7. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı Cevapları Aydın Yayınları Sayfa 158
Merhaba sevgili öğrencilerim!
Bugün sizlerle 6. Ünite’ye hazırlık yapmak için geçmiş konuları bir tekrar edeceğiz. Önümüzdeki görseldeki soruları adım adım, hep birlikte çözeceğiz. Hazırsanız, hemen başlayalım!
***
1. Soru: Aşağıda verilen bitki türlerini, çiçekli ve çiçeksiz bitkiler kutucuğuna göre sınıflandırınız.
Haydi gelin, bu bitkileri birlikte sınıflandıralım. Biliyorsunuz ki bitkiler alemini en temel şekilde iki gruba ayırıyoruz: tohum ve çiçek oluşturanlar (çiçekli bitkiler) ve çiçekleri olmayan, daha basit yapılı olanlar (çiçeksiz bitkiler). Çiçeksiz bitkiler, tohum yerine spor adı verilen özel yapılarla ürerler.
Şimdi listedeki bitkilere bu gözle bakalım:
- Menekşe: Hepimizin bildiği, o güzel renkli çiçekleri olan bir bitkidir. Çiçeği olduğuna göre, onu hemen Çiçekli Bitkiler grubuna yazabiliriz.
- Ciğer otu: Bu bitkinin çiçeği yoktur, genellikle nemli kayaların üzerinde yaşar ve sporla ürer. Bu yüzden o bir Çiçeksiz Bitkidir.
- Atkuyruğu: Bu bitki de ismini aldığı şekliyle ilginç bir görünüme sahiptir ama çiçek açmaz. O da sporla üreyen bir Çiçeksiz Bitkidir.
- Eğrelti otu: Eğrelti otu, çiçeksiz bitkilerin en bilinen örneklerinden biridir. Güzel yaprakları vardır ama hiç çiçeği olmaz. O da bir Çiçeksiz Bitkidir.
Sonuç olarak kutuları şöyle doldurmalıyız:
Çiçekli Bitkiler
- Menekşe
Çiçeksiz Bitkiler
- Ciğer otu
- Atkuyruğu
- Eğrelti otu
***
2. Soru: Hayvanlar sınıflandırılırken omurga bulunup bulunmamasına göre, omurgalı ve omurgasızlar olarak ikiye ayrılır. Buna göre aşağıda verilen canlıları, uygun bir şekilde eşleştiriniz.
Harika bir soru! Hayvanları sınıflandırırken kullandığımız en temel ayrım, vücutlarında bir iç iskelet ve bu iskeletin en önemli parçası olan omurganın olup olmamasıdır. Omurgası olan hayvanlara omurgalı, olmayanlara ise omurgasız diyoruz.
Şimdi canlıları inceleyelim:
- İnek: İneği düşündüğümüzde, onun bir iskeleti olduğunu ve sırtında bir omurgası olduğunu biliriz. Bu yüzden inek bir Omurgalı Hayvandır.
- Deniz anası: Deniz anasının vücudu jöle gibi yumuşak bir yapıdadır. İçinde herhangi bir kemik ya da omurga bulunmaz. Bu yüzden deniz anası bir Omurgasız Hayvandır.
- Yılan: Yılanlar sürünerek hareket etseler de, aslında onların da çok esnek ve uzun bir omurgaları vardır! Bu yüzden yılan da bir Omurgalı Hayvandır.
Eşleştirmeyi şöyle yapabiliriz:
Omurgalı Hayvanlar
- İnek
- Yılan
Omurgasız Hayvanlar
- Deniz anası
***
3. Soru: Aşağıda verilen noktalı yerlere yoğurdun nasıl mayalandığını anlatınız.
Evde annelerimizin, babalarımızın yaptığı o lezzetli yoğurdun arkasında yatan bilimi açıklamaya ne dersiniz? Aslında bu olayı gerçekleştirenler gözle göremediğimiz minicik canlılar, yani mikroskobik canlılardır. Gelin adım adım yoğurt yapalım!
Adım 1: İlk olarak sütü bir tencerede kaynatırız. Bunu yapmamızın sebebi, sütün içinde bulunabilecek zararlı mikroorganizmaları yok etmektir.
Adım 2: Kaynattığımız sütü, ılık hale gelene kadar soğuturuz. Bu sıcaklık genellikle serçe parmağımızı süte batırdığımızda 7-8 saniye kadar yanmadan tutabildiğimiz bir sıcaklıktır. Bu sıcaklık çok önemlidir, çünkü yoğurdu yapacak olan faydalı bakterilerin en iyi çalışabildiği sıcaklık budur.
Adım 3: Ilık sütün içine bir veya iki kaşık kadar yoğurt (buna maya diyoruz) ekler ve güzelce karıştırırız. Bu eklediğimiz maya, aslında içinde milyonlarca canlı ve faydalı laktik asit bakterisi barındırır.
Adım 4: Mayaladığımız sütün kapağını kapatır ve etrafını sıcak kalması için bir bezle ya da battaniyeyle iyice sararız. Yaklaşık 5-6 saat kadar hiç hareket ettirmeden bekletiriz.
Adım 5: İşte sihir burada gerçekleşiyor! Bekleme süresi boyunca, süte eklediğimiz o minik faydalı bakteriler uygun sıcaklıkta hızla çoğalmaya başlarlar. Sütün içindeki şekerle beslenerek onu laktik aside dönüştürürler. Bu olaya fermantasyon (mayalanma) denir. Oluşan bu asit, sütün katılaşmasını ve yoğurdun o bildiğimiz kıvamına ve ekşimsi tadına ulaşmasını sağlar.
İşte bu kadar! Yoğurdumuz artık hazır. Buzdolabına koyup soğuttuktan sonra afiyetle yiyebiliriz. Gördüğünüz gibi, mikroskobik canlılar her zaman zararlı değil, bazen de böyle lezzetli yiyecekler yapmamıza yardımcı olurlar.