4. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı Cevapları Sözcü Yayınları Sayfa 132
Harika bir soru! Merhaba sevgili öğrencim, ben Fen Bilimleri öğretmenin. Şimdi birlikte gönderdiğin görseldeki metni ve görselleri inceleyerek, ışık kirliliği konusunu daha iyi anlayalım. Metinde geçen önemli noktaları sana adım adım açıklayacağım.
Soru 1: Metne göre ışık kirliliği göçmen kuşları ve deniz kaplumbağalarını nasıl etkilemektedir?
Harika bir başlangıç sorusu! Metinde bu konudan çok güzel bahsedilmiş. Gelin birlikte canlıların bu durumdan nasıl etkilendiğini adım adım inceleyelim.
Adım 1: Göçmen Kuşlar Üzerindeki Etkisi
Biliyorsun ki bazı kuşlar, mevsimler değiştiğinde sıcak yerlere göç ederler. Bu yolculuklarında yönlerini bulmak için genellikle Ay ve yıldızların ışığını kullanırlar. Ancak şehirlerdeki yüksek binalardan ve kulelerden yayılan aşırı parlak ışıklar, onların kafasını karıştırır. Doğal ışık yerine bu yapay ışıklara yönelirler ve maalesef yollarını kaybedip bu binalara çarparak hayatlarını kaybedebilirler.
Adım 2: Deniz Kaplumbağaları Üzerindeki Etkisi
Minik deniz kaplumbağaları yumurtadan çıktıklarında içgüdüsel olarak denize ulaşmaya çalışırlar. Geceleri denizin üzerindeki Ay ışığının yansıması, onlar için en parlak yerdir ve o yöne doğru ilerlerler. Fakat sahile yakın yerlerdeki otellerin, evlerin ve sokak lambalarının yanlış aydınlatması, denizden daha parlak bir ortam yaratır. Bu yüzden yavru kaplumbağalar denize gideceklerine, tam tersi yöne, yani karaya doğru ilerlerler. Yönlerini şaşırdıkları için denize ulaşamazlar ve ne yazık ki hayatta kalamazlar.
Soru 2: Işık kirliliğinin olumsuz sonuçlarını önlemek için neler yapılabilir?
Bu çok önemli bir soru! Çünkü bu sorunun cevabı, hem doğayı korumamıza hem de enerjiyi boşa harcamamamıza yardımcı olacak. Metinde bize harika ipuçları verilmiş.
-
Adım 1: Işığı Doğru Yere Yönlendirmek
En önemli adımlardan biri budur. Sokak lambaları veya bahçe aydınlatmaları gökyüzünü değil, aydınlatması gereken yeri, yani aşağıyı, yolu veya bahçeyi aydınlatmalıdır. Görsel 5.20 ve 5.21’de ışığın her yöne yayıldığı, göz aldığı ve gökyüzünü de aydınlattığı yanlış örnekleri görüyoruz. Doğru olan, ışığın sadece ihtiyaç duyulan bölgeye yönlendirilmesidir. -
Adım 2: Zaman Ayarlı Aydınlatmalar Kullanmak
Gereksiz yere yanan ışıklar en büyük israflardan biridir. Bu yüzden, özellikle gece geç saatlerde kimsenin olmadığı park, bahçe veya iş yerlerinde, ışıkların otomatik olarak kapanmasını sağlayan zaman ayarlı sistemler kullanılabilir. -
Adım 3: Harekete Duyarlı Sensörler Kullanmak
Apartman girişlerinde veya bahçelerde kullanılan, sadece birisi yaklaştığında yanan lambaları düşün. Bu lambalar, harekete duyarlı sensörler sayesinde çalışır. Bu teknoloji sayesinde ışık sadece ihtiyaç anında yanar ve sonra kendi kendine söner. Bu da ışık kirliliğini ve enerji israfını önlemenin harika bir yoludur. -
Adım 4: Doğru Miktarda Işık Kullanmak
Bazen bir yeri aydınlatmak için gerekenden çok daha fazla ışık kullanılır. Bu da hem gözlerimizi yorar hem de ışık kirliliğine neden olur. Oysa ki amacına uygun, yeterli miktarda ışık kullanmak en doğrusudur. Tıpkı Görsel 5.19’daki gibi sade ve yeterli bir aydınlatma gibi.
Unutmayalım ki ışık bizim için çok önemli ve gereklidir. Ancak onu doğru yerde, doğru zamanda ve doğru miktarda kullanarak hem kendi hayatımızı kolaylaştırabilir hem de diğer canlıların yaşamına saygı gösterebiliriz.