7. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Yıldırım Yayınları Sayfa 103
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nden yola çıkarak sosyal bilgiler dersimiz için hazırlanan bu soruları birlikte çözeceğiz. Hazırsanız başlayalım!
Evliya Çelebi, XVII. yüzyılda yaşamış büyük Türk seyyahıdır. İlk gezisini İstanbul ve çevresine yapmıştır. Yaklaşık elli yıl süren gezilerini 10 ciltlik “Seyahatname” eserinde anlatmıştır. “Seyahatname”; XVII. yüzyıl Osmanlı kültürü, sanatı, mimarisi, coğrafyası ve tarihi bakımından önemli bir eserdir. Evliya Çelebi’nin gezdiği yerlerden bazıları Anadolu, Kafkaslar, Suriye, Filistin, Irak, İran, Balkanlar, Macaristan, Avusturya, Arabistan, Mısır ve Sudan’dır. “Seyahatname” adlı eserde geçen aşağıdaki bölümler- lerde Evliya Çelebi, Çorum ve Ankara’yı anlatmaktadır.
Çorum
Selçuklulardan Kılıç Arslan’ın bu kaleyi yaptırdığını söylerler. Suyu ve havası güzel olduğun- dan Kılıç Arslan, oğlu Yakup Mirza’yı ve yüzlerce diğer Çorlu hastayı bu şehre gönderip sağlı- ğa kavuşturduğu için adına “Çorum” denmiştir. Şehir 42 mahalledir ve 42 camisi vardır. Evleri 4300 tane olup bağlı, bahçelidir. 300 dükkânı olup her türlü esnafı mevcuttur. Orta boylu ve iri adamları olur. Güzelleri de çoktur. Kadınları beyaz, bol elbiseye bürünür. Bilgili kimseleri, bil- ginleri, dini bütün kişileri çoktur. Kışları sert olduğu hâlde bağı ve bahçesi çoktur. Şehrin güney tarafında güzel bir kalesi vardır.
XVIII. yüzyılın başlarında Ankara (Joseph Pitton de Tournefort’un yaptığı bir gravür, özel koleksiyon, Paris, Fransa)
Ankara
Ankara Kalesi, Kütahya padişahlarından ve Germiyanoğullarından Yakup Şah ile veziri Hezar Dinar’ın himmetiyle İslam’ın eline geçmiştir. Sonra Osmanlıların ortaya çıkışında Yıldırım Bayezid’in eline düşmüştür. Kalenin kuzeyinde bir konak mesafede olan Erkeksu denilen köy tarafından bakılsa kuğu gibi görünür. Mamur yer olup üzümü çok olduğundan adına “Engürü” demişler. Bazıları, kalesi angarya ile yapıldığından “Ankara” denilmiştir, derler.
Evliya Çelebi, Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nden Seçmeler, s. 262, 263, 280. (Kısaltılmıştır.)
Soru: Evliya Çelebi’nin yazdıklarından ve gravürden hareketle o dönem Çorum ve Ankara kültürü hakkında hangi çıkarımlarda bulunulabilir?
Çözüm:
Bu soruyu cevaplamak için Evliya Çelebi’nin Çorum ve Ankara hakkındaki anlatımlarını dikkatlice okumamız gerekiyor. Her iki şehir için de verilen bilgileri karşılaştırarak ortak veya farklı özelliklerini belirleyebiliriz.
Adım 1: Çorum hakkındaki bilgileri analiz edelim.
- Evliya Çelebi, Çorum’un suyunun ve havasının güzel olduğunu belirtiyor.
- Şehrin adına “Çorum” denmesinin sebebi, Kılıç Arslan’ın oğlu Yakup Mirza ve başka hastaların buraya gönderilip iyileşmesi olarak anlatılıyor.
- Şehirde 42 mahalle ve 42 cami bulunuyor.
- Evlerin bağlı bahçeli olduğu ve 4300 ev bulunduğu söyleniyor.
- Her türlü esnafın bulunduğu 300 dükkan var.
- İnsanlar orta boylu ve iri olarak tanımlanıyor. Güzellerin çok olduğu, kadınların beyaz ve bol elbiseler giydiği belirtiliyor.
- Bilgili kimselerin, bilginlerin ve dini bütün kişilerin çok olduğu ifade ediliyor.
- Kışları sert olsa da bağ ve bahçelerin bol olduğu söyleniyor.
- Şehrin güneyinde güzel bir kalesinin olduğu belirtiliyor.
Adım 2: Ankara hakkındaki bilgileri analiz edelim.
- Ankara Kalesi’nin Kütahya padişahlarından ve Germiyanoğullarından Yakup Şah ile veziri Hezar Dinar’ın himmetiyle İslam’ın eline geçtiği anlatılıyor.
- Sonra Yıldırım Bayezid’in eline düştüğü belirtiliyor.
- Kalenin kuzeyinde bulunan Erkeksu köyünden bakıldığında kalenin kuğu gibi göründüğü ifade ediliyor.
- Şehrin mamur olduğu ve üzümünün çok olmasından dolayı “Engürü” adının verildiği söyleniyor.
- Bazılarına göre ise kalenin “angarya” ile yapıldığı için “Ankara” denildiği belirtiliyor.
Adım 3: İki şehrin anlatımlarından genel çıkarımlar yapalım.
- Her iki şehirde de önemli yapılar (kaleler) ve yerleşim yerleri (mahalleler) bulunuyor.
- Çorum’da insanların “bilgili” ve “dini bütün” olması, Ankara’da ise şehrin “mamur” olması gibi özellikler, o dönemdeki sosyal ve kültürel yaşama dair ipuçları veriyor.
- Çorum’un anlatımında “güzellerin çok olduğu” ve “kadınların giyimi” gibi detaylar, dönemin estetik anlayışına ve sosyal yaşantısına ışık tutuyor.
- Ankara’nın adının kökeni hakkında farklı rivayetlerin olması, tarihi süreçte yaşanan kültürel etkileşimleri ve şehirlerin isimlerinin zamanla nasıl oluştuğunu gösteriyor.
- Her iki metinde de şehirlerin doğal güzellikleri (su, hava, bağ, bahçe) ve ekonomik durumları (dükkanlar, esnaf) hakkında bilgiler yer alıyor. Bu da dönemin şehirlerinin yaşam standartları hakkında fikir veriyor.
Sonuç:
Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’ndeki bu anlatımlar ve gravür, o dönemde Çorum ve Ankara’nın hem fiziki yapısı hem de sosyal ve kültürel özellikleri hakkında bilgi vermektedir. İki şehir de yerleşim yeri olarak önemli yapıtlara (kaleler) sahip, mamur ve belli bir nüfusa sahip yerlerdir. Çorum’da bilgili ve dini bütün insanların varlığına vurgu yapılırken, Ankara’nın adı ve kuruluşu hakkında farklı rivayetler öne çıkmaktadır. Ayrıca, her iki şehirde de tarım (bağ, bahçe, üzüm) ve ticaretin (dükkanlar, esnaf) canlı olduğu anlaşılmaktadır. Kadınların giyimi ve genel görünüşleri gibi detaylar da dönemin yaşam tarzına dair ipuçları sunar.
Etkinlik Zamanı
Osmanlı Dönemi’nde İstanbul’u ziyaret eden seyyahların ve görevlilerin yazdıklarından yararlanılarak Osmanlı’nın kültür, sanat ve estetik anlayışı hakkında bir kompozisyon yazınız.
Bu etkinlikte yapmanız gereken, Osmanlı döneminde yaşamış ve İstanbul’u ziyaret etmiş kişilerin yazdığı eserlerden (seyahatnameler, günlükler, raporlar vb.) yola çıkarak İstanbul’un o dönemdeki kültür, sanat ve estetik anlayışını anlatan bir yazı hazırlamak. Bu, sizin araştırmacı yönünüzü de geliştirecek harika bir ödev olacak!
103