3. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Sonuç Yayınları Sayfa 153
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizlerle Türkçe dersimizdeki çok güzel soruları birlikte çözeceğiz. Hazır mısınız? Hem öğrenecek hem de eğleneceğiz. Haydi başlayalım!
5. Hikâyedeki gerçek ve hayal unsurlarını ilgili yerlere yazınız.
Sevgili çocuklar, bu soru aslında bize bir hikâye vermeliydi ki biz de o hikâyenin içinde hangi olaylar gerçek hayatta olabilir, hangileri sadece hayal ürünüdür bulabilelim. Maalesef burada bize bir hikâye verilmemiş.
Ama ben size yine de bu tür bir soruyu nasıl çözeceğinizi anlatayım:
Adım 1: Öncelikle bize verilen hikâyeyi çok dikkatli bir şekilde okumalıyız. Hatta birkaç kez okuyabiliriz ki her şeyi iyice anlayalım.
Adım 2: Hikâyedeki olayları, kişileri, yerleri ve durumları düşünmeliyiz. Sonra kendimize şunu sormalıyız: “Acaba bu olay veya durum gerçek hayatta başımıza gelebilir mi?”
- Eğer bir şey gerçek hayatta olabiliyorsa, yani günlük yaşamımızda karşılaşabileceğimiz bir durumsa, o zaman o bir gerçek unsurdur. Mesela, “Ayşe okula gitti”, “Kuş ağaca kondu”, “Annem pasta yaptı” gibi cümleler gerçek unsurlardır.
- Eğer bir şey gerçek hayatta olmuyorsa, yani sadece masallarda, filmlerde veya rüyalarımızda görebileceğimiz bir durumsa, o zaman o bir hayal unsurudur. Mesela, “Konuşan ağaçlar”, “Uçan halı”, “Devler ülkesi”, “Sihirli değnekle bir anda her şeyin değişmesi” gibi cümleler hayal unsurlarıdır.
Adım 3: Hikâyeyi okurken bulduğumuz gerçek unsurları “Gerçek unsurlar” kutusuna, hayal unsurlarını ise “Hayal unsurları” kutusuna yazarız.
Bu soru için hikâye olmadığı için çözümü bu şekilde açıklayabiliriz.
6. Aşağıdaki cümlelerden doğru olanların önüne “D”, yanlış olanların önüne “Y” yazınız.
Haydi şimdi bu cümleleri tek tek inceleyelim ve doğru mu yanlış mı karar verelim. Unutmayın, doğru bildiklerimizi “D” ile, yanlış bildiklerimizi “Y” ile işaretleyeceğiz.
Adım 1: Her bir cümleyi dikkatlice okuyalım ve gerçek hayattaki bilgilerimizle karşılaştıralım.
a) (….) Ekme, undan elde edilen bir besindir.
Düşünelim: Ekmek yapmak için hangi malzemeleri kullanırız? Evet, un, su, maya ve tuz gibi malzemelerle ekmek yaparız. Yani ekmeğin temel maddelerinden biri undur.
Sonuç: Bu cümle doğru bir bilgi veriyor.
(D) Ekme, undan elde edilen bir besindir.
b) (….) Doktorlar insanları tedavi eder.
Düşünelim: Hastalandığımızda, kendimizi iyi hissetmediğimizde kime gideriz? Evet, doktorlara gideriz. Doktorlar bizi muayene eder, ilaç yazar ve iyileşmemize yardımcı olurlar.
Sonuç: Bu cümle de doğru bir bilgi veriyor.
(D) Doktorlar insanları tedavi eder.
c) (….) Sağlıklı beslenmek için bol bol şeker ve çikolata yememiz gerekir.
Düşünelim: Şeker ve çikolata yemek güzeldir ama çok fazla yemek sağlıklı mıdır? Hayır, çok fazla şeker ve çikolata dişlerimize zarar verir, kilo almamıza neden olabilir ve bizi hasta edebilir. Sağlıklı olmak için sebze, meyve, süt ürünleri, et gibi farklı yiyeceklerden dengeli bir şekilde yemeliyiz.
Sonuç: Bu cümle yanlış bir bilgi veriyor.
(Y) Sağlıklı beslenmek için bol bol şeker ve çikolata yememiz gerekir.
d) (….) Tutumlu kişiler gördükleri her şeyi satın alırlar.
Düşünelim: Tutumlu olmak ne demekti? Paramızı boşa harcamamak, ihtiyaçlarımızı almak ve biriktirmek demekti. Peki, gördüğümüz her şeyi satın almak tutumlu olmak mıdır? Hayır, bu tam tersi, paramızı düşünmeden harcamak, yani savurgan olmak demektir.
Sonuç: Bu cümle de yanlış bir bilgi veriyor.
(Y) Tutumlu kişiler gördükleri her şeyi satın alırlar.
7. Aşağıdaki kişilerin mesleklerini resimlerin altına yazınız.
Şimdi de resimlerdeki kişilerin hangi meslekleri yaptığını bulalım. Kıyafetlerine ve duruşlarına dikkat edelim.
Adım 1: Her bir resmi dikkatlice inceleyelim.
- Birinci resim: Beyaz bir aşçı şapkası ve beyaz bir önlük giymiş bir adam görüyoruz. Elini göğsünde kavuşturmuş. Bu kıyafetler bize neyi hatırlatıyor? Evet, yemek yapan kişileri, yani aşçıları!
- İkinci resim: Beyaz bir laboratuvar önlüğü giymiş, gözlük takmış ve elinde deney tüpü tutan bir adam var. Bu kişi genellikle laboratuvarlarda çalışır, deneyler yapar veya araştırma yapar.
- Üçüncü resim: Şık giyimli, güler yüzlü bir kadın görüyoruz. Belirli bir üniforması yok ama duruşu ve giyimiyle bir meslek sahibini temsil ediyor. Sizin okulda gördüğünüz, size bilgi öğreten kişiler kimler?
- Dördüncü resim: Üniforma giymiş, şapkalı ve selam veren bir adam görüyoruz. Bu üniforma ve şapka genellikle havada çalışan veya askeri görev yapan kişilerde olur.
Meslek: Aşçı
Meslek: Bilim insanı (veya Doktor, Araştırmacı da olabilir ama bilim insanı bu görüntüye çok uygun)
Meslek: Öğretmen (veya İş Kadını, Memur da diyebiliriz ama öğretmen daha yaygın bir örnektir)
Meslek: Pilot (veya Asker de olabilir ama bu üniforma daha çok pilotları çağrıştırıyor)
Adım 2: Bulduğumuz meslekleri resimlerin altındaki boşluğa yazalım.
8. Aşağıda, bir hikâyenin ilk cümlesi verilmiştir. Bu hikâyeyi tamamlayınız.
İşte size çok keyifli bir görev! Bir hikâyenin ilk cümlesini okuyup, hayal gücümüzü kullanarak bu hikâyeyi tamamlayacağız. Unutmayın, hikâyenin bir başlangıcı, gelişmesi ve güzel bir sonu olmalı. Haydi, ilk cümleyi okuyalım:
Babam bana doğum günümde bir kumbara hediye etti.
Adım 1: İlk cümleyi okuduk. Babası ona doğum gününde kumbara hediye etmiş. Şimdi bu kumbarayla neler yaşanabileceğini düşünelim.
Adım 2: Hikâyeyi devam ettirecek cümleler kuralım. Nasıl para biriktirir, ne kadar biriktirir, parasıyla ne yapar gibi sorulara cevap bulalım.
İşte size harika bir hikâye örneği:
Babam bana doğum günümde bir kumbara hediye etti.
Bu hediyeye çok sevinmiştim! Kumbaram rengarenkti ve kocaman bir fil şeklindeydi. Babam bana “Bu kumbaraya harçlıklarını atabilirsin, biriktirdiğin paralarla istediğin bir şeyi alırsın.” dedi. O günden sonra her gün harçlıklarımdan küçük bir kısmını fil kumbarama attım. Bazen bayramda aldığım harçlıkları, bazen de annemin verdiği bozuk paraları içine koydum. Kumbaramın yavaş yavaş ağırlaştığını hissediyordum. İçindeki paraların şıkırtısını dinlemek bana çok keyif veriyordu. Her seferinde ne alacağımı düşünüyordum; belki yeni bir kitap, belki de uzaktan kumandalı bir araba…
Birkaç ay sonra kumbaram iyice dolmuştu. Çok heyecanlıydım! Annem ve babamla kumbaramı açtık ve içindeki paraları saymaya başladık. Tam tamına yüz elli lira biriktirmiştim! Bu parayla uzun zamandır istediğim o büyük yapbozu alabilecektim. Hemen mağazaya gittik ve yapbozu aldım. Eve gelince hemen yapmaya başladım. Kendi paramla aldığım için çok mutluydum ve biriktirmenin ne kadar güzel bir duygu olduğunu o gün anladım. O günden sonra hep tutumlu olmaya karar verdim.
Umarım bu açıklamalar ve çözümler size yardımcı olmuştur sevgili öğrencilerim. Unutmayın, öğrenmek en güzel macera!