6. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Ders Kitapı Sayfa 160
Harika bir etkinlik! Merhaba sevgili 6. sınıf öğrencilerim, ben İngilizce öğretmeniniz. Şimdi kitabımızdaki bu eğlenceli “Game Time” etkinliğini birlikte inceleyelim ve kelimeleri öğrenelim. Bu bir “Vocabulary Bingo” yani “Kelime Tombalası” oyunu. Amacımız, “Life in the Universe & Future” (Evrende ve Gelecekte Yaşam) ünitesindeki yeni kelimeleri oyun oynayarak öğrenmek.
Hadi başlayalım!
Oyunun Kuralları (How to play)
Öncelikle oyunun nasıl oynandığını adım adım anlayalım. Bu kuralları takip ederek sınıfta harika bir oyun oynayabiliriz.
Adım 1: İlk olarak, kendinize 9 kutucuktan oluşan boş bir Bingo kartı hazırlayın. Tıpkı görseldeki örnek kart gibi 3×3’lük bir tablo çizebilirsiniz.
Adım 2: Kartınızdaki 9 boş kutucuğu, aşağıda verilen GROUP A, GROUP B ve GROUP C listelerindeki kelimelerle doldurmanız gerekiyor. Ama dikkat! Her gruptan tam 3 tane kelime seçmelisiniz. Yani 3 kelime A grubundan, 3 kelime B grubundan ve 3 kelime de C grubundan olacak.
Adım 3: Kartınızı hazırladıktan sonra kimseye göstermeyin, bu sizin gizli kartınız olacak!
Adım 4: Oyuna başladığımızda, her öğrenci sırayla kartındaki kelimelerden birini seçip o kelimeyle ilgili bir cümle kuracak. Öğretmeniniz de bu kullanılan kelimeleri tahtaya yazacak.
Adım 5: Bir arkadaşınızın kurduğu cümlede geçen kelime, sizin kartınızda da varsa, hemen o kelimenin üzerini bir kalemle işaretleyin veya bir çarpı atın.
Adım 6: Kartınızdaki 9 kelimenin tamamı işaretlendiğinde, yani hepsi kullanıldığında, hemen ayağa kalkıp “BINGO!” diye bağırın. Oyunu kazanan siz olursunuz!
Örnek Bingo Kartı (Example Bingo Card)
Görselde bize bir de örnek kart vermişler. Bakın, bu kartta her gruptan 3 kelime seçilmiş:
- GROUP A’dan: to launch, to suspect, to exceed
- GROUP B’den: artificial, solar, abstract
- GROUP C’den: an asteroid, a rocket, a spaceship
Siz de kendi kartınızı bu şekilde farklı kelimelerle oluşturacaksınız.
Kelime Grupları ve Anlamları
Şimdi de oyunda kullanacağımız kelimelerin anlamlarını öğrenelim ki hem oyunu daha iyi oynayalım hem de kelime dağarcığımızı genişletelim. Bu kelimelerin hepsi uzay, bilim ve gelecek ile ilgili, çok havalı kelimeler!
GROUP A (Bu gruptakiler genellikle bir eylem, bir hareket bildiren fiillerdir.)
- to estimate: tahmin etmek, kestirmek.
Örnek: Scientists estimate the size of the new planet. (Bilim insanları yeni gezegenin boyutunu tahmin ediyor.)
- to launch: fırlatmak (roket, uydu gibi).
Örnek: They will launch a new satellite next month. (Gelecek ay yeni bir uydu fırlatacaklar.)
- to orbit: yörüngede dönmek.
Örnek: The Moon orbits the Earth. (Ay, Dünya’nın yörüngesinde döner.)
- to observe: gözlemlemek.
Örnek: We can observe the stars with a telescope. (Yıldızları bir teleskopla gözlemleyebiliriz.)
- to suspect: şüphelenmek.
Örnek: I suspect there is life on other planets. (Diğer gezegenlerde yaşam olduğundan şüpheleniyorum.)
- to witness: tanık olmak, şahit olmak.
Örnek: He was the first person to witness the meteor shower. (Göktaşı yağmuruna tanık olan ilk kişi oydu.)
- to navigate: yol bulmak, yönlendirmek.
Örnek: The spaceship can navigate through the asteroid belt. (Uzay gemisi, asteroit kuşağında yolunu bulabilir.)
- to transmit: iletmek, aktarmak (sinyal, bilgi vb.).
Örnek: The satellite will transmit data to Earth. (Uydu, Dünya’ya veri iletecek.)
- to transplant: nakletmek (organ nakli gibi).
Örnek: In the future, doctors might transplant organs grown in a lab. (Gelecekte doktorlar laboratuvarda üretilen organları nakledebilir.)
- to exceed: aşmak, geçmek.
Örnek: The rocket’s speed will exceed our expectations. (Roketin hızı beklentilerimizi aşacak.)
GROUP B (Bu gruptakiler ise bir şeyin özelliğini anlatan sıfatlardır.)
- massive: çok büyük, devasa, kocamah.
Örnek: Jupiter is a massive planet. (Jüpiter devasa bir gezegendir.)
- cosmic: kozmik, evrensel, uzayla ilgili.
Örnek: We are studying cosmic rays. (Kozmik ışınları inceliyoruz.)
- artificial: yapay (insan yapımı).
Örnek: The satellite is an artificial object in space. (Uydu, uzaydaki yapay bir nesnedir.)
- logical: mantıklı.
Örnek: Your idea about space travel is very logical. (Uzay yolculuğu hakkındaki fikrin çok mantıklı.)
- realistic: gerçekçi.
Örnek: A trip to Mars is not a realistic plan for this year. (Mars’a bir gezi bu yıl için gerçekçi bir plan değil.)
- reasonable: makul, akla uygun.
Örnek: The cost of the new telescope is reasonable. (Yeni teleskobun fiyatı makul.)
- solar: güneşle ilgili, güneş-.
Örnek: Our planet is in the solar system. (Gezegenimiz Güneş sistemindedir.)
- abstract: soyut (dokunamadığımız, göremediğimiz).
Örnek: The concept of time is abstract. (Zaman kavramı soyuttur.)
- sustainable: sürdürülebilir (doğaya zarar vermeden devam ettirilebilen).
Örnek: We need sustainable energy sources for the future. (Gelecek için sürdürülebilir enerji kaynaklarına ihtiyacımız var.)
- technological: teknolojik.
Örnek: This spaceship has many technological advancements. (Bu uzay gemisi birçok teknolojik gelişmeye sahip.)
GROUP C (Bu gruptakiler de varlıkların, nesnelerin veya kişilerin adları olan isimlerdir.)
- an asteroid: bir göktaşı, asteroit.
Örnek: An asteroid can be very large. (Bir asteroit çok büyük olabilir.)
- an astronomer: bir gök bilimci, astronom.
Örnek: An astronomer studies stars and planets. (Bir gök bilimci yıldızları ve gezegenleri inceler.)
- a telescope: bir teleskop.
Örnek: I looked at the moon through a telescope. (Aya bir teleskopla baktım.)
- a capsule: bir kapsül.
Örnek: The astronauts returned to Earth in a small capsule. (Astronotlar Dünya’ya küçük bir kapsül içinde döndüler.)
- a rocket: bir roket.
Örnek: A rocket can travel to space. (Bir roket uzaya seyahat edebilir.)
- an exploration: bir keşif.
Örnek: Space exploration is very exciting. (Uzay keşfi çok heyecan verici.)
- a voyage: bir (uzun) yolculuk, sefer.
Örnek: The spaceship started its voyage to Mars. (Uzay gemisi Mars’a olan yolculuğuna başladı.)
- a satellite: bir uydu.
Örnek: A satellite sends TV signals. (Bir uydu televizyon sinyalleri gönderir.)
- a shadow: bir gölge.
Örnek: The Earth casts a shadow on the Moon during an eclipse. (Tutulma sırasında Dünya, Ay’ın üzerine bir gölge düşürür.)
- a spaceship: bir uzay gemisi.
Örnek: The crew is ready inside the spaceship. (Mürettebat uzay gemisinin içinde hazır.)
İşte bu kadar çocuklar! Artık hem oyunun nasıl oynanacağını hem de kelimelerin anlamlarını biliyorsunuz. Bu kelimelerle kendi cümlelerinizi kurmayı da unutmayın. Şimdi kendi Bingo kartlarınızı hazırlamaya ne dersiniz? İyi eğlenceler!