8. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Tutku Yayınları Sayfa 70
Merhaba sevgili öğrencilerim! Ben İngilizce öğretmeniniz.
Bugün 6. Ünite olan “ADVENTURES” konusundaki alıştırmaları birlikte adım adım çözeceğiz. Bu metin ve sorular, macera dolu sporlar hakkında ne kadar bilgi sahibi olduğumuzu ve okuduğumuzu ne kadar iyi anladığımızı ölçecek. Hazırsanız, haydi başlayalım!
1. What does “Adrenalin Seeker” mean? Look it up in a dictionary and tell what it means.
Bu soruda bizden “Adrenalin Seeker” ifadesinin ne anlama geldiğini bulmamız isteniyor. Haydi bu ifadeyi parçalara ayıralım ve anlamını keşfedelim.
Adım 1: Kelimeleri tek tek inceleyelim. “Adrenalin”, heyecanlandığımızda, korktuğumuzda veya stresli olduğumuzda vücudumuzun salgıladığı bir hormondur. Bize enerji verir. “Seeker” ise İngilizcede “arayan kişi, arayıcı” demektir.
Adım 2: Bu iki kelimeyi birleştirdiğimizde, “Adrenalin Seeker” ifadesi, “adrenalin arayan kişi” anlamına gelir. Yani, sürekli heyecan, macera ve tehlike içeren aktiviteler yaparak adrenalin salgılamayı seven, bundan zevk alan insanlara bu isim verilir. Kısacası onlara macera tutkunu veya heyecan avcısı diyebiliriz.
2. Scan the text below and write the names of the sports under the photos.
Bu soruda metni hızlıca tarayarak fotoğraflardaki sporların isimlerini bulmamız gerekiyor. Metinde iki farklı kişi, iki farklı spordan bahsediyor.
Adım 1: İlk fotoğrafa bakalım. Yüksek bir yerden (muhtemelen bir bina veya kuleden) atlayan insanlar görüyoruz. Metinde Mrs. Miller, “In base jumping, we jump off a building, antenna, bridge or cliff.” diyor. Yani “Base jumping sporunda bir binadan, antenden, köprüden veya uçurumdan atlarız.” Bu tanım, ilk fotoğrafla birebir uyuşuyor.
Sonuç: Birinci fotoğrafın altındaki boşluğa Base Jumping yazmalıyız.
Adım 2: İkinci fotoğrafta ise yüksek iki nokta arasına gerilmiş bir ipin üzerinde yürüyen birini görüyoruz. Metinde Mr. Clinton, “Highlining is a dangerous sport.” diyor ve “When I move on the rope, I feel like I walk in the space.” (İpin üzerinde hareket ettiğimde, boşlukta yürüyormuş gibi hissediyorum) diye ekliyor. Bu tanım da ikinci fotoğrafı mükemmel bir şekilde açıklıyor.
Sonuç: İkinci fotoğrafın altındaki boşluğa Highlining yazmalıyız.
3. Read the text and answer the questions.
Şimdi metni dikkatlice okuyup aşağıdaki soruları cevaplayalım. Unutmayın, cevapların hepsi metnin içinde saklı!
1. How does Mr. Clinton feel when he moves on the rope? (Mr. Clinton ipin üzerinde hareket ederken nasıl hisseder?)
Adım 1: Cevabı bulmak için metinde Mr. Clinton’ın konuşmasına odaklanalım.
Adım 2: Mr. Clinton şöyle diyor:
“When I move on the rope, I feel like I walk in the space. That’s a fascinating feeling.”
Yani “İpin üzerinde hareket ettiğimde, boşlukta yürüyormuş gibi hissediyorum. Bu büyüleyici bir duygu.” diyor.
Sonuç: He feels like he walks in the space. (Boşlukta yürüyormuş gibi hisseder.)
2. What’s the biggest danger in highlining? (Highlining sporundaki en büyük tehlike nedir?)
Adım 1: Yine Mr. Clinton’ın konuşmasında “danger” (tehlike) kelimesini arayalım.
Adım 2: Cümleyi bulduk:
“The biggest danger is the wind. When the wind blows, you may fall and even die.”
Yani “En büyük tehlike rüzgârdır. Rüzgâr estiğinde düşebilir ve hatta ölebilirsin.” diyor.
Sonuç: The biggest danger is the wind. (En büyük tehlike rüzgârdır.)
3. What places do base jumpers jump off? (Base jumping yapanlar nerelerden atlarlar?)
Adım 1: Bu sorunun cevabı için Mrs. Miller’ın base jumping hakkındaki açıklamalarına bakmalıyız.
Adım 2: Mrs. Miller’ın şu cümlesini buluyoruz:
“…we jump off a building, antenna, bridge or cliff.”
Sonuç: They jump off a building, antenna, bridge or cliff. (Onlar bir binadan, antenden, köprüden veya uçurumdan atlarlar.)
4. What qualifications should a person have to start base jumping? (Base jumping sporuna başlamak için bir kişinin ne gibi niteliklere sahip olması gerekir?)
Adım 1: “Qualifications” (nitelikler, yeterlilikler) kelimesinin geçtiği veya bu anlama gelen bir cümlenin olduğu yeri Mrs. Miller’ın konuşmasında arayalım.
Adım 2: Metinde şu ifade geçiyor:
“A person should have hundreds of hours of practice in parachuting and skydiving to start this sport.”
Yani “Bu spora başlamak için bir kişinin paraşütle atlama ve serbest dalış (skydiving) alanlarında yüzlerce saatlik pratiği olmalıdır.”
Sonuç: A person should have hundreds of hours of practice in parachuting and skydiving.
5. What’s the rate of death in base jumping? (Base jumping sporunda ölüm oranı nedir?)
Adım 1: Mrs. Miller’ın konuşmasının sonlarına doğru “death” (ölüm) kelimesini veya sayılarla ifade edilen bir oranı arayalım.
Adım 2: Cümle aynen şöyle:
“There is one death in every 2,317 jumps…”
Sonuç: The rate of death is one in every 2,317 jumps. (Ölüm oranı her 2,317 atlayışta birdir.)
4. What do you think of the sports above? Which one would you like to try? Why or Why not?
Bu son soru tamamen sizin kişisel düşüncelerinizi soruyor. Yani doğru ya da yanlış bir cevabı yok. Burada sizden beklenen, bu sporlar hakkındaki fikrinizi belirtmeniz, hangisini denemek isteyip istemediğinizi ve nedenini açıklamanız.
İşte size örnek olabilecek birkaç cevap kalıbı:
- Eğer denemek isterseniz: “I think these sports are very exciting and thrilling. I would like to try base jumping because I want to feel like a bird and see the world from above.” (Bence bu sporlar çok heyecan verici ve nefes kesici. Base jumping’i denemek isterdim çünkü bir kuş gibi hissetmek ve dünyayı yukarıdan görmek istiyorum.)
- Eğer denemek istemezseniz: “In my opinion, these sports are too dangerous. I wouldn’t like to try highlining because I am afraid of heights and I think it is too risky.” (Bana göre bu sporlar çok tehlikeli. Highlining’i denemek istemezdim çünkü yükseklik korkum var ve bence çok riskli.)
Siz de bu örneklerden yola çıkarak kendi düşüncelerinizi yazabilirsiniz. Unutmayın, önemli olan kendi fikrinizi İngilizce olarak ifade etmeye çalışmanız!
Umarım açıklamalarım faydalı olmuştur. Aklınıza takılan bir yer olursa çekinmeden sorun. Harika iş çıkardınız!