrasinin, adaletin ve insan haklarının korunmasının en önemli garantisidir. Böylece hiç kimse tek başına tüm yetkileri elinde toplayamaz ve keyfi kararlar alamaz.
Umarım konuyu daha iyi anlamışsınızdır. Şimdi bu öğrendiklerinizi kendi cümlelerinizle defterinize yazabilirsiniz!