4. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı Cevapları Sözcü Yayınları Sayfa 125
Merhaba sevgili öğrencim,
Harika bir konuyla karşı karşıyayız: “Uygun Aydınlatma”. Göz sağlığımız için ne kadar önemli olduğunu biliyor musun? Gel, şimdi kitaptaki metni ve soruları birlikte inceleyelim ve bu konuyu daha iyi anlayalım. Tıpkı bir dedektif gibi ipuçlarını metnin içinde arayacağız!
Hazırlanalım bölümündeki sorularla başlayalım.
Soru 1: Uzun süre televizyon izlemek ya da bilgisayar kullanmak göz sağlığımızı nasıl etkiler?
Bu sorunun cevabını aslında okuduğumuz “Arda’dan Mektup Var!” metninde Arda’nın yaşadıklarıyla çok güzel anlıyoruz. Gel adım adım inceleyelim:
Adım 1: Tıpkı kollarımızdaki, bacaklarımızdaki kaslar gibi gözlerimizin içinde de küçük kaslar vardır. Biz bir ekrana, mesela bilgisayar veya televizyon ekranına, odaklandığımızda bu kaslar sürekli çalışır. Çok uzun süre ara vermeden çalışınca ne olur? Tıpkı çok koştuktan sonra bacaklarımızın yorulması gibi, göz kaslarımız da yorulur. Bu da gözlerimizde ağrıya ve yorgunluğa sebep olur.
Adım 2: Fark ettin mi bilmiyorum ama bir ekrana dikkatle bakarken normalden daha az göz kırparız. Göz kırpmak, gözlerimizin nemli kalmasını sağlayan doğal bir harekettir. Az göz kırpınca gözlerimiz kurur. Göz kuruluğu da yanma, batma ve kızarıklık gibi sorunlara yol açabilir.
Adım 3: Metindeki arkadaşımız Arda da uzun süre bilgisayar kullandığı için gözlerinin ağrıdığını ve görme konusunda sıkıntı yaşadığını söylüyordu. Gittiği doktor amca da bu durumun sebebinin uzun süre ekrana bakmak olduğunu açıklamıştı. Yani, uzun süre ekrana bakmak gözlerimizi hem yorar hem de kurutarak onlara zarar verir.
Soru 2: Karanlık bir ortamda televizyon izlediğimizde gözlerimiz neden daha çok yorulur?
Bu da çok önemli bir soru ve cevabı ışığın gözümüzle olan ilişkisinde saklı. Hadi bunu da adımlarla açıklayalım:
Adım 1: Gözümüzün ortasında “göz bebeği” adını verdiğimiz siyah bir bölüm vardır. Bu göz bebeği, ortama giren ışık miktarına göre büyüyüp küçülür. Çok aydınlık bir yere çıktığımızda göz bebeğimiz küçülür ki içeri çok fazla ışık girip gözümüze zarar vermesin. Karanlık bir ortama girdiğimizde ise etrafı daha iyi görebilmek için göz bebeğimiz büyür ve içeri daha fazla ışık almaya çalışır.
Adım 2: Şimdi hayal edelim: Oda tamamen karanlık ama karşımızda çok parlak bir televizyon ekranı var. Bu durumda gözümüz bir ikilemde kalır. Karanlık oda yüzünden göz bebeğimiz büyümek ister, ama parlak ekran yüzünden de küçülmek ister. Göz kaslarımız bu “büyü-küçül” komutları arasında sürekli ve hızlı bir şekilde çalışmak zorunda kalır.
Adım 3: Bu sürekli ve zorlu çalışma, göz kaslarımızı normalden çok daha fazla yorar. Bu yüzden karanlıkta televizyon izlemek veya telefonla oynamak, gözlerimizin daha çabuk ağrımasına ve yorulmasına neden olur. Arda’nın doktorunun da ailesine odaların doğru aydınlatılmasının önemini vurgulamasının sebebi budur. Ortam ile baktığımız ekran arasında çok büyük bir ışık farkı olmamalıdır.
Umarım bu açıklamalar konuyu daha iyi anlamana yardımcı olmuştur. Unutma, gözlerimiz dünyayı gördüğümüz pencerelerimizdir. Onları doğru aydınlatma ve doğru alışkanlıklarla korumak bizim görevimiz! Tıpkı Arda’nın yaptığı gibi biz de doktorların ve büyüklerimizin tavsiyelerine her zaman uymalıyız.