6. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Anadol Yayınları Sayfa 238
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Ben Sosyal Bilgiler öğretmeniniz. Gönderdiğiniz çalışma kağıdındaki soruları sizin için inceledim. Gelin şimdi bu soruları hep birlikte, adım adım anlayarak çözelim. Hazırsanız, başlıyoruz!
F. Siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, medya ve bireylerin (kamuoyu) yönetimin karar alma sürecine nasıl etki edebileceğini aşağıda verilen noktalı yerlere yazınız.
Bu soruda, demokrasilerde yönetime nasıl katılabileceğimizi ve kararları nasıl etkileyebileceğimizi düşünüyoruz. Her bir başlığın rolünü basitçe açıklayalım.
Siyasi Partiler:
Siyasi partiler, benzer düşüncedeki insanların bir araya gelerek ülke yönetimine katılmak için kurdukları örgütlerdir. Seçim zamanı bize kendi projelerini, vaatlerini anlatırlar. Biz de oy vererek hangi partinin bizi yönetmesini istediğimizi seçeriz. Seçimi kazanan parti hükümeti kurar ve ülke yönetiminde söz sahibi olur. Seçimi kazanamayan partiler ise muhalefet görevi yaparak hükümetin çalışmalarını denetler, eleştirir ve halkın sesi olmaya devam ederler. Kısacası, hem yönetime gelerek hem de yönetimi denetleyerek kararları etkilerler.
Sivil Toplum Kuruluşları:
Bunlar, devletten bağımsız olarak halkın kendi kendine örgütlendiği gruplardır. Mesela dernekler, vakıflar, sendikalar… Örneğin, TEMA Vakfı doğayı korumak için, LÖSEV ise lösemili çocuklara yardım etmek için çalışır. Bu kuruluşlar, kendi alanlarıyla ilgili konularda halkı bilinçlendirir, kampanyalar düzenler, toplantılar yapar ve yöneticilere bu konularda baskı yaparak yeni kararlar alınmasını veya yanlış kararların değiştirilmesini sağlarlar. Onlar, toplumun vicdanının sesidir.
Medya:
Televizyon, gazete, internet ve sosyal medya gibi iletişim araçlarının tümüne medya diyoruz. Medyanın en önemli görevi halkı bilgilendirmektir. Ülkede ve dünyada olan bitenleri bize medya duyurur. Yöneticilerin yaptığı çalışmaları, verdikleri kararları halka anlatır. Bazen yapılan bir hatayı ortaya çıkarır, bazen de önemli bir soruna dikkat çeker. Böylece kamuoyu oluşturarak yöneticilerin kararlarını etkiler. Örneğin, bir çevre sorunuyla ilgili sürekli haber yapılması, yöneticilerin o soruna çözüm bulmasını hızlandırabilir.
Bireyler (Kamuoyu):
Aslında en büyük güç biziz, yani halk! Tek bir kişi bile çok şey değiştirebilir. Nasıl mı? Oy kullanarak, seçtiğimiz milletvekillerine ulaşıp sorunlarımızı anlatarak, yasal toplantı ve gösteri yürüyüşlerine katılarak, sosyal medyada fikirlerimizi belirterek veya CİMER gibi platformlar aracılığıyla devlete dilekçe yazarak sesimizi duyurabiliriz. Birçok insan aynı fikirde birleştiğinde buna kamuoyu (halkın ortak görüşü) denir ve yöneticiler kamuoyunun sesini asla görmezden gelemezler.
G. Aşağıda verilen çoktan seçmeli soruları cevaplayınız.
1. I. Kişi egemenliği
II. Eşitlik
III. Siyasi partiler
IV. Ayrımcılık
Verilenlerden hangileri demokrasinin temel ilkeleri arasında yer alır?
- A) I ve II
- B) II ve III
- C) I ve IV
- D) III ve IV
Çözüm:
Hadi bu kavramları birlikte inceleyelim ve hangileri demokrasiyle uyuşuyor bulalım.
Adım 1: Kavramları tek tek değerlendirelim.
- I. Kişi egemenliği: Bu, egemenliğin yani yönetme gücünün tek bir kişide (kral, padişah gibi) olması demektir. Demokraside ise egemenlik millete aittir. O yüzden bu, demokrasinin ilkesi olamaz.
- II. Eşitlik: Demokraside din, dil, ırk, cinsiyet ayrımı yapılmaksızın herkes kanun önünde eşittir. Bu, demokrasinin en temel ilkelerinden biridir. O zaman bu, kesinlikle doğru.
- III. Siyasi partiler: Farklı görüşlerin mecliste temsil edilmesini sağlarlar. Bu, demokrasinin “çoğulculuk” yani çok seslilik ilkesinin bir gereğidir. Bu da demokrasinin önemli bir parçasıdır. Bunu da doğru kabul edebiliriz.
- IV. Ayrımcılık: İnsanları belirli özelliklerinden dolayı dışlamak, onlara farklı davranmak demektir. Bu, eşitlik ilkesine tamamen terstir. Dolayısıyla demokraside ayrımcılığa asla yer yoktur. Bu yanlış.
Adım 2: Doğru olanları bir araya getirelim. II. Eşitlik ve III. Siyasi partiler (çoğulculuk) demokrasinin ilkeleri arasında yer alıyor. Bu durumda cevabımız II ve III’ü içeren şık olmalı.
Doğru Cevap: B
2. Anayasamızın 42. maddesinde eğitim ve öğrenim hakkı ile ilgili özellikler belirtilmiştir.
Aşağıdakilerden hangisi bu özelliklerden biridir?
- A) Kimse eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.
- B) Eğitim ve öğrenim sadece kızlar için zorunludur.
- C) Eğitim ve öğrenim devlet okullarında ücretli olarak yapılır.
- D) Her birey kendi ana dilinde eğitim ve öğrenim hizmeti alır.
Çözüm:
Bu soruda Anayasamızdaki temel haklarımızdan biri olan eğitim hakkını hatırlamamız gerekiyor.
Adım 1: Şıkları tek tek inceleyelim.
- A) “Kimse eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.” Bu ifade, eğitimin herkes için temel bir hak olduğunu vurguluyor. Bu, Anayasamızın ruhuna çok uygun bir cümle.
- B) “Eğitim ve öğrenim sadece kızlar için zorunludur.” Bu ifade, cinsiyet ayrımcılığı içeriyor. Oysa eğitim hem kız hem de erkek çocuklar için zorunludur. Bu kesinlikle yanlış.
- C) “Eğitim ve öğrenim devlet okullarında ücretli olarak yapılır.” Tam tersine, Anayasamıza göre ilköğretim devlet okullarında parasızdır. Bu da yanlış.
- D) “Her birey kendi ana dilinde eğitim ve öğrenim hizmeti alır.” Anayasamıza göre Türkiye’de resmi eğitim dili Türkçe’dir. Bu ifade de doğru değildir. Bu da yanlış.
Adım 2: Yanlışları elediğimizde geriye sadece A şıkkı kalıyor. Eğitim, herkes için vazgeçilmez bir haktır ve kimse bu haktan mahrum bırakılamaz.
Doğru Cevap: A
3. Demokrasi bireyler için bir yaşam biçimidir. Bireyler toplumsal hayatın her anında demokrasiye uygun hareket etmelidir.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi demokrasiye uygun bir davranış değildir?
- A) Bir vatandaşın otobüse binerken sıraya girmesi
- B) Bir öğrencinin arkadaşlarının oylarıyla sınıf başkanı seçilmesi
- C) Bir öğrencinin düşüncelerinden ötürü arkadaşıyla alay etmesi
- D) Bir vatandaşın yetkili kuruma dilekçe yazarak sorununa çözüm araması
Çözüm:
Demokrasi sadece oy vermek değildir, aynı zamanda bir saygı ve bir arada yaşama kültürüdür. Soru bizden bu kültüre uymayan davranışı bulmamızı istiyor.
Adım 1: Davranışları demokrasi açısından değerlendirelim.
- A) Sıraya girmek: Başkalarının hakkına saygı göstermek demektir. Bu, demokratik bir davranıştır.
- B) Oylamayla başkan seçmek: Bu, demokrasinin en temel uygulamalarından biridir; seçme ve seçilme hakkının kullanılmasıdır. Kesinlikle demokratiktir.
- C) Düşüncelerinden dolayı alay etmek: Demokrasi, farklı fikirlere saygı duymayı gerektirir. Birinin düşüncesi hoşumuza gitmese bile onunla alay etmek, onu küçük düşürmek saygısızlıktır ve demokratik bir davranış değildir.
- D) Dilekçe yazmak: Hak arama özgürlüğünü kullanmaktır. Sorunlarımızı yasal yollarla çözmeye çalışmak, demokratik bir davranıştır.
Adım 2: Soru bizden demokrasiye uygun olmayanı istediği için cevabımız, farklılıklara saygısızlık içeren C şıkkıdır.
Doğru Cevap: C
4. Millî egemenlik, hürriyet ve adalet anlayışları aşağıda verilen yönetim şekillerinden hangisinde daha kolay uygulanabilir?
- A) Cumhuriyet
- B) Monarşi
- C) Oligarşi
- D) Teokrasi
Çözüm:
Bu soruyu çözmek için yönetim şekillerinin ne anlama geldiğini bilmemiz gerekiyor.
Adım 1: Yönetim şekillerini kısaca hatırlayalım.
- A) Cumhuriyet: Yönetme gücünün (egemenliğin) millete ait olduğu, yöneticilerin seçimle iş başına geldiği yönetim şeklidir. Millî egemenlik, hürriyet (özgürlük) ve adalet cumhuriyetin temelidir.
- B) Monarşi: Yönetme gücünün tek bir kişide (kral, padişah) olduğu ve bu gücün babadan oğula geçtiği sistemdir. Egemenlik millete değil, tek bir kişiye aittir.
- C) Oligarşi: Ülkeyi zengin bir grup, bir azınlık veya bir ailenin yönetmesidir. Egemenlik halkta değil, küçük bir gruptadır.
- D) Teokrasi: Ülkenin din kurallarına göre yönetilmesidir. Egemenliğin kaynağı ilahi kabul edilir, millete ait değildir.
Adım 2: Soruda verilen “millî egemenlik, hürriyet ve adalet” kavramlarının en iyi hangi yönetim şeklinde uygulandığını düşünelim. Tanımlara baktığımızda bu kavramların tam olarak karşılığının Cumhuriyet olduğunu görüyoruz.
Doğru Cevap: A
Umarım açıklamalarım anlaşılır olmuştur. Unutmayın, Sosyal Bilgiler dersi sadece geçmişi öğrenmek değil, aynı zamanda iyi birer vatandaş olarak haklarımızı ve sorumluluklarımızı öğrenmektir. Başarılar dilerim