6. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Ders Kitapı Sayfa 164
Merhaba sevgili 6. sınıf öğrencilerim! Ben İngilizce öğretmeniniz.
Bugün sizlerle birlikte kitabımızdaki “Read it!” bölümünde yer alan okuma parçasını ve altındaki soruları adım adım çözeceğiz. Bu diyalog, ülkemizin uzay teknolojisindeki harika başarılarını anlatıyor. Gökçen ve Emre’nin konuşmalarını dikkatlice okuyup soruları birlikte cevaplayalım. Hazırsanız, haydi başlayalım!
4. a) What is the importance of GÖKTÜRK-2? (GÖKTÜRK-2’nin önemi nedir?)
Adım 1: Sevgili çocuklar, bu sorunun cevabını bulmak için metinde Emre’nin GÖKTÜRK-2 hakkında ne söylediğine bakmamız gerekiyor. Emre’nin konuşmasında şu cümle geçiyor: “GÖKTÜRK-2 is the first high-resolution national earth observation satellite of Türkiye.”
Adım 2: Bu cümle bize GÖKTÜRK-2’nin Türkiye’nin ilk yüksek çözünürlüklü ulusal yer gözlem uydusu olduğunu söylüyor. İşte bu, onun en büyük önemidir. Ülkemiz için bir ilk olması onu çok özel kılıyor.
Sonuç: GÖKTÜRK-2’nin önemi, Türkiye’nin ilk yüksek çözünürlüklü ulusal yer gözlem uydusu olmasıdır.
4. b) How did Gökçen express her feelings about Emre’s knowledge? (Gökçen, Emre’nin bilgisi hakkındaki hislerini nasıl ifade etti?)
Adım 1: Metni hatırlayalım. Emre, GÖKTÜRK-2 hakkında bilgi verdikten sonra Gökçen çok şaşırıyor ve ona bir şey söylüyor. Gökçen’in cümlesi şöyle başlıyor: “Wow, if you know a lot about it, you are probably interested in space.”
Adım 2: Buradaki “Wow” kelimesi, Gökçen’in ne kadar şaşırdığını ve etkilendiğini gösteren bir ünlemdir. Yani Gökçen, Emre’nin bilgisi karşısında şaşkınlığını ve hayranlığını “Wow” diyerek ifade etmiştir.
Sonuç: Gökçen, “Wow” diyerek şaşkınlığını ve hayranlığını dile getirmiştir.
4. c) What is the name of the first national communication satellite? (İlk ulusal haberleşme uydusunun adı nedir?)
Adım 1: Bu sorunun cevabı yine Emre’nin konuşmasında saklı. Emre, ülkemizin uzay alanındaki tecrübesiyle yeni uydular tasarlayabildiğini anlatırken şu ifadeyi kullanıyor: “…and TÜRKSAT 6A, the first national communication satellite.”
Adım 2: Gördüğünüz gibi, Emre açıkça ilk ulusal haberleşme uydumuzun adını söylüyor. Bu uydunun adı TÜRKSAT 6A‘dır.
Sonuç: İlk ulusal haberleşme uydusunun adı TÜRKSAT 6A’dır.
4. d) Which sentence is an offer to Emre? (Hangi cümle Emre’ye bir tekliftir/öneridir?)
Adım 1: Birine bir teklifte veya öneride bulunurken genellikle “should” (yapmalısın/etmelisin) gibi ifadeler kullanırız. Gökçen’in Emre’ye söylediği cümlelere bakalım. Emre’nin uzay teknolojisine olan ilgisini fark edince ona şöyle bir öneride bulunuyor: “If you like space technology that much, you should be an astronomer when you grow up.”
Adım 2: Bu cümlede Gökçen, Emre’ye büyüyünce bir astronom olması gerektiğini söyleyerek ona bir gelecek planı hakkında öneri sunuyor. Bu yüzden bu cümle bir teklif veya öneri cümlesidir.
Sonuç: Emre’ye yapılan teklif cümlesi şudur: “If you like space technology that much, you should be an astronomer when you grow up.”
4. e) What did Gökçen say to express her agreement? (Gökçen, katıldığını belirtmek için ne söyledi?)
Adım 1: Diyaloğun sonuna doğru Emre, “We must work hard together if we want to be a strong country” (Güçlü bir ülke olmak istiyorsak birlikte çok çalışmalıyız) diyor. Gökçen de Emre’nin bu fikrine katılıyor.
Adım 2: Gökçen’in son cümlesi “I agree with you.” diye başlıyor. İngilizcede “I agree with you” ifadesi, “Sana katılıyorum.” demektir. Bu, bir fikre katıldığımızı göstermenin en net yoludur.
Sonuç: Gökçen, katıldığını belirtmek için “I agree with you.” demiştir.
Harikasınız çocuklar! Gördüğünüz gibi metni dikkatli okuduğumuzda tüm soruların cevaplarını kolayca bulabiliyoruz. Unutmayın, okuduğunu anlama becerisi İngilizce öğrenirken en önemli yeteneklerden biridir. Bir sonraki dersimizde görüşmek üzere!