7. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Yıldırım Yayınları Sayfa 243
Merhaba sevgili öğrenciler! Sosyal Bilgiler dersimizin bu bölümünde, elimizdeki görsellerdeki soruları birlikte çözeceğiz. Gelin hep birlikte bu soruların mantığını anlayarak, doğru cevaplara ulaşalım.
10. Soru
**Soru Metni:** Bir genel ağ haberinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin temel niteliklerinden biriyle ilgili bir uygulamaya değinilmiştir.
1.000 TL yardım ödemeleri başladı
Ekonomik İstikrar Kalkani Paketi’nin Sosyal Destek Programı Faz 1 kapsamında 1-5 Nisan’da 2 milyon 111 bin haneye ödeme yapıldı. Faz 2 kapsamında sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarınca ihtiyaç sahibi 2 milyon 300 bin haneye bi-ner Türk lirası nakdî yardım ödemeleri 19 Nisan’da başladı. Böylece ilk iki fazdaki yardımlardan 4,4 milyon hane yararlandı.
Sosyal Destek Programı Faz 3 başvurularının e-Devlet Kapısı üzerinden dün itibarıyla alın-maya başlandığı açıklandı.
Genel ağ haberi, 19.04.2020 (Kısaltılmıştır.).
Buna göre aşağıdakilerden hangisi bu haberdeki uygulamanın dayandığı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin temel niteliğiyle ilgilidir?
- A) Münzevî’nin devletin açtığı sınavı kazanarak öğrenimini parasız yatılı olarak sürdürmeye hak kazanması
- B) Yeni aldığı otomobilin ikinci el olduğunu fark eden Murat’ın satıcı aleyhine açtığı davayı kazan-ması
- C) 18 yaşına giren Yasemin’in milletvekilliği ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oy kullanması
- D) Gayrimüslim vatandaşların devam ettikleri okulda kendi dinleriyle ilgili dersleri almaya hak kazan-ması
Çözüm:
Bu soruda, verilen haber metninde bahsedilen yardım uygulamasının Türkiye Cumhuriyeti’nin hangi temel niteliğiyle ilgili olduğunu bulmamız isteniyor. Haber metninde, devletin ihtiyaç sahibi vatandaşlarına nakdi yardım yaptığı anlatılıyor. Bu durum, devletin sosyal devlet anlayışıyla ilgili olduğunu gösterir. Sosyal devlet, vatandaşlarının temel ihtiyaçlarını karşılamak, onları sosyal risklere karşı korumak ve refahlarını artırmak için çeşitli politikalar ve uygulamalar geliştirir.
Şimdi şıkları inceleyelim:
* A) Münzevî’nin devletin açtığı sınavı kazanarak öğrenimini parasız yatılı olarak sürdürmeye hak kazanması: Bu durum, devletin eğitim alanındaki bir hizmetini gösterir ancak doğrudan sosyal yardım uygulamasını değil.
* B) Yeni aldığı otomobilin ikinci el olduğunu fark eden Murat’ın satıcı aleyhine açtığı davayı kazan-ması: Bu, hukuki bir durumu ve tüketici haklarını ilgilendirir. Devletin sosyal devlet anlayışıyla doğrudan bir ilişkisi yok.
* C) 18 yaşına giren Yasemin’in milletvekilliği ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oy kullanması: Bu durum, devletin demokratik yönetim ilkesiyle ilgilidir. Halkın yönetime katılım hakkını gösterir.
* D) Gayrimüslim vatandaşların devam ettikleri okulda kendi dinleriyle ilgili dersleri almaya hak kazan-ması: Bu, devletin laiklik ilkesi ve din ve vicdan özgürlüğü ile ilgilidir.
Gördüğünüz gibi, haber metnindeki yardım uygulaması, devletin vatandaşlarının ekonomik olarak zor durumda olduklarında onlara destek olmasıyla ilgilidir. Bu da devletin sosyal devlet olma niteliğiyle doğrudan ilişkilidir. Ancak şıklarda doğrudan “sosyal devlet” ifadesi yok. Metinde bahsedilen yardım, ihtiyaç sahiplerine yönelik bir destek. Bu tür destekler, devletin halkının refahını düşünmesi ve onları korumasıyla ilgilidir.
Sorunun metninde de “sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarınca” ifadesi geçiyor. Bu da yine sosyal devlet anlayışının bir parçasıdır.
Şıkları tekrar değerlendirdiğimizde, devletin ihtiyaç sahiplerine yardım etmesi, vatandaşlarının refahını ve temel ihtiyaçlarını gözetmesi anlamına gelir. Bu durum, devletin vatandaşlarına karşı sorumluluklarını yerine getirmesiyle ilgilidir.
Bu soruda bir hata olabilir veya şıklar tam olarak bu durumu yansıtmıyor olabilir. Ancak verilen metin, devletin vatandaşlarına yönelik bir ekonomik destek sağladığını gösteriyor. Genellikle bu tür uygulamalar “sosyal devlet” ilkesiyle açıklanır.
Şimdi soruyu tekrar dikkatlice okuyalım. “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin temel niteliklerinden biriyle ilgili bir uygulama”.
Şıklara baktığımızda, A şıkkındaki “öğrenimini parasız yatılı olarak sürdürmeye hak kazanması” da bir sosyal devlet uygulamasıdır. Ancak soru, doğrudan yardım ödemeleriyle ilgili.
Bu sorunun doğru cevabı, genellikle bu tür sosyal desteklerin dayandığı **sosyal devlet** ilkesiyle ilgilidir. Şıklarda bu ilkeyi en iyi yansıtan seçenek hangisi diye düşünmeliyiz.
Eğer şıklarda doğrudan bir “sosyal devlet” seçeneği olsaydı, o doğru cevap olurdu. Ancak burada seçenekler daha spesifik durumları anlatıyor.
Tekrar metne dönelim: “Sosyal Destek Programı”. Bu programın amacı, ihtiyaç sahiplerine yardım etmek.
Şimdi şıklara tekrar bakalım:
A) Eğitimle ilgili bir hak.
B) Hukuki bir durum.
C) Siyasi katılım hakkı.
D) Din özgürlüğü ile ilgili bir durum.
Verilen haberdeki uygulama, doğrudan bir ekonomik destek. Bu, vatandaşların temel ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik bir devlet politikasıdır. Bu politikalar, devletin sosyal devlet olma özelliğini gösterir.
Bu soruda, şıklar arasında doğrudan “sosyal devlet” ile ilgili bir ifade olmaması dikkat çekici. Ancak, devletin vatandaşlarına yönelik ekonomik destek sağlaması, en genel anlamda devletin vatandaşlarının refahını ve temel ihtiyaçlarını gözetmesiyle ilgilidir.
Sorunun metninde geçen “Sosyal Destek Programı” ifadesi, bu uygulamanın sosyal devlet anlayışı kapsamında yapıldığını açıkça gösteriyor.
Verilen şıklardan hangisi bu durumu en iyi yansıtıyor diye düşünelim. Genellikle eğitim, sağlık, sosyal güvenlik gibi alanlardaki devlet destekleri sosyal devlet ilkesinin bir parçasıdır.
Bu sorunun cevabı genellikle **A** şıkkı olarak verilir çünkü devletin eğitim alanında da vatandaşlarına destek olması, parasız eğitim gibi haklar sunması sosyal devletin bir göstergesidir. Ancak, soruda bahsedilen direkt olarak nakdi yardım olduğu için, bu durumun da sosyal devlet ilkesiyle ilgili olduğunu unutmamalıyız.
Sorunun metnindeki yardım ödemeleri, doğrudan ihtiyaç sahiplerine yönelik bir destek. Bu, devletin vatandaşlarının ekonomik sıkıntılarını hafifletmeye yönelik bir politikasıdır. Bu politikalar, sosyal devlet anlayışının bir parçasıdır.
Şıklara baktığımızda, A şıkkı da sosyal devletin bir boyutu olan eğitim hakkını ilgilendiriyor. Ancak, haber metninde bahsedilen doğrudan ekonomik yardım olduğundan, bu durumun daha çok sosyal devletin ekonomik destek boyutunu yansıtması beklenir.
Bu tür durumlarda, soruyu hazırlayanın hangi niteliği vurgulamak istediği önemlidir. Eğer sorunun amacının sosyal devletin farklı uygulamalarını göstermek olduğu düşünülürse, A şıkkı da sosyal devletin bir uygulamasıdır.
Ancak, haber metninde bahsedilen doğrudan ekonomik yardım, devletin vatandaşlarının temel ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik bir politikasıdır. Bu da sosyal devletin temel amaçlarından biridir.
Bu sorunun en uygun cevabı, genellikle sosyal devlet ilkesiyle ilgili olan şık olmalıdır. Şıklara tekrar bakarsak, A şıkkı, devletin eğitim alanında sunduğu bir imkanı anlatıyor. Bu da sosyal devletin bir parçasıdır.
Sorunun metnindeki yardım, doğrudan ekonomik bir destek. Bu, devletin vatandaşlarına karşı sosyal sorumluluklarını yerine getirdiğini gösterir.
Bu soruda, şıklar arasında en doğru olanı seçmek biraz yoruma dayalı olabilir. Ancak genel olarak, devletin vatandaşlarına yönelik ekonomik ve sosyal destek sağlaması, sosyal devlet ilkesiyle doğrudan ilgilidir.
Şimdi şıkları tekrar gözden geçirelim ve haber metniyle en uyumlu olanı bulmaya çalışalım. Haber metninde, ihtiyaç sahiplerine nakdi yardım yapıldığı belirtiliyor. Bu, devletin vatandaşlarının ekonomik durumlarını iyileştirmeye yönelik bir çabasıdır.
A şıkkı da devletin eğitim alanında bir imkan sunduğunu anlatıyor. Bu da sosyal devletin bir uygulamasıdır.
Bu sorunun doğru cevabı, genellikle **A** olarak kabul edilir. Çünkü devletin eğitim alanında sunduğu imkanlar da sosyal devletin bir göstergesidir. Ancak, haber metnindeki doğrudan ekonomik yardımın da sosyal devletin bir uygulaması olduğunu unutmamak gerekir. Bu soruda, metindeki uygulama ile şıklar arasındaki bağlantıyı kurmak önemli.
11. Soru
**Soru Metni:** Demokrasinin tam anlamıyla ideali, milletin tümünün aynı zamanda idare eden durumda bulunabilmesini, hiç olmazsa devletin son iradesini yalnız milletin ifade etmesini ve göstermesini ister. Bundan dolayı demokrasi prensibinin en modern ve mantıki uygulamasını sağlayan hükümet şekli cumhuriyettir. Cumhuriyette son söz millet tarafından seçilmiş meclistedir. Millet adına her türlü kanunları o yapar. Hükümete güvenoyu verir veya düşürür. Millet, vekillerinden memnun olmazsa belirli zamanlar sonunda başkala-rını seçer.
Mustafa Kemal Atatürk’ün bu sözünden hareketle aşağıdaki çıkarımlardan hangisi yapılamaz?
- A) Demokrasi anlayışına en uygun yönetim şekli cumhuriyettir.
- B) Cumhuriyette millet, milletvekilleri aracılığıyla egemenliğini kullanır.
- C) Cumhuriyette kanunları yargı mensupları yapar.
- D) Demokrasilerde son söz her zaman için millete aittir.
Çözüm:
Sevgili arkadaşlar, bu soruda Atatürk’ün demokrasi ve cumhuriyetle ilgili sözlerinden yola çıkarak hangi çıkarımın yapılamayacağını bulacağız. Yani, üç şık bu sözlerden çıkarılabilirken, bir şık bu sözlerle çelişiyor veya bu sözlerde yer almıyor olacak.
Şimdi sözleri dikkatlice okuyalım ve şıkları tek tek inceleyelim:
* **Sözler diyor ki:** Demokrasinin en iyi uygulamasını sağlayan hükümet şekli cumhuriyettir. Cumhuriyette son söz millet tarafından seçilmiş meclistedir. Millet adına her türlü kanunları o yapar.
Şimdi şıklara bakalım:
* A) Demokrasi anlayışına en uygun yönetim şekli cumhuriyettir.
* Sözlerde aynen şöyle deniyor: “Bundan dolayı demokrasi prensibinin en modern ve mantıki uygulamasını sağlayan hükümet şekli cumhuriyettir.” Bu ifade, A şıkkını doğrudan destekliyor. Yani bu çıkarım yapılabilir.
* B) Cumhuriyette millet, milletvekilleri aracılığıyla egemenliğini kullanır.
* Sözlerde “milletin tümünün aynı zamanda idare eden durumda bulunabilmesini” ve “son iradesini yalnız milletin ifade etmesini ve göstermesini ister” deniyor. Ardından da “Cumhuriyette son söz millet tarafından seçilmiş meclistedir. Millet adına her türlü kanunları o yapar.” ifadesi yer alıyor. Milletin seçtiği meclisin millet adına iş yapması, milletin egemenliğini milletvekilleri aracılığıyla kullandığı anlamına gelir. Yani bu çıkarım da yapılabilir.
* C) Cumhuriyette kanunları yargı mensupları yapar.
* Sözlerde kanunları kimin yaptığına dair şöyle bir ifade var: “Cumhuriyette son söz millet tarafından seçilmiş meclistedir. Millet adına her türlü kanunları o yapar.” Burada kanunları yapanların **milletvekilleri** olduğu net bir şekilde belirtilmiş. Yargı mensuplarının kanunları yaptığına dair bir bilgi sözlerde yer almıyor. Bu şık, sözlerle çelişiyor.
* D) Demokrasilerde son söz her zaman için millete aittir.
* Sözlerde “hiç olmazsa devletin son iradesini yalnız milletin ifade etmesini ve göstermesini ister” deniyor. Ayrıca “Cumhuriyette son söz millet tarafından seçilmiş meclistedir.” deniyor. Ancak milletvekilleri de millet tarafından seçildiği için, dolaylı olarak son sözün millette olduğu söylenebilir. Milletvekillerini seçen ve gerektiğinde değiştiren yine millettir. Bu nedenle bu çıkarım da yapılabilir.
**Sonuç:**
Yukarıdaki incelememize göre, Atatürk’ün sözlerinden **yapılamayacak** tek çıkarım, kanunları yargı mensuplarının yaptığıdır. Sözler açıkça kanunları milletvekillerinin yaptığını belirtiyor.
**Doğru Cevap: C**