8. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Tutku Yayınları Sayfa 114
Harika bir etkinlik! Merhaba sevgili öğrencim, ben 8. Sınıf İngilizce Öğretmenin. Şimdi sana gönderdiğin görseldeki alıştırmaları adım adım, kolayca anlayacağın bir dille çözeceğim. Hazırsan başlayalım!
Bu etkinlikte bir restoranda geçen iki farklı diyaloğu tamamlayacağız. İlkinde bize verilen cümleleri kullanacağız, ikincisinde ise kendi cümlelerimizi kuracağız.
A) Read the conversation and complete the blanks with the sentences below.
(Konuşmayı okuyun ve aşağıdaki cümlelerle boşlukları tamamlayın.)
Bu alıştırmada, bir restoranda garson (Waitress) ile müşteri (Woman) arasında geçen konuşmayı, yukarıda bize verilen dört cümleyle mantıklı bir şekilde tamamlamamız gerekiyor. Hadi konuşmanın akışını takip edelim!
(1) numaralı boşluğun çözümü:
Adım 1: Konuşma garsonun müşteriye yaklaşmasıyla başlıyor. Garsonun ilk söyleyeceği şey sipariş alıp alamayacağını sormak olmalı.
Adım 2: Verilen cümlelere baktığımızda “Hello! May I take your order?” (Merhaba! Siparişinizi alabilir miyim?) cümlesi başlangıç için en uygun olanı. Zaten kitapta bu boşluk örnek olarak doldurulmuş.
Waitress: Hello! May I take your order?
(2) numaralı boşluğun çözümü:
Adım 1: Müşteri, “Yes, please. I’d like a hamburger, please.” diyerek ana yemeğini, yani hamburgeri sipariş ediyor.
Adım 2: Bir restoranda ana yemek siparişinden sonra garson genellikle ne sorar? Tabii ki içecek! Verilen cümlelere bakalım. “Would you like anything to drink?” (İçecek bir şey alır mısınız?) cümlesi buraya tam olarak uyuyor.
Waitress: Would you like anything to drink?
(3) numaralı boşluğun çözümü:
Adım 1: Müşteri, “Well, can I take soda, please?” diyerek içeceğini, yani gazozu söylüyor.
Adım 2: Ana yemek ve içecek tamam. Şimdi sırada ne olabilir? Genellikle tatlı teklif edilir. Cümlelerimize baktığımızda “Sure. Would you like to have a dessert?” (Elbette. Tatlı almak ister misiniz?) ifadesi çok mantıklı. “Sure” kelimesi, müşterinin gazoz isteğine olumlu bir yanıt olduğunu da gösteriyor.
Waitress: Sure. Would you like to have a dessert?
(4) numaralı boşluğun çözümü:
Adım 1: Müşteri, “Yes. I’d like a piece of chocolate cake.” diyerek tatlısını da sipariş ediyor.
Adım 2: Artık müşterinin tüm siparişleri alındı. Garsonun son olarak “Başka bir isteğiniz var mı?” diye sorması gerekir. Geriye kalan tek cümlemiz olan “Alright! Anything else?” (Pekala! Başka bir şey var mı?) bu boşluk için mükemmel bir kapanış sorusu.
Waitress: Alright! Anything else?
Müşteri de “That’s all for the moment. Thank you.” (Şimdilik hepsi bu kadar. Teşekkürler.) diyerek siparişini bitiriyor.
B) Imagine that you are at a restaurant and you are ordering something. Read the conversation below and complete it with your own sentences.
(Bir restoranda olduğunuzu ve bir şeyler sipariş ettiğinizi hayal edin. Aşağıdaki konuşmayı okuyun ve kendi cümlelerinizle tamamlayın.)
Harika! Bu bölümde sıra sende. Kendini bir müşteri olarak hayal et ve garsonun sorularına mantıklı cevaplar ver. Unutma, burada tek bir doğru cevap yok. Ben sana örnek olması için bazı cevaplar yazacağım. Sen istersen farklı yemekler veya içecekler de söyleyebilirsin.
(1) numaralı boşluğun çözümü:
Adım 1: Garson bize soruyor: “What would you like to eat?” (Ne yemek istersiniz?)
Adım 2: Bu soruya sevdiğimiz bir yemeğin adını söyleyerek cevap verebiliriz. Örneğin, bir makarna sipariş edelim.
You: I’d like to have pasta with tomato sauce, please. (Domates soslu makarna almak istiyorum, lütfen.)
(2) numaralı boşluğun çözümü:
Adım 1: Garson yemeğimizi not aldı ve şimdi soruyor: “OK! Would you like anything to drink?” (Tamam! İçecek bir şey alır mısınız?)
Adım 2: Şimdi de içecek siparişi verme zamanı. Mesela bir limonata isteyebiliriz.
You: Yes, I’ll have a glass of lemonade. (Evet, bir bardak limonata alayım.)
(3) numaralı boşluğun çözümü:
Adım 1: Garson son olarak tatlı isteyip istemediğimizi soruyor: “Would you like to have a dessert?” (Tatlı almak ister misiniz?)
Adım 2: Bu soruya iki şekilde cevap verebiliriz. Ya tatlı isteriz ya da istemeyiz. İki duruma da birer örnek verelim:
- Eğer tatlı istiyorsak: Yes, please. Can I get the brownie? (Evet, lütfen. Brownie alabilir miyim?)
- Eğer tatlı istemiyorsak (doyduysak): No, thank you. I’m full. (Hayır, teşekkürler. Doydum.)
İki cevap da bu diyalog için tamamen doğrudur. Hangisini istersen kullanabilirsin!
Umarım açıklamalarım anlaşılır olmuştur. Bu tür diyalogları pratik yapmak, İngilizce konuşma becerini geliştirmek için çok faydalıdır. Başarılar dilerim!