5. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2.Kitap Sayfa 52
Harika bir çalışma kağıdı! Sevgili öğrencilerim, gelin bu “Ön Değerlendirme İstasyonu”ndaki soruları birlikte, adım adım çözelim ve “Maddenin Doğası” ünitesine ne kadar hazır olduğumuzu görelim. Hazırsanız, başlıyoruz!
1. Soru
a) Çevremizdeki taş, su, hava gibi maddeler bütünsel yapıda mıdır? Açıklayalım.
Merhaba çocuklar! Bu soru bize, etrafımızda gördüğümüz maddelerin tek bir parça mı, yoksa küçük parçacıklardan mı oluştuğunu soruyor. Mesela bir bardağa baktığımızda onu pürüzsüz ve tek parça gibi görürüz, değil mi? Ama aslında öyle değil!
Çözüm:
Hayır, çevremizdeki maddeler bütünsel yani tek parça bir yapıda değildir. Gözümüzle göremediğimiz için bize öyle gelirler. Aslında bütün maddeler (katı, sıvı ve gazlar) gözle görülemeyecek kadar küçük, tanecik dediğimiz yapılardan oluşur. Tıpkı bir kumdan kalenin uzaktan tek bir parça gibi görünüp, yakından baktığımızda minicik kum tanelerinden oluştuğunu fark etmemiz gibi!
• Bu maddeler daha küçük taneciklerden oluşmuş olabilir mi? Düşüncelerimizi yazalım.
Çözüm:
Kesinlikle evet! Yukarıda da açıkladığımız gibi, bütün maddelerin temelinde bu minicik tanecikler vardır. Katı bir maddede bu tanecikler birbirine çok yakındır, sıvılarda biraz daha serbesttir, gazlarda ise tamamen dağınıktır. Ama sonuçta hepsi taneciklerden oluşur.
b) Görseldeki dondurma çubuğunun ortadan ikiye bölündüğünü, sonrasında bölme işlemine sürekli devam edildiğini hayal edelim. Elimize geçecek en küçük parçayı düşünelim. Oluşan en küçük parçalar daha da küçük parçalardan oluşmuş mudur? Fikirlerimizi yazalım.
Çözüm:
Bu çok güzel bir düşünce deneyi! Hadi hayal edelim:
Adım 1: Dondurma çubuğunu aldık ve “çat” diye ikiye kırdık.
Adım 2: O parçalardan birini aldık, onu da kırdık. Sonra o minik parçayı da kırdık.
Adım 3: Artık elimizle kıramayacağımız kadar küçük bir parçacık kaldı diyelim. Sorumuz şu: Bu minicik parçacık, daha da küçük parçalardan mı oluşuyor?
Sonuç:
Evet, oluşur! Bizim gözümüzün gördüğü veya elimizle tutabildiğimiz en küçük parça bile, aslında milyonlarca, hatta milyarlarca daha küçük tanecikten oluşur. Yani o dondurma çubuğunu ne kadar bölersek bölelim, en sonunda maddenin özelliklerini taşıyan en küçük yapı taşlarına, yani taneciklere ulaşırız. Bu tanecikler o kadar küçüktür ki onları en güçlü mikroskoplarla bile göremeyiz.
2. Soru
a) Günlük yaşamda “ısı” ve “sıcaklık” kavramlarının birbirinin yerine kullanılması uygun mudur? Nedenini açıklayalım.
Çocuklar, bu konu en çok karıştırılan konulardan biridir ama aslında çok basittir. “Bugün havanın ısısı çok yüksek” veya “Vücut ısım 38 derece” gibi cümleleri duymuşsunuzdur. Peki bunlar doğru mu?
Çözüm:
Hayır, bu iki kavramı birbirinin yerine kullanmak uygun değildir. Çünkü ikisi farklı şeylerdir!
- Sıcaklık: Bir maddenin taneciklerinin ne kadar hızlı hareket ettiğinin bir ölçümüdür. Termometre ile ölçeriz ve birimi Derece Selsiyus’tur (°C). Yani sıcaklık, bir enerji değildir, sadece bir ölçümdür.
- Isı: Sıcaklığı yüksek olan bir maddeden sıcaklığı düşük olan bir maddeye aktarılan enerjidir. Isı bir enerjidir ve alınıp verilebilir. Isıyı termometre ile doğrudan ölçemeyiz, ancak etkilerini (örneğin sıcaklık artışını) görebiliriz.
Kısacası; sıcaklık ölçülür, ısı aktarılır.
b) Aşağıda “ısı” ve “sıcaklık” kavramlarıyla ilgili ifadeleri doğru ya da yanlış olmasına göre “✔” ile işaretleyelim.
Hadi cümleleri tek tek inceleyelim:
1. İfade: Suyun sıcaklığını 25 °C olarak ölçtüm.
Açıklama: Sıcaklık, termometre ile ölçülür ve birimi °C’dir. Bu cümle tamamen doğru bir kullanım.
Sonuç: Doğru (✔)
2. İfade: Yaz ayında güneş altında kalan arabanın sıcaklığı 50 °C oldu.
Açıklama: Arabanın sahip olduğu değer bir ölçümdür ve termometre ile ölçülebilir. Bu yüzden “sıcaklık” kelimesi doğru kullanılmıştır.
Sonuç: Doğru (✔)
3. İfade: Dondurmam sıcaklık aldıkça eridi.
Açıklama: İşte bu hatalı! Dondurma erimek için çevreden enerji alır. Aktarılan bu enerjiye ısı deriz. Dondurma “ısı” alır, “sıcaklık” almaz. Doğrusu “Dondurmam ısı aldıkça eridi” olmalıydı.
Sonuç: Yanlış (✔)
4. İfade: Kalorifer peteğinin verdiği ısı, oda sıcaklığını artırdı.
Açıklama: Bu cümle harika bir örnek! Kalorifer ortama enerji, yani ısı verir. Bu verilen enerji de odanın sıcaklığını, yani ölçüm değerini artırır. Kavramlar doğru kullanılmış.
Sonuç: Doğru (✔)
5. İfade: Yaptığım kardan adam güneşten sıcaklık alarak eridi.
Açıklama: Tıpkı dondurma örneğindeki gibi bir hata. Kardan adam güneşten enerji, yani ısı alır. “Sıcaklık” almaz. Doğrusu “Yaptığım kardan adam güneşten ısı alarak eridi” olmalıydı.
Sonuç: Yanlış (✔)
6. İfade: Kardeşim ateşlendiğinde vücut ısısı 39 °C ölçüldü.
Açıklama: Bu da günlük hayatta en sık yapılan yanlışlardan biri! Termometre ile ölçtüğümüz şey “vücut sıcaklığı”dır, “vücut ısısı” değil. Doğrusu “Kardeşim ateşlendiğinde vücut sıcaklığı 39 °C ölçüldü” olmalıydı.
Sonuç: Yanlış (✔)
c) Aşağıdaki kutulara “ısı” ve “sıcaklık” kavramları ile ilgili birer cümle yazalım. Yazdıklarımızı öğretmenimizle paylaşalım. Hatalarımız varsa düzeltelim.
Elbette, hemen doğru birer örnek yazalım!
ISI
Ocağın üzerine koyduğum tencere, ateşten ısı alarak içindeki yemeği pişirdi.
SICAKLIK
Hasta olduğum için annem ateşimi ölçtü ve vücut sıcaklığımın 38 °C olduğunu söyledi.
Umarım tüm açıklamalar anlaşılır olmuştur. Unutmayın, fen bilimleri etrafımızdaki dünyayı anlamanın en eğlenceli yoludur! Başarılar dilerim!