7. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Yıldırım Yayınları Sayfa 223
Merhaba sevgili öğrenciler! Sosyal Bilgiler dersimizin bu bölümünde, geçmişimizdeki demokrasi uygulamalarına ve önemli gelişmelere birlikte göz atacağız. Hazırsanız, soruları adım adım inceleyelim ve cevaplarını bulalım.
Soru 1
Türk tarihinde ilk demokratik uygulamalara Asya Hun Devleti’nde rastlanmaktadır. Türk devletlerinde devleti yönetme yetkisi han, hakan, kağan unvanları verilen hükümdardaydı. Bu hükümdarın başkanlığında yılda iki kez devletin ileri gelenlerinin katıldığı kurultay yapılırdı. Kurultaya katılan kişiler (toygun), görüşülen konularla ilgili düşünce ve görüşlerini dile getirirdi. Danışma meclisi niteliğinde olan kurultaylar, devletin genel politikasına yön vermede hükümdara yardımcı olurdu.
Soru 2
? Asya Hun Devleti’nde kurultayın işleyişi ile demokrasi arasında nasıl bir ilişki kurulabilir?
Çözüm:
Bu soruda bizden istenen, Asya Hun Devleti’ndeki kurultayın işleyişi ile demokrasi arasındaki bağlantıyı kurmamız. Metinde belirtildiği gibi, kurultaylar yılda iki kez toplanır ve devletin ileri gelenleri (toygun) bu toplantılara katılırmış. Bu kişiler, devletin geleceğiyle ilgili önemli konularda düşüncelerini ve görüşlerini dile getirirlermiş.
Şimdi bu durumu demokrasiyle ilişkilendirelim:
- Demokraside Halkın Katılımı: Demokraside halkın yönetime katılması esastır. Kurultayda devletin ileri gelenlerinin görüş bildirmesi, halkın (o dönemdeki temsili olarak ileri gelenlerin) yönetime dolaylı da olsa katıldığını gösterir.
- Danışma ve Karar Alma Süreci: Kurultay, bir danışma meclisi gibi çalışarak hükümdara yardımcı oluyormuş. Demokrasilerde de önemli kararlar alınmadan önce ilgili kişilerle veya kurumlarla danışılır.
- Söz Hakkı ve Özgürlük: Kurultaya katılanların görüşlerini dile getirmesi, o dönemin şartlarında bir nevi söz hakkı ve düşünce özgürlüğünü temsil eder.
Bu nedenlerle, Asya Hun Devleti’ndeki kurultay, tam anlamıyla günümüz demokrasisi olmasa da, halkın (ileri gelenlerin) yönetime katıldığı, görüş bildirdiği ve devlet politikalarının belirlenmesinde etkili olduğu bir uygulama olarak demokrasiyle ilişkilendirilebilir.
Soru 3
Türk-İslam devletlerinde kurultay, yerini divana bıraktı. Üst düzey yönetim organı olan divanda mali, idari, askerî konular görüşülüp karara bağlanırdı. Bunun yanında divana yabancı temsilciler de kabul edilirdi (Görsel 6.7). Divan, yargı organı olarak da çalışırdı. Divanda alınan kararlar padişahın onayından sonra yürürlüğe girerdi. Osmanlı Devleti’nde ilk zamanlar divana padişah başkanlık ederken sonraki dönemlerde vezir-i azam başkanlık etmeye başladı.
Soru 4
Görsel 6.7: Divanda Fransız Büyükelçisi’nin kabulü [Jean-Baptiste van Mour’un (Jan-Batiste van Mur) yaptığı bir tablo, 1724 Ulusal Müze, Hollanda]
Soru 5
Osmanlı Devleti’nde 1808’de imzalanan Sened-i İttifak, bazı tarihçiler tarafından ilk anayasal belge olarak kabul edilir. Padişahın yetkileri ilk kez bu belge ile sınırlanmıştı. Fransız İhtilali ile ortaya çıkan milliyetçilik fikri, XIX. yüzyılda Osmanlı Devleti’nde ayrılıkçı düşünceleri canlandırmıştı. Milliyetçilik fikrini etkisizleştirmek, Avrupa’nın Osmanlı’nın iç işlerine karışmasını önlemek üzere Sultan Abdülmecid’in onayıyla 1839’da Tanzimat Fermanı ilan edildi. Fermanda hangi dinden olursa olsun ayrım gözetilmeden kişilerin can ve mal güvenliğinin sağlanacağı beyan edildi. Özel mülkiyet kabul edildi, müsadere kaldırıldı. Mahkemeye çıkmadan ve hakkında hüküm verilmeden kimsenin idam edilemeyeceği kabul edildi. Tanzimat Fermanı’nda yer alan maddelerin uygulanması için padişah yemin etti. Bazı tarihçilere göre Tanzimat Fermanı, gerçekte bir anayasa olmasa da Türk tarihinde anayasal sistemin başlangıcı oldu.
Soru 6
Sultan Abdülmecid Dönemi’nde 1856’da kabul edilen Islahat Fermanı’yla gayrimüslimlere bazı yeni haklar verildi. Avrupa tarzı kurumlar kuruldu. Dil, din, ırk ayırt edilmeksizin bütün Osmanlı tebaası tek bir millet olarak kabul edildi. Devlet içinde bir Müslüman’ın sahip olduğu haklara diğer dinlere mensup kişiler de sahip oldu.
Çözüm:
Bu soruda bizden, Sened-i İttifak’ın neden ilk anayasal belge olarak kabul edildiğini ve Tanzimat Fermanı’nın Türk tarihindeki önemini açıklamamız isteniyor. Hadi bu iki önemli gelişmeyi birlikte inceleyelim.
Sened-i İttifak’ın İlk Anayasal Belge Olarak Kabul Edilme Nedenleri:
- Padişahın Yetkilerinin Sınırlandırılması: En önemli sebep budur. Normalde padişahın yetkileri sınırsızken, Sened-i İttifak ile ilk defa padişahın yetkileri başka bir otorite (bu durumda ayanlar) tarafından sınırlandırılmıştır. Bu, anayasaların temel özelliklerinden biridir; yani devlet gücünün keyfi kullanımını engellemektir.
- Belirli Kuralların Getirilmesi: Bu belge, devlet yönetimiyle ilgili belirli kurallar ve karşılıklı haklar getirmiştir.
Tanzimat Fermanı’nın Türk Tarihindeki Önemi:
Tanzimat Fermanı, Türk tarihinde çok önemli bir dönüm noktasıdır ve önemini şu maddelerle açıklayabiliriz:
- Eşitlik Vurgusu: En dikkat çekici yönlerinden biri, Osmanlı Devleti’ndeki tüm tebaanın (vatandaşların) din, dil, ırk ayrımı gözetilmeksizin eşit haklara sahip olacağının ilan edilmesidir. Bu, o dönemin dünyası için oldukça yenilikçi bir fikirdir.
- Can ve Mal Güvenliği: Fermanda, herkesin can ve mal güvenliğinin devlet tarafından sağlanacağı belirtilmiştir. Bu, vatandaşların devlet güvencesi altında olduğunu gösterir.
- Hukuk Devleti Anlayışı: Mahkemeye çıkmadan kimsenin cezalandırılamayacağı ve özel mülkiyet hakkının tanınması gibi maddeler, hukukun üstünlüğü ilkesinin benimsenmeye başlandığını gösterir.
- Avrupa’nın Etkisi ve Karışmayı Önleme Çabası: Fermanda, milliyetçilik akımlarının yayılması ve Avrupa devletlerinin Osmanlı’nın iç işlerine karışmasını önleme amacı da güdülmüştür. Bu fermanla, gayrimüslimlerin de devlete bağlılıklarının artırılması hedeflenmiştir.
- Anayasal Sistemin Başlangıcı: Bazı tarihçiler, Tanzimat Fermanı’nı tam bir anayasa olmasa da, Türk tarihinde anayasal yönetim anlayışının ilk adımı olarak görmektedirler. Çünkü padişah bile bu fermanın uygulanacağına dair yemin etmiştir.
Bu gelişmeler, Osmanlı Devleti’nin modernleşme yolunda attığı önemli adımlardır ve günümüzdeki demokratik devlet anlayışının temellerini atmıştır.
Soru 7
Sultan Abdülmecid Dönemi’nde 1856’da kabul edilen Islahat Fermanı’yla gayrimüslimlere bazı yeni haklar verildi. Avrupa tarzı kurumlar kuruldu. Dil, din, ırk ayırt edilmeksizin bütün Osmanlı tebaası tek bir millet olarak kabul edildi. Devlet içinde bir Müslüman’ın sahip olduğu haklara diğer dinlere mensup kişiler de sahip oldu.
Çözüm:
Bu soruda, Islahat Fermanı’nın gayrimüslimlere hangi hakları tanıdığı ve bu fermanın Osmanlı toplumu üzerindeki etkisi soruluyor. Hadi metinden yola çıkarak bu soruların cevaplarını bulalım.
Islahat Fermanı’nın Gayrimüslimlere Tanıdığı Haklar:
Islahat Fermanı, adından da anlaşılacağı gibi, Osmanlı Devleti’ndeki gayrimüslim (Müslüman olmayan) vatandaşlara yönelik hakları genişletmiştir. Bu haklar şunlardır:
- Eşitlik İlkesinin Güçlendirilmesi: En önemli nokta, Islahat Fermanı ile gayrimüslimlerin, Müslümanlar ile eşit haklara sahip olacağının açıkça belirtilmesidir. Bu, daha önce Tanzimat Fermanı ile atılan eşitlik adımının daha da pekiştirilmesi anlamına geliyordu.
- Yeni Haklar Verilmesi: Metinde “bazı yeni haklar verildiği” belirtiliyor. Bu haklar arasında şunlar sayılabilir (metinde doğrudan açıklanmasa da genel bilgi olarak şunlar düşünülebilir):
- Devlet memurluğuna girebilme (daha önce bazı sınırlamalar olabiliyordu).
- Askerlik hizmetini yapma (bedel ödeyerek veya farklı şekillerde).
- Okullara girme ve eğitim alma hakkı.
- Kendi okullarını açma ve yönetme hakkı.
- Devletin adaletinden eşit şekilde yararlanma.
- Vergi sisteminde eşitlik.
Islahat Fermanı’nın Osmanlı Toplumu Üzerindeki Etkisi:
Bu fermanın Osmanlı toplumu üzerinde birden fazla etkisi olmuştur:
- “Tek Millet” Anlayışının Geliştirilmesi: Fermanın en büyük hedefi, Osmanlı Devleti içindeki farklı din ve etnik kökenlerden insanları “Osmanlı milleti” adı altında birleştirmektir. Dil, din, ırk ayrımı gözetmeksizin herkesin eşit kabul edilmesi, bu “tek millet” anlayışını güçlendirmeyi amaçlıyordu.
- Birlik ve Beraberliği Sağlama Çabası: Özellikle milliyetçilik akımlarının etkili olduğu bir dönemde, bu fermanla farklı grupları bir arada tutma ve devlete bağlılıklarını artırma çabası güdülmüştür.
- Avrupa Devletlerinin Etkisi: Bu fermanın ilan edilmesinde Avrupa devletlerinin Osmanlı’nın iç işlerine karışmasını önleme isteği de önemli bir rol oynamıştır. Avrupalı devletler, Osmanlı’daki gayrimüslimlerin durumunu bahane ederek Osmanlı Devleti’ne baskı yapabiliyorlardı. Islahat Fermanı ile bu baskıyı azaltmak amaçlanmıştır.
- Modernleşme Sürecinin Devamı: Avrupa tarzı kurumların kurulması, Osmanlı’nın modernleşme sürecinde önemli bir adım olarak görülmektedir.
Kısacası Islahat Fermanı, Osmanlı Devleti’nde yaşayan tüm vatandaşlar arasında eşitliği sağlamaya yönelik atılmış çok önemli bir adımdır ve toplumda birlik ve beraberliği güçlendirmeyi hedeflemiştir.
Umarım bu açıklamalar, konuları daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur. Başarılar dilerim!