Harika bir etkinlik, sevgili öğrencilerim! Gelin hep birlikte bu “Şişenin İçinden Çıkan Ne?” deneyini ve sorularını adım adım inceleyelim. Bu deney, gözümüzle göremediğimiz ama her an etrafımızda olan havanın varlığını bize çok güzel bir şekilde kanıtlıyor.
1. Etkinliğin birinci basamağında şişeye su doldu mu? Nedenleriyle açıklayınız.
Çözüm:
Adım 1: Deneyin ilk adımında, içi “boş” sandığımız şişeyi ağzı aşağıda olacak şekilde suya batırdığımızda, şişenin içine suyun dolmadığını gözlemleriz. Belki çok az bir miktar su girmiş olabilir ama şişe kesinlikle tamamen dolmaz.
Adım 2: Peki neden dolmadı? Çünkü o şişe aslında hiç de boş değildi! İçinde bizim göremediğimiz hava vardı. Hava, tıpkı bir kalem ya da silgi gibi yer kaplayan bir maddedir. Şişenin içindeki hava, dışarı çıkacak bir yer bulamadığı için suyun içeri girmesine engel olmuştur. Tıpkı dolu bir odaya başka birini sokmaya çalışmak gibi, içerideki hava “ben buradayım!” diyerek suya yer vermemiştir.
2. Etkinliğin ikinci basamağında şişeye su doldu mu? Nedenleriyle açıklayınız.
Çözüm:
Adım 1: Deneyin ikinci adımında şişeyi suyun içinde yavaşça yana doğru eğdiğimizde, şişenin içine suyun dolduğunu görürüz.
Adım 2: Bunun sebebi ise çok basit. Şişeyi eğdiğimizde, içinde sıkışıp kalan havaya bir kaçış yolu açmış oluruz. Şişenin ağzından dışarı çıkan kabarcıklar halinde havayı görürüz. İçerideki hava dışarı çıktıkça, onun boşalttığı yere hemen su dolar. Yani, hava ve su yer değiştirmiş olur.
3. Şişenin içinden çıkan kabarcıkların sebebi sizce ne olabilir?
Çözüm:
Adım 1: Şişeyi yana eğdiğimizde sudan “fokur fokur” diye ses çıkararak yükselen o minik baloncuklar, yani kabarcıklar, aslında şişenin içinde hapsolmuş olan havanın ta kendisidir!
Adım 2: Hava, sudan daha hafif olduğu için suyun içinden yukarı doğru çıkmak ister. Biz şişeyi eğerek ona yol açınca, o da bu yolu kullanarak sudan dışarı çıkar. Biz de bu kaçan havayı suyun içinde kabarcıklar şeklinde görürüz. Bu kabarcıklar, havanın varlığının en güzel kanıtıdır.
Ne kadar ilginç, değil mi? Gözümüzle göremediğimiz havanın bile bir yer kapladığını ve bir ağırlığı olduğunu bu basit deneyle anlamış olduk. Aferin size çocuklar!