6. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Anadol Yayınları Sayfa 173
Harika bir konu! Merhaba sevgili öğrencilerim, ben sizin 6. Sınıf Sosyal Bilgiler öğretmeniniz. Bugün sizlerle “Kaynakların Bilinçsiz Kullanımı” konusunu, önümüzdeki bu güzel metin ve görsel üzerinden adım adım inceleyeceğiz. Hazırsanız, haydi başlayalım!
Öncelikle görselimizdeki Hazırlık Çalışması sorusuna bir göz atalım ve birlikte cevaplayalım.
Soru: Kaynakları bilinçsizce kullanmanın canlı yaşamına zararları neler olabilir? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Çözüm:
Bu soru, bizim biraz düşünmemizi ve çevremize daha dikkatli bakmamızı istiyor. Gelin bu konuyu adım adım ele alalım.
Adım 1: “Kaynakları bilinçsizce kullanmak” ne demek?
Çocuklar, bu ifade aslında kaynaklarımızı, yani suyumuzu, elektriğimizi, ormanlarımızı, havamızı sanki hiç bitmeyecekmiş gibi düşüncesizce harcamak demektir. Mesela;
- Dişlerimizi fırçalarken musluğu açık bırakmak.
- Odadan çıkarken ışığı kapatmamak.
- Geri dönüştürülebilecek çöpleri (plastik, kağıt, cam) normal çöpe atmak.
- İhtiyacımızdan fazla yiyecek alıp sonra onu çöpe atmak.
Bunların hepsi kaynakları bilinçsizce kullanmaya birer örnektir.
Adım 2: Peki bunun canlı yaşamına zararları nelerdir?
İşte en önemli kısım burası. Yaptığımız bu bilinçsiz davranışlar sadece bize değil, tüm canlılara zarar veriyor.
- Su Kirliliği: Metnimizde de okuyacağımız gibi, lavaboya döktüğümüz atık yağlar sularımızı kirletir. Bu da balıkların ve suda yaşayan diğer canlıların ölmesine neden olur.
- Hava Kirliliği: Gereksiz yere kullandığımız elektrik veya araba, daha fazla fosil yakıtın yakılmasına ve havanın kirlenmesine yol açar. Kirli hava hem bizim sağlığımızı bozar hem de diğer canlıları olumsuz etkiler.
- Ormanların Yok Olması: Kağıtları israf ettiğimizde daha çok ağacın kesilmesi gerekir. Ormanlar ise birçok hayvanın yuvasıdır. Yuvaları yok olan hayvanlar da tehlikeye girer.
- Toprak Kirliliği: Çöpleri doğaya attığımızda toprak kirlenir ve verimsizleşir. Bu topraklarda bitkiler yetişemez, toprağın altında yaşayan canlılar zarar görür.
Gördüğünüz gibi, bizim küçücük bir hareketimiz bile doğada büyük ve olumsuz sonuçlara yol açabiliyor. Bu yüzden kaynaklarımızı her zaman bilinçli ve tasarruflu kullanmalıyız.
Şimdi de “BASINDAN” başlığı altındaki metni ve afişi birlikte analiz edelim. Bu metin, bize atık yağların ne kadar zararlı olduğunu ve bu konuda neler yapabileceğimizi çok güzel anlatıyor.
Metnin Analizi ve Çıkarımları:
Adım 1: Başakşehir Belediyesi’nin kampanyası neyi amaçlıyor?
Metinde belediyenin çok duyarlı bir kampanya başlattığını görüyoruz. İnsanların evlerinde kullandıkları ve artık işe yaramayan bitkisel ve hayvansal atık yağları toplamalarını istiyor. Hatta bu duyarlı davranışlarını ödüllendiriyor: 5 litre atık yağ getirene, 1 litre yeni ayçiçeği yağı hediye ediyor. Buradaki asıl amaç, o zararlı atık yağların lavabolara dökülerek doğayı kirletmesini önlemektir.
Adım 2: Atık yağların zararları nelermiş?
Belediye yetkilileri bu konuda bizi bilgilendirmiş. Metne göre atık yağların 3 temel zararı var:
- Suları Kirletmesi: Atık yağlar suya döküldüğünde suyun yüzeyini bir tabaka gibi kaplar. Bu tabaka, havadaki oksijenin suya geçmesini engeller. Oksijensiz kalan suda yaşayan balıklar, bitkiler ve diğer canlılar maalesef yaşamını yitirir. Afişteki şu çarpıcı bilgiyi unutmayalım:
SADECE 1 LİTRE BİTKİSEL ATIK YAĞ, BİNLERCE LİTRE SUYU KİRLETİYOR!
- Tesisatları Tıkaması: Lavaboya dökülen yağlar, borulara yapışır ve zamanla boruların daralmasına, hatta tamamen tıkanmasına neden olur. Bu durum, atık su arıtma tesislerinin de daha çok masraf yapmasına yol açar.
- Yangınlara Neden Olması: Çöpe dökülen atık yağlar, çöp depolama alanlarında kolayca alev alabilir ve sık sık yangın çıkmasına sebep olabilir.
Adım 3: Peki, biz ne yapmalıyız?
Bu metinden çıkarmamız gereken en önemli ders şudur: Evde kullandığımız, özellikle kızartma sonrası artan yağları KESİNLİKLE lavaboya veya çöpe dökmemeliyiz. Bunun yerine, bu yağları bir şişede veya kavanozda biriktirip belediyelerin belirlediği atık yağ toplama noktalarına teslim etmeliyiz. Böylece hem doğamızı korumuş oluruz hem de bu yağların geri dönüştürülerek (örneğin biyodizel yakıt olarak) tekrar kullanılmasına katkı sağlamış oluruz.
Umarım bu açıklamalar konuyu daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur. Unutmayın, doğayı korumak hepimizin görevidir!