7. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Yıldırım Yayınları Sayfa 129
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Bugün sizlerle birlikte sosyal bilgiler dersinde karşılaştığımız grafik ve tabloları nasıl yorumlayacağımızı öğreneceğiz. Elimizdeki görsellerde Türkiye’nin nüfus yapısı ve okuryazarlık oranları hakkında önemli bilgiler yer alıyor. Gelin bu bilgileri birlikte adım adım inceleyelim ve soruları çözelim.
**Grafik 3.3: Türkiye’de 1927-2023 yılları arasında cinsiyete göre kır-kent nüfusu**
Bu grafik, Türkiye’deki nüfusun yıllara göre hem cinsiyet hem de yaşadığı yere (kent veya kır) göre dağılımını gösteriyor.
Metinde yer alan bilgiler bu grafiği destekliyor. Örneğin, metinde “Türkiye’de 1927 yılından günümüze kadar kentte erkek, kırda kadın nüfusu fazladır” deniyor. Grafiğe baktığımızda 1927 yılında kentteki erkek nüfusunun yaklaşık %25, kadın nüfusunun ise %75 civarında olduğunu görüyoruz. Kır nüfusuna baktığımızda ise erkeklerin daha az, kadınların daha fazla olduğunu söyleyebiliriz. Bu da metindeki bilgiyi doğrulamış oluyor.
Metinde ayrıca şöyle bir bilgi verilmiş: “Kentte yaşayan erkek nüfus, kadın nüfusa göre 1990’lara kadar yaklaşık %3 fazla olmuştur. 2000 yılında bu fark %0,8 ve 2010 yılında %0,3’tür.” Grafikteki kent nüfus çizgilerine baktığımızda, 1990 yılına kadar erkek (kent) çizgisinin (mavi) kadın (kent) çizgisinin (pembe) üzerinde olduğunu görüyoruz. Bu da erkek nüfusunun biraz daha fazla olduğunu gösteriyor. Yıllar geçtikçe bu farkın azaldığı da grafik üzerindeki çizgilerin birbirine yaklaşmasından anlaşılıyor.
2023 yılı için verilen bilgi ise şöyle: “2023 yılında kentlerde kadın nüfusu erkeklerden 0,4 fazla; kırlarda %0,4 azdır.” Grafikte 2023 yılına geldiğimizde, kentteki kadın (pembe) çizgisinin erkek (mavi) çizgisinin biraz üzerinde olduğunu görüyoruz. Kır nüfusunda ise durum tam tersi, erkek (açık mavi) çizgisinin kadın (turuncu) çizgisinin biraz üzerinde olduğunu görüyoruz. Bu da metindeki bilgiyi destekliyor.
Metnin son cümlesi ise “Buna göre kentlerde kadın ve erkek nüfusların neredeyse aynı olduğu söylenebilir.” Bu ifade, 2023 yılına gelindiğinde kentteki kadın ve erkek nüfuslarının birbirine çok yakın olduğunu gösteriyor.
Metin Açıklaması:
- Türkiye’nin nüfus yapısı, yıllara göre hem cinsiyet hem de yaşadığı yere göre inceleniyor.
- 1927’den 1990’lara kadar kentlerde erkek nüfusu, kadın nüfusundan biraz daha fazlaymış.
- Bu fark zamanla azalmış ve 2023’te kentlerde kadın ve erkek nüfusları birbirine çok yakın hale gelmiş.
- Kır nüfusunda ise durum biraz daha farklılık gösterebiliyor.
**Grafik 3.4: Türkiye’de 1927-2022 yılları arasında cinsiyete göre okuryazarlık yüzdeleri**
Bu grafik ise Türkiye’de yaşayan kadın ve erkeklerin okuryazarlık oranlarının yıllara göre nasıl değiştiğini gösteriyor.
Metinde şöyle bir bilgi yer alıyor: “Cumhuriyetin ilk yıllarında okuryazar nüfus az olduğu için okuma yazma seferberliği başlatılmış. Millet Mektepleri açılmış, her düzeydeki okul sayısı artırılmıştır. Yapılan çalışmalar kısa sürede sonuç vermiş ve 1935 yılında okuryazarlık oranı erkeklerde %13, kadınlarda %5 yükselmiştir.”
Grafik 3.4’e baktığımızda, 1927 yılında okuryazarlık oranının hem erkekler hem de kadınlar için oldukça düşük olduğunu görüyoruz. Erkeklerde yaklaşık %16, kadınlarda ise sadece %5 civarında. Metinde belirtildiği gibi 1935 yılına gelindiğinde bu oranlarda bir artış var. Erkeklerde %29’a, kadınlarda ise %10’a yükselmiş. Metindeki %13 ve %5 artış bilgisi, başlangıç oranlarına eklenmiş olarak düşünülebilir. Yani 1927’de %16 olan erkek okuryazarlığına 13 eklenince 29 olmuyor, metindeki ifade artış miktarını belirtiyor olabilir. Ancak grafik üzerinden baktığımızda net oranlar görünüyor.
Metinde devam eden bilgiler şunlar: “1960-1970 yılları arasında okuryazarlık oranı erkeklerde %16, kadınlarda %17 artmıştır. Bunun yanında günümüzde kadınların %4,1’i, erkeklerin %0,7’si okuryazar değildir.”
Grafiğe baktığımızda bu bilgileri de teyit edebiliriz. 1960’tan 1970’e kadar erkek okuryazarlığı 46’dan 54’e, kadın okuryazarlığı ise 19’dan 42’ye yükselmiş. Bu artışlar, metindeki %16 ve %17’lik artışlara denk geliyor. Günümüzde, yani 2023 yılına en yakın olan 2022 yılına baktığımızda, erkek okuryazarlığının %99,3 ve kadın okuryazarlığının %97,3 olduğunu görüyoruz. Bu da metindeki “kadınların %4,1’i, erkeklerin %0,7’si okuryazar değildir” bilgisiyle uyumlu. Çünkü 100’den 99,3’ü çıkarırsak 0,7, 100’den 97,3’ü çıkarırsak 4,1 kalır.
Metin Açıklaması:
- Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında okuryazarlık oranı oldukça düşüktü.
- Okuma yazma oranını artırmak için çeşitli çalışmalar yapıldı ve okullar açıldı.
- Bu çalışmalar sonucunda hem erkeklerin hem de kadınların okuryazarlık oranları arttı.
- Zamanla kadın ve erkek okuryazarlık oranları arasındaki fark azaldı ve günümüzde neredeyse eşitlendi.
- Günümüzde okuryazar olmayanların oranı oldukça düşüktür.
Şimdi gelelim sorumuza:
**Soru:** Grafik 3.4’ü inceleyerek ülkemizdeki okuryazarlık oranıyla ilgili çıkarımlarda bulununuz.
Çözüm:
Grafik 3.4’ü incelediğimizde, ülkemizdeki okuryazarlık oranları hakkında şu çıkarımlarda bulunabiliriz:
Adım 1:
Grafiğe genel olarak baktığımızda, yıllar içinde hem kadınların hem de erkeklerin okuryazarlık oranlarının önemli ölçüde arttığını görüyoruz.
Adım 2:
1927 yılında okuryazarlık oranları oldukça düşüktü. Erkeklerde yaklaşık %16, kadınlarda ise sadece %5 civarındaydı. Bu, o dönemde okuryazarlığın ne kadar az yaygın olduğunu gösteriyor.
Adım 3:
Zamanla yapılan çalışmalar ve açılan okullar sayesinde bu oranlar hızla yükselmiş. Özellikle 1950’lerden sonra bu artış daha da belirginleşmiş.
Adım 4:
Erkeklerin okuryazarlık oranı her zaman kadınlarınkinden daha yüksek olmuş. Ancak bu fark zamanla azalmış. Örneğin, 1950’de erkeklerde okuryazarlık %46 iken kadınlarda %19’du. Bu fark oldukça fazlaydı.
Adım 5:
Günümüzde (2022-2023 verilerine göre), erkek ve kadın okuryazarlık oranları birbirine çok yakın. Erkeklerde %99,3, kadınlarda ise %97,3.
Adım 6:
Bu durum, okuryazarlık oranlarının eşitlenmesi yolunda önemli bir başarıdır. Ülkemizde artık okuryazar olmayan insan sayısı yok denecek kadar az.
Sonuç:
Türkiye’de okuryazarlık oranı, Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kadar büyük bir artış göstermiştir. Başlangıçta cinsiyetler arasında önemli farklar olsa da, günümüzde bu farklar neredeyse ortadan kalkmış ve okuryazarlık oranı oldukça yüksek seviyelere ulaşmıştır.
Umarım bu açıklamalarımız anlaşılır olmuştur. Grafik ve tabloları yorumlamak, ülkemizin geçmişini ve geleceğini anlamak için çok önemlidir. Bir sonraki dersimizde görüşmek üzere!