3. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Sonuç Yayınları Sayfa 154
Merhaba sevgili öğrencilerim! Ben sizin Türkçe öğretmeninizim. Bugün sizinle birlikte çok güzel ve önemli bir etkinliği inceleyeceğiz: Öz Değerlendirme Formu. Bu form, kendinizi ne kadar iyi tanıdığınızı, Türkçe dersinde neleri başarıyla yaptığınızı veya nelerde biraz daha desteğe ihtiyacınız olduğunu anlamanıza yardımcı olacak. Hadi gelin, her bir maddeyi tek tek inceleyelim ve neler yapmamız gerektiğini konuşalım.
1. Dinlediklerimin/izlediklerimin ana fikrini/ana duygusunu belirlerim.
Sevgili öğrencim, bu madde bize bir şey dinlediğimizde veya izlediğimizde (mesela bir masal, bir haber ya da bir çizgi film) onun bize ne anlatmak istediğini, yani asıl konusunu ya da bize hangi duyguyu hissettirmek istediğini anlayıp anlayamadığımızı soruyor. Bir metnin ana fikri, yazarın bize vermek istediği en önemli mesajdır. Ana duygusu ise metni okuduğumuzda ya da dinlediğimizde içimizde oluşan histir (mutluluk, hüzün, heyecan gibi).
Eğer dinlediğin veya izlediğin şeyin ne hakkında olduğunu, sana ne hissettirdiğini kolayca anlayabiliyorsan Evet diyebilirsin. Bazen anlıyorum ama bazen zorlanıyorum diyorsan Biraz, genellikle anlamakta zorlanıyorum diyorsan Hayır işaretleyebilirsin.
2. Dinlediklerime/izlediklerime yönelik sorulara cevap veririm.
Bu madde, az önceki maddeyle biraz benziyor ama bu sefer anladığımızı göstermemizi istiyor. Diyelim ki bir öğretmenimiz bize bir hikaye okudu ve sonra “Hikayede kimler vardı?”, “Olay nerede geçti?”, “Kahramanlar ne hissetti?” gibi sorular sordu. Bu soruları doğru ve eksiksiz cevaplayabiliyor muyuz? İşte bu madde bunu ölçüyor.
Eğer dinlediğin veya izlediğin şeyle ilgili sorulara rahatlıkla cevap verebiliyorsan Evet, bazen cevap veriyorum bazen zorlanıyorum diyorsan Biraz, genellikle cevaplamakta zorlanıyorum diyorsan Hayır işaretlemelisin.
3. Hazırlıksız konuşmalar yaparım.
Düşün ki öğretmenimiz sana aniden “Bugün okula gelirken ne gördün?” diye sordu ya da “En sevdiğin mevsim hangisi, neden?” dedi. Önceden hazırlanmadan, o an aklına gelenlerle, akıcı bir şekilde konuşabiliyor musun? İşte bu, hazırlıksız konuşma demektir. Bu, düşüncelerini hemen toparlayıp ifade edebilme becerisidir.
Eğer birdenbire konuşman gerektiğinde hiç zorlanmadan konuşabiliyorsan Evet, bazen konuşuyorum ama biraz heyecanlanıyorum ya da ne diyeceğimi şaşırıyorum diyorsan Biraz, genellikle konuşmakta zorlanıyorum, utanıyorum diyorsan Hayır demelisin.
4. Konuşurken nezaket kurallarına uyarım.
Nezaket kuralları, arkadaşlarımızla, öğretmenlerimizle veya ailemizle konuşurken uymamız gereken görgü kurallarıdır. Mesela, birisi konuşurken sözünü kesmemek, “lütfen”, “teşekkür ederim”, “rica ederim” gibi sihirli sözleri kullanmak, yüksek sesle konuşmamak, kimseyi kırmamaya özen göstermek… İşte bunlar nezaket kurallarıdır.
Eğer konuşurken her zaman bu kurallara dikkat ediyorsan Evet, bazen unutuyorum ama genellikle dikkatliyim diyorsan Biraz, bu kurallara pek dikkat etmiyorum diyorsan Hayır işaretlemelisin.
5. Sınıf içindeki tartışma ve konuşmalara katılırım.
Sınıfta bir konu hakkında konuşulurken, öğretmenimiz bir soru sorduğunda veya arkadaşlarımız kendi fikirlerini söylerken sen de kendi fikirlerini söylemekten, soru sormaktan, konuşmaya katılmaktan çekinmiyor musun? Bu madde, sınıf ortamında aktif olup olmadığını soruyor. Başkalarını dinlemek kadar, kendi düşüncelerini de paylaşmak önemlidir.
Eğer sınıf içi konuşmalara ve tartışmalara severek katılıyorsan Evet, bazen katılıyorum ama bazen çekiniyorum diyorsan Biraz, genellikle katılmaktan çekiniyorum diyorsan Hayır işaretlemelisin.
6. Farklı yazı karakterleri ile yazılmış yazıları okurum.
Kitaplarda, dergilerde, tabelalarda ya da bilgisayarda farklı yazı tipleri, yani yazı karakterleri görürüz. Bazıları ince, bazıları kalın, bazıları el yazısı gibi, bazıları daha süslü olabilir. Bu madde, bu farklı tarzdaki yazıları okumakta zorlanıp zorlanmadığını soruyor. Her türlü yazı tipini tanıyıp rahatça okuyabiliyor musun?
Eğer farklı yazı karakterleriyle yazılmış yazıları kolayca okuyabiliyorsan Evet, bazılarını okumakta zorlanıyorum diyorsan Biraz, genellikle farklı yazı tiplerini okumakta zorlanıyorum diyorsan Hayır işaretlemelisin.
7. Okuduğum metindeki hikâye unsurlarını belirlerim.
Bir hikaye okuduğumuzda, o hikayenin bazı önemli parçaları vardır. Bunlara hikaye unsurları deriz. Mesela: Kahramanlar (hikayedeki kişiler), olay (hikayede ne olduğu), yer (olayın geçtiği yer), zaman (olayın ne zaman geçtiği). Bu madde, okuduğun bir hikayede bu unsurları kolayca bulup bulamadığını soruyor.
Eğer bir hikayenin kahramanlarını, olayını, geçtiği yeri ve zamanı kolayca bulabiliyorsan Evet, bazen bulmakta zorlanıyorum diyorsan Biraz, genellikle bu unsurları bulmakta zorlanıyorum diyorsan Hayır demelisin.
8. Metindeki gerçek ve hayalî ögeleri ayırt ederim.
Bazı hikayelerde, özellikle masallarda veya fantastik öykülerde, hem gerçek hayatta olabilecek şeyler (mesela okula gitmek, yemek yemek) hem de hayal ürünü olan şeyler (mesela konuşan hayvanlar, uçan arabalar, sihirli değnekler) bir arada bulunur. Gerçek öge, günlük hayatta karşımıza çıkabilecek, mantıklı şeylerdir. Hayalî öge ise sadece hayal gücümüzle var olan, gerçekte olmayan şeylerdir. Bu madde, okuduğun bir metinde hangisinin gerçek, hangisinin hayal ürünü olduğunu anlayıp ayırt edebiliyor musun diye soruyor.
Eğer bir metinde gerçekle hayali kolayca ayırabiliyorsan Evet, bazen karıştırıyorum diyorsan Biraz, genellikle ayırt etmekte zorlanıyorum diyorsan Hayır işaretlemelisin.
9. Hikâye edici metin yazarım.
Hikaye edici metin, bir olayı anlatan yazıdır. Yani bir başlangıcı, gelişmesi ve sonu olan, kahramanları ve olay örgüsü olan bir öykü, masal veya anı yazmak demektir. Bu madde, kendi hayal gücünü kullanarak veya yaşadığın bir olayı anlatarak bir hikaye yazıp yazamadığını soruyor.
Eğer kendi hikayelerini yazmaktan hoşlanıyor ve kolayca yazabiliyorsan Evet, bazen yazıyorum ama zorlanıyorum ya da ne yazacağımı bilemiyorum diyorsan Biraz, genellikle hikaye yazmakta zorlanıyorum diyorsan Hayır demelisin.
10. Yazdıklarımı zenginleştirmek için çizim ve görseller kullanırım.
Yazdığımız bir hikayeyi, şiiri veya bir metni daha ilgi çekici hale getirmek için bazen resimler çizeriz, görseller ekleriz. Bu, yazdıklarımızı daha anlaşılır ve eğlenceli yapar. Bu madde, yazdığın şeyleri güzelleştirmek, açıklamak veya desteklemek için resimler veya başka görseller kullanıp kullanmadığını soruyor.
Eğer yazdıklarına her zaman resimler eklemeyi seviyor ve kullanıyorsan Evet, bazen kullanıyorum diyorsan Biraz, genellikle kullanmıyorum diyorsan Hayır işaretlemelisin.
—
Şimdi de bu temada öğrendiklerimizi kısaca bir araya getirelim. Diyelim ki sen, bu öz değerlendirme formunu doldurduktan sonra, bu konularda neler öğrendiğini yazmak istiyorsun. İşte sana örnek bir yazı:
Sevgili öğretmenim,
Bu temada birçok yeni şey öğrendim ve eski bilgilerimi pekiştirdim. En çok hoşuma giden şeylerden biri, dinlediğim veya okuduğum hikayelerde ana fikri bulmak oldu. Artık bir masal dinlediğimde, o masalın bana ne anlatmak istediğini daha kolay anlayabiliyorum. Ayrıca, hikayelerdeki kahramanları, olayın geçtiği yeri ve zamanı da belirlemeyi öğrendim. Bu sayede hikayeleri daha iyi anlıyorum.
Konuşma becerilerim de geliştiğini düşünüyorum. Önceden biraz çekinirdim ama şimdi sınıf içi tartışmalara daha istekli katılıyorum. Konuşurken nezaket kurallarına uymaya da özen gösteriyorum. “Lütfen” ve “teşekkür ederim” demeyi unutmuyorum.
Yazma konusunda da kendimi geliştirdim. Artık kendi hayal gücümü kullanarak kısa hikayeler yazabiliyorum. Yazdığım bu hikayeleri daha güzel hale getirmek için çizimler eklemeyi de çok seviyorum. Gerçekle hayali ayırt etmek de artık benim için çok kolay!
Bence bu tema sayesinde Türkçeyi daha iyi kullanmayı öğrendim ve kendime olan güvenim de arttı. 😊
Gördün mü, bu şekilde öğrendiğin her şeyi kısaca özetleyebilirsin. Önemli olan, neyi ne kadar anladığını ve hangi konularda kendini geliştirdiğini fark etmen. Unutma, her zaman daha iyisi için çabalayabiliriz!