3. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Sonuç Yayınları Sayfa 200
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizlerle Bestami Yazgan’ın “Masal Salıncağı” adlı kitabından aldığımız bir bölümü ve bu bölümle ilgili soruları birlikte inceleyeceğiz. Kitabın kapağına baktığımızda bile içimizi ısıtan bir masal dünyası bizi karşılıyor, değil mi? Şimdi Canpatlı Dede’nin sözlerine ve bu sözler üzerinden sorulan sorulara yakından bakalım.
1. Soru: “Canpatlı Dede: Neyin nesi olduğunu bilmediğimiz bu tohumları tarlamıza ekemeyiz! Anlı şanlı patlıcan bizim neyimize yetmiyor?” diyor. Bu sözlerden onun kişiliği hakkında nasıl bir sonuca varıyorsunuz?
Çözüm:
Canpatlı Dede’nin bu sözlerini dikkatlice dinlediğimizde, onun nasıl biri olduğunu anlamak için ipuçları bulabiliriz. Hadi adım adım inceleyelim:
- Adım 1: Canpatlı Dede, “Neyin nesi olduğunu bilmediğimiz bu tohumları tarlamıza ekemeyiz!” diyor. Bu cümle, onun bilmediği, tanımadığı şeylere karşı temkinli, hatta biraz da ön yargılı olduğunu gösteriyor. Yeni fikirlere veya farklı şeylere açık değil gibi duruyor.
- Adım 2: Sonra da ekliyor: “Anlı şanlı patlıcan bizim neyimize yetmiyor?” Bu söz ise, Canpatlı Dede’nin alışkanlıklarına bağlı, yeniliklere kapalı ve belki de biraz da sabit fikirli olduğunu ortaya koyuyor. Elindekilerle yetinmeyi tercih ediyor ve farklı seçenekleri denemek istemiyor.
Sonuç: Canpatlı Dede’nin sözlerinden yola çıkarak, onun yeniliklere kapalı, bildiği ve alışık olduğu şeylerin dışına çıkmak istemeyen, temkinli ve biraz da ön yargılı bir kişiliğe sahip olduğunu söyleyebiliriz. Belki de biraz da inatçı diyebiliriz, ne dersiniz?
2. Soru: Canpatlı Dede’nin bu davranışını doğru buluyor musunuz?
Çözüm:
Bu soruya cevap verirken kendi düşüncelerimizi ve değerlerimizi ortaya koymamız gerekiyor. Hadi bu durumu birlikte değerlendirelim:
- Adım 1: Canpatlı Dede, tohumların ne olduğunu bilmediği için onları ekmeyi reddediyor. Bu, araştırmadan, denemeden ve öğrenmeden bir şeyi reddetmek anlamına geliyor. Yeni tohumlar belki de çok güzel, verimli veya farklı sebzeler verebilir, değil mi?
- Adım 2: “Anlı şanlı patlıcan bizim neyimize yetmiyor?” demesi, mevcut durumdan memnun olduğunu, ama yeniye kapalı olduğunu gösteriyor. Hayatta bazen yeni şeyler denemek, farklı deneyimler yaşamak bize çok güzel kapılar açabilir. Bilim de böyle ilerlemiyor mu? Hep deneme yanılma yoluyla yeni şeyler öğreniyoruz.
Sonuç: Canpatlı Dede’nin bu davranışını doğru bulmuyorum. Çünkü bilmediği bir şeyi araştırmadan, denemeden ve öğrenmeye çalışmadan reddetmek, insanın gelişmesine ve yeni güzellikler keşfetmesine engel olur. Hayatta yeni deneyimlere açık olmak, farklı fikirlere şans vermek çok önemlidir. Belki de o tohumlar, patlıcandan çok daha lezzetli ve faydalı bir şeyler verecekti!
3. Soru: Siz olsaydınız nasıl davranırdınız?
Çözüm:
Şimdi sıra sizde! Canpatlı Dede’nin yerinde olsaydınız ne yapardınız? Haydi düşünelim:
- Adım 1: Öncelikle, bilmediğim tohumlar geldiğinde hemen reddetmezdim. Merak ederdim! “Bu tohumlar neyin nesi?” diye sorar, araştırmaya başlardım. Belki bilen birine danışırdım, belki internetten bakardım ya da küçük bir kısmını test etmek için ekerdim.
- Adım 2: Eğer tohumların zararlı olmadığına ikna olsaydım, tarlamın küçük bir köşesine veya birkaç saksıya ekerek denerdim. Böylece hem patlıcanlarımdan vazgeçmemiş olurdum hem de yeni bir şeyi keşfetme şansı yakalamış olurdum.
- Adım 3: Eğer ektiğim tohumlar güzel sonuçlar verseydi, tarlamı çeşitlendirmiş olurdum. Belki de yeni bir sebze yetiştiricisi olarak ün bile kazanırdım!
Sonuç: Ben Canpatlı Dede’nin yerinde olsaydım, önce tohumları araştırır, ne olduklarını öğrenmeye çalışır, ardından da küçük bir kısmını deneyerek yeni bir şeye şans verirdim. Merak etmek ve denemek, hayatımızı zenginleştiren şeylerdir.
4. Soru: Böyle davranan insanlara neler söylemek isterdiniz?
Çözüm:
Canpatlı Dede gibi yeniliklere kapalı, bilmediği şeyleri denemekten kaçınan insanlara söyleyeceklerimiz var, değil mi?
- Adım 1: Onlara öncelikle meraklı olmalarını tavsiye ederdim. Bilmediğimiz şeylerden korkmak yerine, onları öğrenmeye çalışmanın ne kadar heyecan verici olduğunu anlatırdım.
- Adım 2: Hayatın bir keşif yolculuğu olduğunu, her yeni deneyimin bizi daha zengin ve bilgili yaptığını söylerdim. “Belki de hayatınızın en güzel sebzesi o bilmediğiniz tohumlardan çıkacak!” derdim.
- Adım 3: Ön yargılı olmamanın önemini vurgulardım. Bir şeyi denemeden, araştırmadan “olmaz” demenin, bize birçok fırsatı kaçırttığını anlatırdım.
- Adım 4: Son olarak, küçük adımlarla denemeler yapmaktan çekinmemelerini söylerdim. Büyük riskler almak yerine, küçük denemelerle yeni şeyler keşfedebileceklerini hatırlatırdım.
Sonuç: Böyle davranan insanlara, “Hayatta yeni şeyler denemekten ve keşfetmekten korkmayın! Merak edin, araştırın ve ön yargılarınızı bir kenara bırakın. Belki de en güzel şeyler, bilmediğiniz o yeni kapıların ardındadır,” demek isterdim.
Sevgili öğrencilerim, bu etkinlikle hem Canpatlı Dede’nin karakterini inceledik hem de kendi düşüncelerimizi ifade etme fırsatı bulduk. Unutmayın, okumak ve düşünmek her zaman bize yeni kapılar açar!