8. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Tutku Yayınları Sayfa 80
Harika bir çalışma! Hemen bir 8. Sınıf İngilizce öğretmeni olarak bu sayfadaki etkinlikleri senin için analiz edip adım adım açıklayayım.
Merhaba sevgili öğrencim, elimizdeki sayfa 7. Ünite olan “Tourism” yani Turizm ünitesinin 6. dersine ait. Bu derste hem geçmişteki tecrübelerimizden bahsetmeyi öğreneceğiz hem de bir seyahatin detaylarını nasıl anlatacağımızı tekrar edeceğiz. Haydi başlayalım!
1 Numaralı Etkinlik: HAVE YOU EVER … (Hiç … yaptın mı?)
Bu bölümde senden, aşağıda listelenen şeyleri hayatında daha önce yapıp yapmadığını düşünmen ve eğer yaptıysan yanındaki kutucuğu işaretlemen (✓) isteniyor. Bu soruların hepsi İngilizcede Present Perfect Tense dediğimiz zamanla sorulmuş. Yani “Hayatında hiç böyle bir tecrüben oldu mu?” diye soruyor, ne zaman yaptığını sormuyor. Gel şimdi soruların anlamlarına bakalım:
- flown on a plane? – Hiç uçağa bindin mi?
- seen a historic place? – Hiç tarihi bir yer gördün mü?
- bought an interesting gift? – Hiç ilginç bir hediye aldın mı?
- done an extreme sport on holiday? – Tatilde hiç ekstrem (macera dolu) bir spor yaptın mı?
- ridden a horse or a donkey? – Hiç ata ya da eşeğe bindin mi?
- eaten a foreign food? – Hiç yabancı bir yemek yedin mi?
- been abroad? – Hiç yurt dışına çıktın mı / yurt dışında bulundun mu?
- guided visitors in your city? – Kendi şehrindeki ziyaretçilere rehberlik ettin mi?
- visited a museum? – Hiç müze ziyaret ettin mi?
- joined a group tour? – Hiç bir grup turuna katıldın mı?
- attended a festival? – Hiç bir festivale katıldın mı?
- gone sightseeing? – Hiç turistik yerleri gezmeye çıktın mı?
- gotten lost in a foreign place? – Hiç yabancı bir yerde kayboldun mu?
- had a bad holiday experience? – Hiç kötü bir tatil deneyimi yaşadın mı?
- stayed in an expensive hotel? – Hiç pahalı bir otelde kaldın mı?
Çözüm:
Bu etkinlik kişisel bir anket olduğu için tek bir doğru cevabı yok. Senin kendi tecrübelerine göre dürüstçe cevap vermen gerekiyor. Örneğin, daha önce uçağa bindiysen “flown on a plane?” sorusunun yanındaki kutucuğa bir tik (✓) atmalısın. Ama hiç ata binmediysen “ridden a horse or a donkey?” sorusunun yanındaki kutucuğu boş bırakmalısın. Kendi cevaplarını vererek bu bölümü tamamlayabilirsin!
2 Numaralı Etkinlik: Group Work (Grup Çalışması)
Bu bölümde ise senden dört kişilik gruplar oluşturup tatil tecrübeleriniz hakkında konuşmanız isteniyor. Aşağıda verilen diyalog, bu konuşmayı nasıl yapabileceğinize dair harika bir örnek. Şimdi bu diyaloğu inceleyelim ve ne anlama geldiğini, hangi zamanların kullanıldığını anlayalım.
Kutay: Have you ever been abroad?
(Hiç yurt dışında bulundun mu?)Naz: Yes, I have. I have been to England.
(Evet, bulundum. İngiltere’de bulundum.)Erdem: Really? When did you go there?
(Gerçekten mi? Oraya ne zaman gittin?)Naz: I went there two years ago.
(Oraya iki yıl önce gittim.)Aybars: Why did you go there?
(Oraya neden gittin?)Naz: I went there for a language school.
(Oraya bir dil okulu için gittim.)Kutay: I see. Who did you go with?
(Anlıyorum. Kiminle gittin?)Naz: I went alone.
(Yalnız gittim.)Cansu: How long did you stay there?
(Orada ne kadar kaldın?)Naz: I stayed there for about two months.
(Orada yaklaşık iki ay kaldım.)Kutay: Where did you stay?
(Nerede kaldın?)Naz: I stayed in a dormitory.
(Bir yurtta kaldım.)Aybars: What did you do while you were there?
(Oradayken neler yaptın?)Naz: Well, I experienced a lot of interesting things. I attended my English classes, saw almost all the tourist destinations in London, learned about the British culture, visited the museums and made many friends.
(Şey, birçok ilginç şey deneyimledim. İngilizce derslerime katıldım, Londra’daki neredeyse tüm turistik yerleri gördüm, İngiliz kültürü hakkında bilgi edindim, müzeleri ziyaret ettim ve birçok arkadaş edindim.)Cansu: What didn’t you like about London?
(Londra hakkında neyi sevmedin?)Naz: Well, it rained all the time and it was too expensive.
(Şey, sürekli yağmur yağıyordu ve çok pahalıydı.)
Çözüm ve Açıklama:
Bu diyalog, İngilizcede iki önemli zamanın nasıl kullanıldığını bize çok güzel gösteriyor. Hadi adım adım inceleyelim:
Adım 1: Konuşmayı Başlatmak (Present Perfect Tense)
Kutay, konuşmayı “Have you ever been abroad?” diye başlatıyor. Dikkat ettin mi? Tıpkı 1. etkinlikteki gibi, bir tecrübeyi soruyor. Ne zaman olduğunu sormuyor, sadece “hayatında böyle bir şey oldu mu?” diye merak ediyor. Naz da “Yes, I have.” diyerek bu tecrübeyi yaşadığını söylüyor.
Adım 2: Detaylara Girmek (Simple Past Tense)
Naz’ın yurt dışına çıktığını öğrendikten sonra, arkadaşları artık o seyahatin detaylarını merak ediyor. İşte bu noktada sorular değişiyor! Artık “Have you ever…?” kullanmıyorlar. Çünkü tecrübenin yaşandığını biliyorlar. Şimdi o olayın ne zaman, nerede, nasıl olduğunu soracaklar. Bunun için de Simple Past Tense (Di’li Geçmiş Zaman) kullanıyorlar.
- “When did you go?” (Ne zaman gittin?)
- “Why did you go?” (Neden gittin?)
- “What did you do?” (Ne yaptın?)
Naz da bu sorulara cevap verirken hep Simple Past Tense kullanıyor:
- “I went…” (Gittim…)
- “I stayed…” (Kaldım…)
- “I attended… saw… learned…” (Katıldım… gördüm… öğrendim…)
Özetle:
Bu dersteki en önemli kural şu sevgili öğrencim: Birine bir tecrübeyi ilk defa soruyorsan (Hiç … yaptın mı?) Present Perfect Tense (Have you ever…?) kullanırsın. Eğer cevabı “Evet” ise ve o olayın detaylarını (ne zaman, nerede, kiminle) merak ediyorsan, o zaman Simple Past Tense (Did you…? / What did you…?) kullanırsın.
Sen de arkadaşlarınla bu diyaloğu örnek alarak kendi tatil anılarınızı anlatabilirsin. Unutma, önce “Have you ever…?” ile başla, sonra “Did you…?” ile devam et!