3. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Sonuç Yayınları Sayfa 221
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün Türkçe dersimizde çok güzel iki etkinlik yapacağız. Hem hayvan sevgisi üzerine düşüneceğiz hem de konuşma çizgisinin nasıl kullanıldığını öğreneceğiz. Hazırsanız başlayalım!
5. Etkinlik
Hayvanları korumak ve onların yaşamlarını devam ettirmelerini sağlamak niçin önemlidir? Bu konudaki duygu ve düşüncelerini aşağıya yazabilir misin?
Çözüm:
Sevgili çocuklar, hayvanları korumak gerçekten çok önemli bir görevimiz. Çünkü hayvanlar da bizim gibi canlı varlıklar. Onların da yaşamaya, beslenmeye, barınmaya ve güvenliğe ihtiyaçları var. Dünyayı biz insanlarla paylaşıyorlar ve doğanın dengesi için çok değerli bir yere sahipler. Örneğin, arılar çiçekleri tozlaştırarak meyve ve sebzelerin oluşmasını sağlarken, kuşlar zararlı böcekleri yiyerek bitkileri korur.
Ben hayvanları çok seviyorum. Onların masum bakışları, sevimli halleri içimi ısıtıyor. Bir hayvanın acı çektiğini görmek beni çok üzer. Bu yüzden, onlara iyi davranmak, zarar vermemek ve ihtiyaç duyduklarında yardım etmek hepimizin görevi olmalı. Onların da yaşam haklarına saygı duymalı, yuvalarını bozmamalı ve doğal ortamlarını korumalıyız. Unutmayalım ki, sağlıklı bir doğa için hayvanlara da ihtiyacımız var.
6. Etkinlik
a. Konuşma çizgisinin kullanımını inceleyelim.
Çocuk eğilip kaplumbağayı çevirmeye çalıştı. Fakat gücü yetmedi. Ter içinde,
– Çok ağırsınız, dedi.
Su kaplumbağası:
– Beni denize doğru itebilirsen dalgaların yardımıyla dönebilirim, dedi.
Çözüm:
Sevgili öğrenciler, konuşma çizgisi (tire işareti), bir hikâyede veya yazıda karakterlerin söylediklerini, yani doğrudan aktarılan sözleri göstermek için kullanılır. Yukarıdaki örnekte de gördüğümüz gibi, konuşma çizgisi sayesinde hangi cümlenin kimin ağzından çıktığını kolayca anlıyoruz.
- İlk konuşma çizgisi (– Çok ağırsınız, dedi.) çocuğun sözünü belirtiyor.
- İkinci konuşma çizgisi (– Beni denize doğru itebilirsen dalgaların yardımıyla dönebilirim, dedi.) ise su kaplumbağasının sözünü gösteriyor.
Konuşma çizgisi, özellikle hikâye okurken veya yazarken kimin konuştuğunu anlamamızı sağlar ve yazıyı daha akıcı hale getirir.
b. Aşağıdaki cümlelerin uygun yerlerinde konuşma çizgisi kullanalım.
Bir süre sonra kaplumbağa suyun yüzeyinde göründü. Teşekkür ederim, size borcumu nasıl ödeyebilirim, diye sordu. Ne borcu? Benim yerimde kim olsa aynı şeyi yapardı, dedi çocuk.
Çözüm:
Şimdi bu cümlelerde kimin konuştuğunu bulalım ve konuşma çizgilerini yerleştirelim. Unutmayın, konuşma çizgisi konuşmanın hemen başına gelir.
Adım 1: Konuşan kişileri ve söyledikleri sözleri belirleyelim.
- Kaplumbağa ne demiş? “Teşekkür ederim, size borcumu nasıl ödeyebilirim?”
- Çocuk ne demiş? “Ne borcu? Benim yerimde kim olsa aynı şeyi yapardı.”
Adım 2: Belirlediğimiz konuşmaların başına konuşma çizgisini (–) ekleyelim.
Doğru kullanım:
Bir süre sonra kaplumbağa suyun yüzeyinde göründü.
– Teşekkür ederim, size borcumu nasıl ödeyebilirim, diye sordu.
– Ne borcu? Benim yerimde kim olsa aynı şeyi yapardı, dedi çocuk.
Gördüğünüz gibi, konuşma çizgisi sayesinde hangi sözün kaplumbağaya, hangi sözün çocuğa ait olduğunu hemen anladık. Harika değil mi?
Gelecek Derse Hazırlık
Atatürk’ün çocukluk anılarını araştırınız.
Sevgili çocuklar, bu da sizin gelecek derse hazırlığınız. Atatürk’ün çocukluk yıllarında yaşadığı maceraları, öğrendiği dersleri ve nasıl bir çocuk olduğunu araştırmanız hem çok keyifli olacak hem de bize çok şey öğretecek. Şimdiden kolay gelsin!