5. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2.Kitap Sayfa 97
Harika bir ünite sonu tekrarı! Merhaba sevgili öğrencilerim, ben Fen Bilimleri öğretmeniniz. Şimdi bu sorulara birlikte bakalım ve cevaplarını adım adım, kolayca anlayacağınız şekilde bulalım. Hazırsanız, başlayalım!
Soru 1: Katı, sıvı ve gaz maddelerinden hangileri akışkan özelliğe sahiptir? Sebebini yazalım.
Çözüm:
Sevgili çocuklar, maddeleri oluşturan minik tanecikler olduğunu biliyoruz. Bu taneciklerin hareketine göre maddelerin özellikleri değişir.
- Sıvı maddeler ve gaz maddeler akışkan özelliğe sahiptir.
Peki neden? Şöyle düşünelim:
Adım 1: Sıvıların ve gazların tanecikleri, katılar gibi birbirine sımsıkı bağlı değildir. Bu tanecikler birbiri üzerinden kayarak hareket edebilirler. Tıpkı bir misket torbasını döktüğümüzde misketlerin etrafa yayılması gibi!
Adım 2: Bu serbest hareket yeteneği sayesinde sıvılar ve gazlar konuldukları kabın şeklini alabilir ve bir yerden başka bir yere akabilirler. Mesela sürahideki suyu bardağa dökeriz ya da parfüm sıktığımızda kokusu odaya yayılır. İşte bu, onların akışkan olmasından kaynaklanır. Katıların tanecikleri ise sadece titreşim hareketi yaptığı için akamazlar.
Soru 2: Katı, sıvı ve gaz maddeleri tanecikler arasındaki boşluğa göre büyükten küçüğe doğru sıralayalım.
Çözüm:
Haydi, maddelerin taneciklerini bir sınıfın öğrencileri gibi düşünelim.
Adım 1: Gaz halinde tanecikler, teneffüsteki öğrenciler gibidir. Bahçenin her yerine dağılırlar ve aralarında çok büyük boşluklar vardır. Yani en fazla boşluk gazlarda bulunur.
Adım 2: Sıvı halinde tanecikler, koridorda yürüyen öğrenciler gibidir. Birbirlerine yakındırlar ama aralarında gezinebilecek kadar boşluk vardır.
Adım 3: Katı halinde tanecikler ise sınıfta sıralarında oturan öğrenciler gibidir. Neredeyse hiç boşluk olmadan, dip dibe ve düzenli bir şekilde dururlar. Yani en az boşluk katılarda bulunur.
Bu durumda büyükten küçüğe doğru sıralamamız şöyle olur:
Gaz > Sıvı > Katı
Soru 3: Isı alan bir maddenin tanecik hareketliliği nasıl değişir?
Çözüm:
Isı bir enerjidir çocuklar. Taneciklere enerji verdiğimizde ne olur? Tıpkı sizin enerji dolu olduğunuzda yerinizde duramadığınız gibi, tanecikler de daha çok hareket etmeye başlar!
Adım 1: Bir madde ısı aldığında, bu ısı enerjisi taneciklere geçer.
Adım 2: Enerjisi artan tanecikler daha hızlı hareket etmeye (titreşmeye, dönmeye, öteleme hareketi yapmaya) başlar.
Kısacası, ısı alan bir maddenin tanecik hareketliliği artar. Mesela soğuk suya göre sıcak suyun tanecikleri çok daha hızlı hareket eder.
Soru 4: Isı ve sıcaklık kavramlarının farklı yönleri nelerdir? İki tanesini yazalım.
Çözüm:
Isı ve sıcaklık sık sık karıştırılır ama aslında farklı şeylerdir. İşte en önemli farkları:
- Fark 1: Isı bir enerjidir. Maddeler arasında alınıp verilebilir. Sıcaklık ise bir ölçümdür. Bu enerjinin madde üzerindeki etkisini, yani taneciklerin ne kadar hızlı hareket ettiğini gösterir.
- Fark 2: Isının birimi Kalori (cal) veya Joule (J)‘dür. Sıcaklığın birimi ise bizim kullandığımız Derece Celcius (°C)‘tur. Isıyı kalorimetre kabı ile, sıcaklığı ise termometre ile ölçeriz.
Soru 5: İçerisinde su kaynayan tencerenin kapağında su damlalarının oluşması hangi olaya örnektir?
Çözüm:
Bu olayı mutfakta annelerimize yardım ederken hepimiz görmüşüzdür.
Adım 1: Tenceredeki su kaynayınca buharlaşır ve gaz haline (su buharı) geçer.
Adım 2: Bu sıcak su buharı yükselir ve kendisinden daha soğuk olan tencere kapağına çarpar.
Adım 3: Soğuk bir yüzeye çarpan gaz halindeki su buharı, ısısını kaybeder ve tekrar sıvı hale döner. İşte bu küçük su damlacıklarını oluşturur.
Gaz halindeki bir maddenin ısı vererek sıvı hale geçmesi olayına yoğuşma (veya yoğunlaşma) diyoruz. Yani bu olay, yoğuşmaya harika bir örnektir.
Soru 6: Katı bir maddede hangi hâl değişimleri görülebilir?
Çözüm:
Katı bir maddeye ne yaparsak hali değişir? Tabii ki ona ısı verirsek!
- Erime: Katı bir madde yeterince ısı aldığında sıvı hale geçer. Buzun eriyip su olması gibi. Bu olaya erime denir.
- Süblimleşme: Bazı özel katı maddeler ise ısı aldığında sıvı hale hiç uğramadan doğrudan gaz haline geçerler. Naftalinin zamanla yok olması ya da kuru buzun duman çıkararak kaybolması gibi. Bu olaya da süblimleşme denir.
Soru 7: Kaynama ve buharlaşma arasındaki farklar nelerdir?
Çözüm:
İkisi de sıvının gaza dönüşmesidir ama aralarında önemli farklar var.
- Fark 1: Buharlaşma her sıcaklıkta olur. Yere dökülen suyun bir süre sonra kuruması gibi. Kaynama ise belirli bir sıcaklıkta olur. Mesela su 100°C’de kaynar.
- Fark 2: Buharlaşma sıvının sadece yüzeyinde olur ve yavaştır. Kaynama ise sıvının her yerinde olur, dipten yüzeye baloncuklar çıkar ve hızlı bir olaydır.
Soru 8: Tencere, tava gibi araçlarda ısı iletkeni ve yalıtkanlarının bir arada kullanılmasının sebebi nedir?
Çözüm:
Bu, çok akıllıca bir tasarımdır! Amaç, ısıyı istediğimiz yere hızlıca iletmek, istemediğimiz yerden ise uzak tutmaktır.
Adım 1: Tencerenin yemek pişen metal kısmı, ısıyı ocaktan alıp yemeğe hızlıca iletmelidir. Bu yüzden bu kısım metal gibi iyi bir ısı iletkeni maddeden yapılır.
Adım 2: Tencerenin sapları ise elimizin yanmaması için ısıyı iyi iletmemelidir. Bu yüzden saplar plastik veya bakalit gibi ısı yalıtkanı maddelerden yapılır.
Yani kısacası; yemeği çabuk pişirmek ve elimizi yakmadan tencereyi güvenle tutabilmek için iletken ve yalıtkanlar bir arada kullanılır.
Soru 9: Binalarda ısı yalıtımı yapılmasının aile ekonomisine katkıları nelerdir?
Çözüm:
Isı yalıtımı, evimiz için adeta bir kışlık mont veya termos gibidir.
Adım 1: Kışın yaktığımız kalorifer veya sobanın oluşturduğu sıcak havanın dışarı kaçmasını engeller. Böylece evimiz daha uzun süre sıcak kalır ve daha az yakıt yakarız.
Adım 2: Yazın ise dışarıdaki sıcak havanın içeri girmesini engeller. Böylece evimiz daha serin kalır ve klimayı daha az çalıştırmamız gerekir.
Sonuç olarak, hem kışın ısınma hem de yazın soğutma için harcadığımız enerji azalır. Bu da ailemizin doğal gaz ve elektrik faturalarının daha düşük gelmesini sağlar. Yani ısı yalıtımı paramızın cebimizde kalmasına yardımcı olur.
Soru 10: Isı yalıtımlı bir bina tasarlarken yalıtım malzemelerini binanın hangi bölümlerine yerleştirebiliriz?
Çözüm:
Bir binayı sıcak ve soğuktan korumak için onu adeta bir battaniye gibi sarmamız gerekir. Bu yüzden ısı kaçağının olabileceği her yere yalıtım malzemesi koymalıyız. Bu bölgeler şunlardır:
- Dış duvarlar: Binanın en geniş yüzeyidir ve en çok ısı kaybı buradan olur.
- Çatı: Isınan hava yükseldiği için kışın en çok ısı çatıdan kaçar.
- Zemin ve döşemeler: Özellikle en alt katlarda yerden gelen soğuğu kesmek için önemlidir.
- Pencereler: Tek cam yerine çift camlı (ısıcam) pencereler kullanarak ısı yalıtımı sağlanır.
Umarım tüm cevaplar anlaşılır olmuştur. Unutmayın, Fen Bilimleri etrafımızdaki dünyayı anlamanın en eğlenceli yoludur! Başarılar dilerim