7. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Yıldırım Yayınları Sayfa 41
Merhaba sevgili öğrencilerim! Sosyal Bilgiler dersimizin bu bölümünde, karşımıza çıkan soruları birlikte adım adım inceleyip çözeceğiz. Unutmayın, her soru bir öğrenme fırsatıdır ve birlikte çalıştığımızda çok daha kolay anlayacağız. Hadi başlayalım!
Ç. Aşağıda verilen çoktan seçmeli soruları cevaplayınız.
1. Merve, arkadaşlarıyla iletişim kurmakta zorlanır. Kendini rahat ifade edemez. Çekingen biridir. Zeynep ise arkadaşlarıyla yakın ilişkiler kuran ve arkadaşları tarafından sevilen biridir. Ancak Merve’nin soğuk biri olduğunu düşünmekte ve ondan uzak durmaktadır.
Aşağıdakilerden hangisi Merve ve Zeynep arasındaki iletişim kopukluğunu gidermede daha etkili olabilir?
- A) Zeynep’in Merve’yi anlamaya çalışması
- B) Zeynep’in Merve’yi görmezden gelmesi
- C) Zeynep’in Merve’nin davranışını eleştirmesi
- D) Merve’nin ortak arkadaşlarına konuyu açması
Çözüm:
Bu soruda Merve ve Zeynep arasındaki iletişimsizliğin nedenini ve bu durumu düzeltmek için neler yapılması gerektiğini anlamamız gerekiyor.
Adım 1: Soruyu dikkatlice okuyalım. Merve çekingen, Zeynep ise sosyal biri. Zeynep, Merve’yi yanlış anlayıp ondan uzak duruyor. Bu durum, aralarındaki iletişimin kopuk olmasına neden oluyor.
Adım 2: Seçenekleri inceleyelim:
- A) Zeynep’in Merve’yi anlamaya çalışması: Zeynep, Merve’nin neden çekingen davrandığını anlamaya çalışırsa, onu daha iyi tanıyabilir ve yanlış anlamaları düzeltebilir. Bu, iletişimi güçlendirecek bir adımdır.
- B) Zeynep’in Merve’yi görmezden gelmesi: Birini görmezden gelmek, sorunları çözmek yerine daha da kötüleştirir. Bu seçenek iletişimi kopuk tutar.
- C) Zeynep’in Merve’nin davranışını eleştirmesi: Eleştiri, özellikle çekingen birine yapıldığında, onu daha da içine kapatabilir ve iletişimi zorlaştırabilir.
- D) Merve’nin ortak arkadaşlarına konuyu açması: Bu durum Merve’nin çekingenliğini göz önünde bulundurduğumuzda pek olası görünmüyor. Ayrıca, sorunu üçüncü kişilerle konuşmak yerine doğrudan çözmeye çalışmak daha etkili olabilir.
Sonuç:
Bu durumda en etkili çözüm yolu, Zeynep’in Merve’yi anlamaya çalışmasıdır. Çünkü Zeynep’in Merve’nin durumunu anlaması, aralarındaki yanlış anlaşılmaları gidermeye yardımcı olacaktır.
Doğru cevap: A) Zeynep’in Merve’yi anlamaya çalışması
2. Efe, arkadaşlarıyla iyi ilişkileri olan biridir. Bu ilişkilerinin bozulmasından çekindiği için bazen istemediği şeyleri yapmak-tadır. Bu durum Efe’nin canını sıkmaktadır.
Efe bu sorunu çözmek için
I. arkadaşlarını anlamaya çalışma,
II. konuyu kardeşiyle paylaşma,
III. etkili reddetme becerisini kullanma,
IV. arkadaşlarını memnun etmeye çalışma
yöntemlerinden hangilerini kullanmalıdır?
- A) Yalnız I
- B) Yalnız III
- C) II ve IV
- D) III ve IV
Çözüm:
Sevgili gençler, bu soruda Efe’nin yaşadığı bir problemi ve bu problemi çözmek için kullanabileceği yöntemleri görüyoruz. Efe, arkadaşlarını kaybetmemek için istemediği şeyleri yapıyor ve bu durum onu üzüyor. Gelin birlikte hangi yöntemlerin Efe’ye yardımcı olabileceğine bakalım.
Adım 1: Efe’nin temel sorunu ne? Arkadaşlarını üzmemek veya kaybetmemek için kendi isteklerinden vazgeçmesi ve bu durumdan rahatsız olması. Yani Efe’nin “hayır” diyememe veya kendi sınırlarını belirleyememe sorunu var gibi görünüyor.
Adım 2: Verilen yöntemleri tek tek inceleyelim:
- I. arkadaşlarını anlamaya çalışma: Efe’nin arkadaşlarını anlaması güzel bir şey ama kendi isteklerinden vazgeçmesine neden olan temel sorun bu değil.
- II. konuyu kardeşiyle paylaşma: Kardeşiyle konuşmak Efe’ye iyi gelebilir ama bu, sorunun kendisini çözmez.
- III. etkili reddetme becerisini kullanma: İşte bu çok önemli! Efe’nin istemediği şeyleri nazikçe ama net bir şekilde reddetmeyi öğrenmesi gerekiyor. Bu, hem kendi sınırlarını koruyacak hem de arkadaşlarının Efe’nin de bir birey olduğunu anlamasını sağlayacaktır.
- IV. arkadaşlarını memnun etmeye çalışma: Efe zaten bunu yapıyor ve bu yüzden sorun yaşıyor. Sürekli arkadaşlarını memnun etmeye çalışmak, kendi ihtiyaçlarını göz ardı etmesine yol açar.
Adım 3: Hangi seçenekler en uygun? Sadece III numaralı madde Efe’nin sorununu doğrudan çözecek etkili bir yöntemdir. Diğerleri ya sorunu çözmez ya da sorunun kaynağıdır.
Sonuç:
Efe’nin en çok ihtiyacı olan şey, kendi sınırlarını koruyabilmek ve istemediği durumlarda “hayır” diyebilmektir. Bu da ancak etkili reddetme becerisiyle mümkündür.
Doğru cevap: B) Yalnız III
3. Aşağıdakilerden hangisi “ben dili” ile ifade edilmiştir?
- A) Sürekli yanlış yapıyorsun.
- B) Çok anlayışsız birisin.
- C) Her buluşmaya geç kalırsın zaten.
- D) Yaptıkların beni üzüyor.
Çözüm:
Arkadaşlar, “ben dili” ve “sen dili” kavramlarını hatır-layalım. “Sen dili” genellikle karşımızdaki kişiyi suçlar veya yargılar. “Ben dili” ise kendi duygu ve düşüncelerimizi ifade eder. Şimdi seçeneklere bir bakalım.
Adım 1: Seçenekleri “sen dili” ve “ben dili” açısından değerlendirelim.
- A) Sürekli yanlış yapıyorsun. Bu bir “sen dili” örneğidir. Karşıdaki kişiyi doğrudan eleştiriyor ve suçluyor.
- B) Çok anlayışsız birisin. Bu da bir “sen dili” örneğidir. Karşıdaki kişinin kişiliğini yargılıyor.
- C) Her buluşmaya geç kalırsın zaten. Bu da yine bir “sen dili” örneğidir. Karşıdaki kişiyi genelleme yaparak eleştiriyor.
- D) Yaptıkların beni üzüyor. İşte bu bir “ben dili” örneğidir. Karşıdaki kişinin yaptığı bir eylemden dolayı benim nasıl hissettiğimi ifade ediyor.
Adım 2: “Ben dili” kullanmak, karşıdaki kişiyi savunmaya geçirmek yerine, durumu anlamasına ve kendi davranışını gözden geçirmesine yardımcı olur.
Sonuç:
Kendi duygularımızı ifade eden cümleler, “ben dili” ile kurulur. Bu sayede daha sağlıklı bir iletişim kurarız.
Doğru cevap: D) Yaptıkların beni üzüyor.
4. Aşağıdakilerden hangisi akıllı telefonların kültürel değişime etkisine örnek olarak gösterilebilir?
- A) Uzaktaki insanlarla hızlı bir şekilde haberleşebilmesi
- B) Özel gün kutlamalarının kısa mesajla yapılabilmesi
- C) Bilgiye kolay yoldan ulaşılabilmesi
- D) Dünyada olup bitenler hakkında anında haberdar olunabilmesi
Çözüm:
Sevgili öğrenciler, akıllı telefonlar hayatımızın her alanına dokundu ve kültürümüzü de etkiledi. Bu soruda, akıllı telefonların kültürümüzü nasıl değiştirdiğine dair bir örnek bulmamız isteniyor.
Adım 1: Kültürel değişim, bir toplumun yaşam biçiminde, değerlerinde, geleneklerinde, sanatında veya iletişiminde meydana gelen değişikliklerdir. Akıllı telefonlar bu alanlarda nasıl bir etki yaratıyor, düşünelim.
Adım 2: Seçenekleri inceleyerek kültürel değişimle en alakalı olanı bulalım:
- A) Uzaktaki insanlarla hızlı bir şekilde haberleşebilmesi: Bu, iletişimi kolaylaştırır ama tek başına büyük bir kültürel değişim örneği sayılmaz.
- B) Özel gün kutlamalarının kısa mesajla yapılabilmesi: Eskiden insanlar özel günlerde birbirlerini arar, ziyaret ederdi. Şimdi ise kısa mesajla halleşmek yaygınlaştı. Bu, geleneksel kutlama şekillerini değiştirerek bir kültürel değişime örnektir.
- C) Bilgiye kolay yoldan ulaşılabilmesi: Bu, bilginin yayılmasını ve öğrenmeyi kolaylaştırır, ancak doğrudan bir kültürel değişimden ziyade bir kolaylıktır.
- D) Dünyada olup bitenler hakkında anında haberdar olunabilmesi: Bu da bilgiye erişimi artırır, küreselleşmeyi destekler ama doğrudan kültürel bir değişimden çok, bilgi akışının hızlanmasıdır.
Adım 3: Seçenekler arasında, özel gün kutlama alışkanlıklarımızın değişmesi, en belirgin kültürel değişim örneğidir. Çünkü bu, insanların bir araya gelme, kutlama yapma şekillerini değiştirmiştir.
Sonuç:
Akıllı telefonlar sayesinde iletişim kurma ve özel günleri kutlama şekillerimiz değişti. Eskiden yüz yüze veya telefonla yapılan kutlamalar, yerini kısa mesajlara veya sosyal medya paylaşımlarına bırakabildi. Bu da kültürel bir değişimdir.
Doğru cevap: B) Özel gün kutlamalarının kısa mesajla yapılabilmesi
5. Kitle iletişim özgürlüğü Anayasa ile garanti altına alınmış olsa da bu özgürlük bazen sınırlandırılabilir. Buna göre
I. sanat alanındaki çalışmaları geliştirme,
II. kamu düzenini sağlama,
III. devlet sınırlarını koruma
durumlarından hangilerinde kitle iletişim özgürlüğü sınırlandırılabilir?
- A) I ve II
- B) I ve III
- C) II ve III
- D) I, II ve III
Çözüm:
Merhaba arkadaşlar! Bu soruda kitle iletişim özgürlüğünün neden ve nasıl sınırlandırılabileceğini konuşacağız. Anayasamız bize bu özgürlüğü verse de, bazı durumlarda bu özgürlüğün kullanımı kısıtlanabilir.
Adım 1: Kitle iletişim özgürlüğünün sınırlandırılmasının temel mantığını anlamalıyız. Bu özgürlük, toplumun genel huzurunu, güvenliğini ve devletin varlığını tehdit etmemelidir.
Adım 2: Seçeneklerde verilen durumları tek tek inceleyelim ve kitle iletişim özgürlüğünün bu durumlarda sınırlandırılıp sınırlandırılamayacağını düşünelim:
- I. sanat alanındaki çalışmaları geliştirme: Sanat, düşünce özgürlüğünün bir parçasıdır. Sanat çalışmalarını geliştirmek için kitle iletişim özgürlüğünün sınırlandırılması söz konusu olamaz. Hatta tam tersine, sanatın yayılması için bu özgürlük gereklidir.
- II. kamu düzenini sağlama: Kamu düzeni, yani toplumun huzuru ve güvenliği, bazı durumlarda kitle iletişim araçlarının kullanımını sınırlamayı gerektirebilir. Örneğin, kamu düzenini bozacak, insanları galeyana getirecek yayınlar engellenebilir. Bu yüzden kitle iletişim özgürlüğü, kamu düzenini sağlamak adına sınırlandırılabilir.
- III. devlet sınırlarını koruma: Devletin güvenliği ve sınırlarının korunması, en temel önceliklerdendir. Ülkenin güvenliğini tehlikeye atacak, casusluk faaliyetlerine yol açacak veya milli güvenliği tehdit edecek yayınlar, kitle iletişim özgürlüğünü sınırlandırma sebebi olabilir. Bu nedenle devlet sınırlarını koruma da kitle iletişim özgürlüğünün sınırlandırılabileceği durumlardandır.
Adım 3: Hangi seçenekler doğru? Gördüğümüz gibi, kamu düzenini sağlama (II) ve devlet sınırlarını koruma (III) durumlarında kitle iletişim özgürlüğü sınırlandırılabilir.
Sonuç:
Kitle iletişim özgürlüğü, toplumun güvenliğini ve devletin bekasını tehdit eden durumlar karşısında sınırlandırılabilir. Sanatın gelişimi ise bu özgürlüğün sınırlandırılma sebebi değildir.
Doğru cevap: C) II ve III
41