3. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Sonuç Yayınları Sayfa 131
Merhaba sevgili öğrencilerim! Ben sizin 3. Sınıf Türkçe öğretmeninizim. Bugün sizlerle kitabımızdaki çok güzel ve düşündürücü etkinlikleri birlikte inceleyip cevaplandıracağız. Hazır mısınız? Öyleyse kalemlerimizi hazırlayalım ve dikkatlice dinleyelim!
10. Etkinlik
Sence şiirin resimleri şiire uygun mu? Şiirde anlatılanları, resimlerde görebiliyor musun? Sen olsan bu şiirle ilgili nasıl bir resim çizerdin? Haydi çizelim.
Sevgili çocuklar, bu etkinlikte bizden bir şiirle ilgili düşüncelerimizi söylememiz istenmiş. Ancak sayfamızda şiir metni bulunmuyor. Olsun, biz yine de hayal gücümüzü kullanarak bu soruyu cevaplayabiliriz. Genellikle bu tür etkinliklerde, şiirler bir konuyu anlatır ve resimler de o konuyu daha iyi anlamamıza yardımcı olur, tıpkı bir hikaye kitabındaki resimler gibi. Sayfamızdaki diğer sorulara baktığımızda, konunun ekmeğin sofralarımıza gelene kadar olan serüveni olduğunu tahmin edebiliriz. Hadi şimdi bu konuyu düşünerek soruları cevaplayalım.
Çözüm:
- Adım 1: Şiirin konusunu tahmin edelim.
- Adım 2: Resimlerin uygunluğunu değerlendirelim.
- Adım 3: Kendi resmimizi hayal edelim.
Eğer şiirimiz ekmeğin nasıl yapıldığını, buğdayın tarladan başlayıp soframıza gelene kadar geçtiği aşamaları anlatıyorsa, resimlerin de bu aşamaları göstermesi gerekir. Örneğin, bir buğday tarlası, çiftçi amca, değirmen ve fırın gibi görseller olabilir.
Eğer şiirde anlatılanlar tarlada rüzgarda sallanan buğday başakları, onları toplayan çiftçiler, buğdayı una dönüştüren değirmenler ve undan mis gibi ekmek yapan fırıncılar olsaydı, resimlerin de tam olarak bunları göstermesi gerekirdi. Eğer resimler şiirle uyumluysa, şiiri okurken zihnimizde canlananları resimlerde de görürüz ve şiiri daha iyi anlarız. Uygun resimler, şiiri daha keyifli ve anlaşılır yapar.
Ben olsam bu şiire uygun olarak bir resim çizseydim, resmimin ortasına sarı renkte, güneşte parlayan kocaman bir buğday tarlası çizerdim. Tarlanın bir köşesinde, toprağı işleyen çalışkan bir çiftçi ve uzakta, rüzgarın kanatlarını döndürdüğü eski bir değirmen olurdu. Resmimin başka bir yerinde ise, fırından yeni çıkmış, dumanı tüten, sıcacık bir ekmek sepeti ve etrafında neşeyle koşan çocuklar çizerdim. Böylece resmim, buğdayın tarladan ekmeğe dönüşme serüvenini anlatan şiirin hikayesini gözler önüne sererdi.
11. Etkinlik
Şimdi de 11. etkinliğimizdeki üç soruyu cevaplayalım. Bu sorular, ekmeğin soframıza gelene kadarki yolculuğu hakkında bize daha fazla bilgi verecek.
1. Buğdayı kim üretir?
Çözüm:
- Adım 1: Buğdayın nerede yetiştiğini düşünelim.
- Adım 2: Toprakla uğraşan kişileri hatırlayalım.
Buğday, tarlalarda yetişen bir tahıl bitkisidir. Tarlalarla ilgilenen, tohumları eken, bitkilerin bakımını yapan ve ürünleri toplayan kişiler kimlerdi?
Toprağı ekip biçen, hayvan besleyen ve bize yiyecekler üreten kişilere çiftçi deriz. Onlar sayesinde tarlalarımızdan buğday, sebze ve meyve elde ederiz.
Sonuç: Buğdayı çiftçiler üretir.
2. Buğday nerede un hâline getirilir?
Çözüm:
- Adım 1: Buğdayın nasıl una dönüştüğünü düşünelim.
- Adım 2: Un yapım yerlerini hatırlayalım.
Hasat edilen buğday taneleri serttir. Onları yemek yapımında kullanabilmek için çok ince bir toz, yani un haline getirmemiz gerekir. Bu işlemi yapmak için özel makinelere ve tesislere ihtiyaç duyarız.
Eskiden buğdayı un yapmak için su veya rüzgar gücüyle çalışan büyük taşların olduğu değirmenler kullanılırdı. Günümüzde ise bu işlem, daha büyük makinelerin bulunduğu modern un fabrikalarında yapılır.
Sonuç: Buğday değirmenlerde veya un fabrikalarında un hâline getirilir.
3. Undan neler yapılır?
Çözüm:
- Adım 1: Unun mutfaktaki kullanım alanlarını düşünelim.
- Adım 2: Undan yapılan yiyeceklere örnekler verelim.
Un, mutfaklarımızda çok sık kullandığımız, temel bir malzemedir. Annelerimiz, babalarımız veya fırıncılar undan birçok farklı ve lezzetli yiyecek hazırlarlar.
En başta, her gün severek yediğimiz ekmek gelir. Onun dışında, kahvaltılarda yediğimiz poğaçalar, çıtır çıtır simitler, özel günlerde hazırladığımız pastalar, kurabiyeler, börekler ve hatta mantı ile makarna gibi yemekler de undan yapılır. Gördüğün gibi un, mutfağın yıldızı!
Sonuç: Undan ekmek, poğaça, simit, kurabiye, pasta, börek, mantı ve makarna gibi birçok farklı yiyecek yapılır.
Sayfamızın alt kısmında bize verilen iki önemli mesajı da okuyup üzerine düşünelim:
Yediğimiz ekmeği, içtiğimiz suyu bilinçli tüketmezsek hangi sorunlarla karşılaşabiliriz?
Bu soru çok önemli çocuklar! Ekmek ve su, hayatımızı devam ettirmek için en temel ihtiyaçlarımızdır. Eğer bunları bilinçsizce tüketirsek, yani israf edersek, gereğinden fazla kullanır veya çöpe atarsak, hem bu ürünleri üreten çiftçilerin emeğine saygısızlık etmiş oluruz hem de dünyamızdaki kaynakları boş yere harcamış oluruz. Unutmayalım ki dünyadaki kaynaklar sınırlıdır ve herkesin bunlara ihtiyacı var. Eğer biz israf edersek, başka insanlar açlık ve susuzluk gibi büyük sorunlarla karşılaşabilir. Bu yüzden her lokmamızın ve her damla suyumuzun değerini bilmeli, onları dikkatli kullanmalıyız.
Konuşurken kelimeleri anlamlarına uygun olarak kullanmayı unutmayın. İşitilebilir bir ses tonuyla konuşmaya özen gösterin.
Bu da iletişim kurarken çok dikkat etmemiz gereken bir kuraldır. Konuşurken kelimeleri doğru anlamlarıyla ve doğru yerlerde kullanırsak, karşımızdaki kişi bizi daha iyi anlar, yanlış anlaşılmalar olmaz. Ayrıca, çok kısık sesle konuşursak kimse bizi duyamaz, çok yüksek sesle konuşursak da karşımızdaki kişiyi rahatsız edebiliriz. Bu yüzden, ne çok kısık ne de çok yüksek, herkesin rahatça duyabileceği, yani işitilebilir bir ses tonuyla konuşmaya özen göstermeliyiz. Bu, arkadaşlarınla, ailenle veya öğretmenlerinle iyi ve etkili iletişim kurmanın en önemli yollarından biridir!
Evet sevgili öğrencilerim, bugünkü Türkçe etkinliğimizi tamamladık. Umarım hem eğlendiniz hem de yeni bilgiler öğrendiniz. Unutmayın, her zaman meraklı olun ve öğrenmeye devam edin!