6. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı Cevapları Adım Adım Yayınları Sayfa 158
Harika bir Fen Bilimleri konusu! Merhaba sevgili öğrencilerim, ben Fen Bilimleri öğretmeniniz. Şimdi hep birlikte kitabımızdaki bu deneyi inceleyelim ve ne anlama geldiğini, bize ne öğretmek istediğini adım adım çözelim. Hazır mısınız? Haydi başlayalım!
Deneyin Adı: SES KAYNAĞININ DEĞİŞMESİ İŞİTİLEN SESİ ETKİLER
Bu deneyin amacı, çevremizde duyduğumuz farklı seslerin neden birbirinden farklı olduğunu anlamaktır. Yani, bir kaşığın sesiyle bir taşın sesi neden aynı değil? Ya da bir flütün sesiyle suyun sesi neden farklı? İşte bu soruların cevabını bu deneyle bulacağız. Deneydeki adımları ve ne anlama geldiklerini şimdi tek tek açıklayalım.
Uygulama Aşamaları ve Açıklamaları
Deneyde bizden bazı uygulamalar yapmamız ve gözleri kapalı bir arkadaşımızın bu seslerin neye ait olduğunu tahmin etmesini istememiz söyleniyor. Gelin bu adımları ve her bir adımda ne olduğunu konuşalım.
Unutmayın, arkadaşımızın gözlerini bağlamamızın sebebi, sesin kaynağını görmeden, sadece duyarak tanıyıp tanımadığını test etmektir. Çünkü gözümüz açıkken sesin nereden geldiğini zaten görürüz!
Adım 1: İki çay kaşığını birbirine vurmak
İki metal çay kaşığını birbirine vurduğumuzda “tın” gibi ince ve metalik bir ses duyarız. Bu ses, metallerin birbirine çarpmasıyla oluşan titreşimler sayesinde kulağımıza gelir. Bu sesi hepimiz günlük hayattan tanırız.
Adım 2: İki taşı birbirine vurmak
İki taşı birbirine vurduğumuzda ise kaşıklardan çok daha farklı, “tak” veya “tok” gibi daha boğuk ve kalın bir ses çıkar. Çünkü taşların yapısı ve sertliği metallerden farklıdır. Bu yüzden oluşturdukları titreşimler de farklıdır ve kulağımıza farklı bir ses olarak gelir.
Adım 3: Plastik şişedeki suyu boş kaba doldurmak
Suyu bir kaptan başka bir kaba boşaltırken çıkan “şırıl şırıl” sesi… Bu sesi duyunca aklımıza hemen akan bir su gelir, değil mi? Suyun akarken ve döküldüğü kaba çarparken çıkardığı ses, katı cisimlerin çarpışma sesinden tamamen farklıdır.
Adım 4: Flüte üflemek
Flüte üflediğimizde içindeki havanın titreşmesiyle melodik bir ses oluşur. Bu, bir müzik aletinin sesidir. Diğer seslerden çok daha düzenli ve notalıdır. Arkadaşımızın bu sesi duyduğunda bir müzik aleti olduğunu hemen anlayacaktır.
Adım 5: Kullanılmış kâğıdı buruşturmak
Bir kâğıdı elimizde buruşturduğumuzda çıkan “hışırtı” sesini düşünün. Bu ses ne kaşığa, ne taşa, ne de suya benzer. Kâğıdın yapısındaki liflerin bükülmesi ve kırılmasıyla oluşan bu ses de kendine özgüdür.
Adım 6: Yarısına kadar su dolu olan kabın üzerine bir bardak suyu yavaş yavaş boşaltmak
Bu adımda ise suyun suya dökülürken çıkardığı sesi dinleriz. Bu ses, boş bir kaba dökülen suyun sesinden biraz daha farklı, daha tok bir “fokurtu” gibi olabilir. Bu da bize sesin sadece kaynağının değil, yayıldığı ortamın da sesi etkileyebileceğini gösterir.
Sonuç ve Açıklama
Sevgili öğrenciler, bu deneyin sonunda ne öğrenmiş olduk?
- Farklı Ses Kaynakları, Farklı Sesler Üretir: Her maddenin (metal, taş, su, kâğıt, hava) yapısı farklı olduğu için, titreştiklerinde de farklı sesler çıkarırlar. İşte bu yüzden gözümüz kapalı olsa bile sesleri birbirinden ayırt edebiliriz.
- Sesleri Tanıyabiliriz: Beynimiz, hayatımız boyunca duyduğu sesleri kaydeder. Bir sesi duyduğumuzda, beynimiz hemen bu sesi daha önce duyduğu seslerle karşılaştırır ve neye ait olduğunu bize söyler. Tıpkı bir köpeğin havlaması ile bir kedinin miyavlamasını karışıkrmamamız gibi.
Kısacası, her ses kaynağının kendine özgü bir kimliği vardır ve biz bu kimliği kulaklarımız sayesinde tanıyabiliriz. Bu deney, seslerin dünyasının ne kadar çeşitli ve zengin olduğunu bize basit ama etkili bir şekilde göstermiş oldu.