8. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Tutku Yayınları Sayfa 15
Merhaba sevgili öğrencilerim! Ben İngilizce öğretmeniniz. Bugün sizlerle ders kitabımızdaki “Friendship” ünitesinin 4. dersindeki alıştırmaları birlikte çözeceğiz. Görseldeki soruları adım adım inceleyip, cevaplarını güzelce açıklayacağım. Hazırsanız, hadi başlayalım!
Alıştırma 1: Teklifleri/davetleri ve yanıtları okuyun. Ardından kutuları işaretleyin.
Bu alıştırmada bizden, verilen davetlere karşı söylenen cevapların kabul etme (✓ She/He accepts the invitation) mi yoksa reddetme (✗ She/He refuses the invitation) mi olduğunu bulmamız isteniyor. Hadi cümleleri tek tek inceleyelim.
1. Davet: Would you like to come to my birthday party on Sunday? (Pazar günü doğum günü partime gelmek ister misin?)
- “I’m sorry, but I can’t. My cousin is coming on Sunday.” (Üzgünüm ama gelemem. Pazar günü kuzenim geliyor.)
Çözüm: Bu cevapta “I can’t” yani “gelemem” ifadesi kullanılmış ve bir mazeret belirtilmiş. Bu yüzden bu bir reddetme cümlesidir. Kitapta zaten ‘✗’ ile işaretlenmiş.
- “Yes, I would.” (Evet, isterim.)
Çözüm: Bu cevap doğrudan ve olumlu bir yanıttır. Bu bir kabul etme cümlesidir. Kitapta zaten ‘✓’ ile işaretlenmiş.
- “A birthday party? That sounds fun.” (Doğum günü partisi mi? Kulağa eğlenceli geliyor.)
Çözüm: “Kulağa eğlenceli geliyor” ifadesi olumlu bir yaklaşımdır ve daveti kabul ettiğini gösterir. Bu bir kabul etme cümlesidir.
- “Of course. Where’s it?” (Elbette. Nerede?)
Çözüm: “Of course” yani “elbette” kelimesi daveti net bir şekilde kabul ettiğini gösterir. Partinin yerini sorması da geleceğini belli eder. Bu bir kabul etme cümlesidir.
- “Yeah, sure. Thanks for inviting me.” (Evet, tabii ki. Davet ettiğin için teşekkürler.)
Çözüm: “Sure” (tabii ki) kelimesi ve teşekkür etmesi, daveti memnuniyetle kabul ettiğini gösterir. Bu bir kabul etme cümlesidir.
- “Yes, I’d love to. What time is it?” (Evet, çok isterim. Saat kaçta?)
Çözüm: “I’d love to” (çok isterim) ifadesi güçlü bir kabul belirtisidir. Saati sorması da partiye katılacağını gösterir. Bu bir kabul etme cümlesidir.
2. Davet: How about a slumber party on Sunday? (Pazar günü pijama partisine ne dersin?)
- “Sorry, but I’m too busy on Sunday.” (Üzgünüm ama Pazar günü çok meşgulüm.)
Çözüm: “Sorry” (üzgünüm) ile başlayıp meşgul olduğunu söylemesi, daveti reddettiğini gösterir. Bu bir reddetme cümlesidir.
- “I’d love to, but I must finish my homework on the weekend.” (Çok isterim ama hafta sonu ödevimi bitirmeliyim.)
Çözüm: Cümle “Çok isterim” diye başlasa da, “but” (ama) bağlacından sonra bir mazeret sunuluyor. Bu yüzden bu bir reddetme cümlesidir.
- “Sure, it sounds awesome. Who else will be at the party?” (Elbette, kulağa harika geliyor. Partide başka kimler olacak?)
Çözüm: “Sure” (elbette) ve “sounds awesome” (kulağa harika geliyor) ifadeleri daveti kabul ettiğini net bir şekilde gösterir. Partide kimlerin olacağını sorması da ilgisini ve katılma niyetini pekiştirir. Bu bir kabul etme cümlesidir.
Alıştırma 2: Arkadaşlarını bir etkinliğe davet et ve onların yanıtlarını al. Bölüm 1’deki ifadeleri kullanabilirsin.
Açıklama: Bu bir konuşma alıştırmasıdır. Sizden, birinci alıştırmadaki gibi davet cümleleri kurarak (örneğin, “Would you like to go to the cinema with me?”) arkadaşlarınızla diyaloglar oluşturmanız isteniyor. Arkadaşlarınız da yine birinci alıştırmadaki gibi kabul veya ret cümleleri (örneğin, “Yeah, sure!” veya “I’m sorry, but I can’t.”) ile size cevap verebilir. Bu alıştırmayı sınıfta arkadaşlarınızla pratik yaparak en iyi şekilde öğrenebilirsiniz.
Alıştırma 3: Dinleyin ve boşlukları doldurun. (Listen and complete the blanks.)
Açıklama: Bu bir dinleme alıştırmasıdır. Cevapları bulmak için 1.4 numaralı ses kaydını dinlemeniz gerekiyor. Ancak endişelenmeyin, ses kaydı olmadan da diyalogun gidişatından boşluklara hangi kelimelerin gelebileceğini tahmin edebiliriz. Bu, dinleme yaparken neye odaklanmanız gerektiğini anlamanıza yardımcı olacaktır. Şimdi boşlukları birlikte dolduralım.
Adım 1: Diyalogu ve Boşlukları İnceleyelim
Jessy: Listen, Kim. Are you busy …………………. (1)?
Kim: No, not at all. Why?
Jessy: I have two tickets for a …………………. (2) tonight. Would you like to go with me?
Kim: I’d love to, but whose concert is it?
Jessy: It’s a local music band, but they are very good.
Kim: It sounds …………………. (3) Where’s it?
Jessy: It’s at the cultural …………………. (4) on Main Street. You know the place, right?
Kim: I’m sorry, but I don’t know.
Jessy: Don’t worry. We can go together. Shall we meet at …………………. (5) o’clock at the tram station?
Kim: OK, see you at 7 o’clock at the tram station.
Adım 2: Boşlukları Dolduralım
- (1) numaralı boşluk: Jessy, Kim’e meşgul olup olmadığını soruyor. Cümlenin devamında Jessy “bu gece” (tonight) için bir teklifte bulunuyor. Dolayısıyla buraya gelmesi en mantıklı kelime “tonight” (bu gece) kelimesidir.
Jessy: Listen, Kim. Are you busy tonight?
- (2) numaralı boşluk: Jessy’nin elinde bir şey için iki bileti var. Kim’in bir sonraki cevabında “whose concert is it?” (kimin konseri?) diye sorduğunu görüyoruz. Bu bize ipucunu veriyor! Boşluğa gelmesi gereken kelime “concert” (konser) kelimesidir.
Jessy: I have two tickets for a concert tonight.
- (3) numaralı boşluk: Kim, konserin nerede olduğunu soruyor. Bu sorudan önce genellikle olumlu bir ifade kullanılır. “Kulağa … geliyor.” anlamına gelen bu cümleye “great” (harika), “fun” (eğlenceli) veya “awesome” (müthiş) gibi bir kelime gelmelidir. Dinleme metninde büyük ihtimalle “great” kelimesi geçiyordur.
Kim: It sounds great. Where’s it?
- (4) numaralı boşluk: Jessy, yerin “Main Street” üzerinde bir “kültürel …” olduğunu söylüyor. İngilizcede “cultural” kelimesi genellikle “centre” (merkez) kelimesiyle birlikte kullanılır. Yani burası “Kültür Merkezi”dir.
Jessy: It’s at the cultural centre on Main Street.
- (5) numaralı boşluk: Jessy, buluşma saati teklif ediyor. Kim’in son cevabı ise kilit nokta: “OK, see you at 7 o’clock…” (Tamam, saat 7’de görüşürüz…). Demek ki Jessy saat 7’de buluşmayı teklif etmiş. Boşluğa gelmesi gereken kelime “seven” (yedi) kelimesidir.
Jessy: Shall we meet at seven o’clock at the tram station?
Umarım bu açıklamalar sizin için faydalı olmuştur. Unutmayın, İngilizce pratik yaparak gelişir. Bol bol tekrar yapmayı ve arkadaşlarınızla İngilizce konuşmayı ihmal etmeyin. Başarılar dilerim!