7. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Yıldırım Yayınları Sayfa 70
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Bugün sizlerle birlikte Harita 2.5’i inceleyerek Osmanlı Devleti’nin fetihlerini ve büyümesini konuşacağız. Hazırsanız soruları çözmeye başlayalım!
**Soru 1:** Kanuni Sultan Süleyman Dönemi’nde hangi yerler fethedilmiştir?
Çözüm:
Sevgili gençler, bu sorunun cevabını bulmak için öncelikle elimizdeki haritanın sağ alt köşesinde yer alan **”OSMANLI DEVLETİ’NİN YAYILIŞI VE BÜYÜMESİ (1299-1699)”** bölümündeki açıklamalara dikkat etmemiz gerekiyor. Bu bölüm, farklı dönemlerde yapılan fetihleri renklere göre ayırmış.
Haritada, açık pembe ile gösterilen alanların **”Kanuni Sultan Süleyman Dönemi (1520-1566)”** olduğunu görüyoruz. Bu renge sahip olan yerlere baktığımızda şunları görüyoruz:
* Macaristan’ın büyük bir kısmı
* Belgrad
* Budin
* Mohaç
* Sofya
* Niğbolu
* Eflak
* Boğdan
* Besaraby
* Yedisan
* Kırım Hanlığı’nın bir kısmı
* Cezayir
* Tunus
* Trablusgarp
* Mısır
* Kudüs
* Halep
* Musul
* Bağdat
* Basra Körfezi’nin bir kısmı
Bu bilgileri bir araya getirdiğimizde, Kanuni Sultan Süleyman döneminde hem Avrupa’da hem de Kuzey Afrika ve Ortadoğu’da önemli fetihler yapıldığını görüyoruz.
**Soru 2:** Aşağıya Girit’in fethinin Osmanlı Devleti için önemini anlatan bir paragraf yazınız.
Çözüm:
Bu soru için bize verilen metni ve haritayı birlikte inceleyelim. Metinde şöyle bir bilgi yer alıyor: “Osmanlı Devleti’nin XVII. yüzyılda gerçekleştirdiği son önemli fetih, 24 yıl süren mücadelenin ardından Venediklilere ait Girit’i almaları oldu. Bu adanın fethi için Venediklilerin yanında Fransa, Malta ve Paşa’nın desteklediği bir Haçlı gücüne karşı mücadele edildi. Vezir-i Azam Köprülü Fazıl Ahmed Paşa komutasındaki donanma 1669’da Girit’i fethetti.”
Şimdi bu bilgiyi kullanarak Girit’in fethinin önemini açıklayan bir paragraf yazalım:
Girit’in fethi, Osmanlı Devleti için hem stratejik hem de prestij açısından büyük önem taşımaktaydı. Yaklaşık 24 yıl süren zorlu bir mücadelenin ardından kazanılan bu zafer, Osmanlı donanmasının gücünü ve devletin kararlılığını bir kez daha göstermiştir. Venediklilerin yanı sıra Fransa, Malta gibi Avrupalı devletlerin de desteklediği bir Haçlı gücüne karşı elde edilen başarı, Akdeniz’deki Osmanlı hakimiyetini pekiştirmiştir. Bu fetih, aynı zamanda XVII. yüzyılın son büyük Osmanlı fetihlerinden biri olarak tarihe geçmiştir ve Osmanlı’nın denizlerdeki gücünü koruma çabasının bir göstergesidir.
**Soru 3:** XVI. yüzyılda Karadeniz ve Adalar (Ege) Denizi’nin tamamı, Akdeniz’in ise önemli bir kısmı Osmanlı Devleti’nin hâkimiyeti altına girdi ancak XVII. yüzyılla birlikte Osmanlı denizciliği duraklamaya başladı. Bu durumun nedenlerini kendi cümlelerinizle açıklayınız.
Çözüm:
Bu soruda verilen bilgiyi biraz daha açalım ve nedenlerini düşünelim.
* **XVI. Yüzyıl: Fetihler ve Yükseliş**
XVI. yüzyılda Osmanlı Devleti, gerçekten de büyük bir yükseliş dönemi yaşamıştır. Haritaya baktığımızda Karadeniz’in tamamen Osmanlı kontrolüne geçtiğini görüyoruz. Kırım Hanlığı gibi bölgelerle de Karadeniz’deki hakimiyet pekiştirilmiştir. Ege Denizi’ndeki adaların da büyük çoğunluğunun Osmanlı’ya bağlanması, denizlerdeki gücün arttığının bir göstergesidir. Akdeniz’de de önemli bölgeler fethedilmiş, bu sayede Akdeniz bir “Türk Gölü” haline gelmeye başlamıştır. Bu başarıların temelinde güçlü donanma, yetenekli kaptanlar ve devletin izlediği akılcı politikalar yatmaktadır.
* **XVII. Yüzyıl: Duraklama ve Zorluklar**
Ancak metinde de belirtildiği gibi, XVII. yüzyılla birlikte Osmanlı denizciliğinde bir duraklama yaşanmıştır. Bunun birkaç önemli nedeni olabilir:
- Avrupa’daki Gelişmeler: Avrupa devletleri, özellikle coğrafi keşiflerden sonra denizcilik teknolojilerinde büyük ilerlemeler kaydettiler. Daha gelişmiş gemiler, daha etkili savaş taktikleri geliştirdiler. Osmanlı Devleti bu teknolojik gelişmelere ayak uydurmakta zorlanmış olabilir.
- İç Sorunlar ve Kaynak Azlığı: Osmanlı Devleti’nin iç politikadaki bazı sorunları, ekonomik sıkıntılar veya merkezi otoritenin zayıflaması gibi nedenler, donanmaya yeterli yatırım yapılmasını engellemiş olabilir. Yeni gemi yapımı, bakım ve mürettebat yetiştirme gibi masraflar artmış, ancak bu masrafları karşılayacak kaynaklar yetersiz kalmış olabilir.
- Savaşların Maliyeti ve Yıpratıcılığı: Uzun süren ve yıpratıcı savaşlar, hem insan gücü hem de maddi kaynaklar açısından devleti zorlamıştır. Örneğin Girit’in fethi gibi büyük mücadeleler, donanmayı ve hazineyi oldukça yıpratmış olabilir.
- Yeniliklere Direnç: Bazen eski geleneklere bağlılık ve yeniliklere karşı direnç de ilerlemeyi engelleyebilir. Denizcilik alanında da bu durum yaşanmış olabilir.
Kısacası, XVI. yüzyıldaki fetihlerle zirveye ulaşan Osmanlı deniz gücü, XVII. yüzyılda Avrupa’daki teknolojik gelişmeler, iç sorunlar ve savaşların getirdiği yükler nedeniyle bir duraklama dönemine girmiştir.
Umarım bu çözümlerimiz anlaşılır olmuştur. Hepinize başarılar dilerim!