3. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Sonuç Yayınları Sayfa 21
Merhaba sevgili öğrencilerim!
Bugünkü Türkçe dersimizde çok güzel ve anlamlı bir etkinliğimiz var. Birlikte, engelli insanların hayatlarıyla ilgili bir hikâye yazacağız ve bunu yaparken bize verilen kelimeleri kullanacağız. Bu kelimeler:
- kaza
- tekerlekli sandalye
- mutluluk
- koşmak
- sevgi
Hikâyemizi yazarken, kahramanlarımızı öyle güzel anlatalım ki okuyan herkes onları gözlerinin önünde canlandırabilsin. Bir de, olayları oluş sırasına göre, yani önce ne oldu, sonra ne oldu şeklinde yazmayı unutmayalım, tamam mı?
Şimdi gelin, bu hikâyeyi nasıl yazacağımıza adım adım bakalım:
Adım 1: Kelimeleri Anlayalım ve Hikâyemizin Ana Fikrini Belirleyelim
Önce bize verilen kelimelere bir daha bakalım:
- Kaza: Genellikle kötü bir şey, bir olay. Hikâyemizde bir dönüm noktası olabilir.
- Tekerlekli sandalye: Birinin hareket etmesine yardımcı olan bir araç. Kaza sonrası kahramanımızın hayatına girebilir.
- Mutluluk: Neşeli ve iyi hissetmek. Zorluklara rağmen bulunabilecek bir duygu.
- Koşmak: Ayaklarımızla hızlıca hareket etmek. Kahramanımızın kaza öncesi sevdiği bir aktivite olabilir.
- Sevgi: Başkalarına karşı hissettiğimiz sıcak ve güzel duygu. Bu, hikâyemizin en önemli parçalarından biri olacak.
Bu kelimelerden yola çıkarak, bir kaza geçirmiş, tekerlekli sandalye kullanan bir kahramanın, sevgi ve mutlulukla hayata nasıl tutunduğunu anlatan bir hikâye yazabiliriz. Amacımız, engelli olmanın hayatın sonu olmadığını, aksine yeni kapılar açabileceğini göstermek.
Adım 2: Kahramanımızı ve Olay Örgüsünü Oluşturalım
Hikâyemizin bir başkahramanı olmalı. Mesela adı Elif olsun. Elif, çok hareketli ve koşmayı seven bir çocuk olsun. Sonra bir gün bir kaza geçirsin. Bu kaza onu tekerlekli sandalyeye bağımlı hale getirsin. Ama Elif, ailesinin ve arkadaşlarının sevgisiyle hayata yeniden bağlanmayı başarsın ve tekerlekli sandalyesiyle bile yeni mutluluklar bulsun. Belki de tekerlekli sandalye sporlarıyla ilgilenmeye başlar!
Adım 3: Hikâyemizi Yazalım (Giriş, Gelişme, Sonuç)
Hikâyemizin üç ana bölümü olmalıydı, hatırlıyor musunuz? Giriş, gelişme ve sonuç. Şimdi bu bölümleri kelimelerimizi de kullanarak dolduralım:
- Giriş: Elif’i tanıtalım. Koşmayı ne kadar sevdiğini anlatalım. Onun enerjisini hissedelim.
- Gelişme: Elif’in kaza geçirmesini anlatalım. Kaza sonrası hayatının nasıl değiştiğini, tekerlekli sandalye ile yaşamaya başlamasını yazalım. Başta zorlandığını ama ailesinin ve arkadaşlarının sevgisiyle nasıl güç bulduğunu, yeni yollar keşfettiğini anlatalım.
- Sonuç: Elif’in tekerlekli sandalyesine rağmen hayattan keyif aldığını, yeni hedefler belirlediğini ve mutluluğu bulduğunu anlatalım. Belki koşmak yerine, tekerlekli sandalyesiyle hız yaptığı bir spordan bahsederiz.
Şimdi gelin, bu adımları takip ederek benim yazdığım bir hikâyeye bakalım. Sen de kendi hikâyeni bu şekilde oluşturabilirsin!
***
10. Etkinlik: Engelli İnsanların Hayatıyla İlgili Bir Hikâye Yazalım
Sevgili çocuklar, şimdi sıra geldi kelimelerimizi kullanarak kendi hikâyemizi yazmaya. Unutmayın, önemli olan hayal gücünüzü kullanmak ve duygularınızı kağıda dökmek.
Hikâye: Güneşli Bir Gülümseme
Bir zamanlar, adı Elif olan pırıl pırıl bir kız yaşarmış. Elif, okulun en hızlı koşucularından biriydi. Rüzgarla yarışmayı, parkta arkadaşlarıyla son sürat koşmak Elif’in en büyük keyfiydi. Her zaman güler yüzlü, hayat dolu bir çocuktu. Onun enerjisi herkese neşe saçardı.
Ancak bir gün, talihsiz bir kaza yaşandı. Elif, bisikletiyle giderken dengesini kaybetti ve düştü. Hastanede uzun bir süre kaldıktan sonra, doktorlar Elif’in bir süre tekerlekli sandalye kullanması gerektiğini söyledi. Bu haber, Elif’i ve ailesini çok üzdü. Artık rüzgarla yarışamayacak, arkadaşlarıyla parkta koşamayacaktı.
İlk başlarda Elif çok mutsuzdu. Pencereden dışarı bakıp koşan çocukları izler, iç çekerdi. Ama ailesi ve arkadaşları onu hiç yalnız bırakmadı. Annesi ona her gün en sevdiği hikâyeleri okur, babası tekerlekli sandalyesiyle gidebileceği yeni yerler keşfetmek için onu dışarı çıkarırdı. Arkadaşları ise okulda hep Elif’in yanındaydı, ona derslerinde yardım eder, teneffüslerde birlikte oyunlar oynarlardı. Bu kocaman sevgi çemberi, Elif’in kalbini ısıttı.
Zamanla Elif, tekerlekli sandalyesiyle de birçok şey yapabileceğini keşfetti. Okulun kütüphanesindeki kitapları okuyarak yeni dünyalara yolculuk etti, resim yapmaya başladı ve hatta tekerlekli sandalye basketbolu takımına katıldı! İlk başta zorlansa da, azmi sayesinde çok başarılı oldu. Artık koşmak yerine, tekerlekli sandalyesiyle top sürerken hissettiği hız ve takım arkadaşlarıyla kazandığı maçlar ona bambaşka bir mutluluk veriyordu.
Elif, yaşadığı kazanın onu durdurmak yerine, ona yeni kapılar açtığını fark etti. Hayatın her şeye rağmen çok güzel olduğunu, önemli olanın kalbindeki sevgi ve yaşama sevinci olduğunu anladı. Elif’in gülümsemesi, artık eskisinden daha parlak ve güneşliydi.
İşte böyle sevgili çocuklar! Gördünüz mü, kelimeleri nasıl da hikâyemize yerleştirdik ve akıcı bir şekilde anlattık? Siz de kendi hayal gücünüzü kullanarak harika hikâyeler yazabilirsiniz. Önemli olan, kalbinizdeki güzellikleri ve düşüncelerinizi kağıda dökmek!