3. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Sonuç Yayınları Sayfa 199
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizlerle harika bir masalın başlangıcını okuyup, onunla ilgili soruları cevaplayacağız. Hazır mısınız? Haydi bakalım, hem okuyalım hem de düşünelim!
6. Etkinlik
Metnin ana fikrini yazalım.
Çözüm:
Sevgili çocuklar, bir metnin ana fikri demek, o metinde bize anlatılmak istenen en önemli, en temel düşünce demektir. Yani yazar bize bu metinle neyi anlatmaya çalışıyor, ne mesaj vermek istiyor? Onu bulacağız.
Metnimizi dikkatlice okuduğumuzda, “Sebzeler Ülkesi” diye bir yerin olduğunu ve bu ülkedeki şehirlerin sadece bir çeşit sebze yetiştirip isimlerini de o sebzeden aldığını öğreniyoruz. Özellikle de “Patlıcan Şehri”nin halkının patlıcanlarına ne kadar düşkün olduğu, hatta onlar için bir marş bile söyledikleri anlatılıyor.
O zaman bu metnin bize anlatmak istediği en önemli şey, Sebzeler Ülkesi’ndeki şehirlerin tek bir sebze yetiştirmesi ve özellikle Patlıcan Şehri halkının patlıcanlarına olan büyük sevgisi ve bağlılığıdır.
Sonuç: Sebzeler Ülkesi’nde her şehrin sadece bir sebze yetiştirmesi ve Patlıcan Şehri halkının patlıcana olan düşkünlüğü.
7. Etkinlik
Metnin hikâye unsurlarını belirleyip yazalım.
Çözüm:
Bir hikayenin ya da masalın unsurları, yani olmazsa olmazları vardır. Bunlar kahramanlar, olaylar, yer ve zamandır. Haydi şimdi okuduğumuz metin parçasına göre bu unsurları bulalım.
a) Masalın kahramanları kimlerdir?
Metni dikkatlice okuduğumuzda, belirli bir isme sahip kahraman yerine, daha çok bir grup insandan bahsedildiğini görüyoruz. “Patlıcan Şehri halkı” onların en belirgin kahramanlarıdır. Ayrıca, masalın başlığı “Canpatlı Dede’nin Domatesi” olduğu için, Canpatlı Dede’nin de hikayenin ilerleyen kısımlarında önemli bir kahraman olacağını düşünebiliriz, ancak bu metin parçasında henüz karşımıza çıkmıyor.
Sonuç: Patlıcan Şehri halkı.
b) Olaylar nerede geçmektedir?
Masalın başında bize “Sebzeler Ülkesi” diye bir yerden bahsediliyor. Sonra bu ülkenin şehirlerinden biri olan “Patlıcan Şehri”nin özellikleri anlatılıyor. Demek ki olaylar bu iki yerde geçiyor.
Sonuç: Sebzeler Ülkesi ve Patlıcan Şehri.
c) Masalda hangi olay anlatılmaktadır?
Bu metin, aslında bir masalın giriş bölümü gibi. Bize belirli bir olayı anlatmaktan çok, bir ülkeyi ve bir şehri tanıtıyor. Sebzeler Ülkesi’ndeki şehirlerin sadece bir çeşit sebze yetiştirdiğini ve Patlıcan Şehri’nin tamamen patlıcanlarla dolu olduğunu, halkının da patlıcanlarına çok düşkün olduğunu, hatta bir marşları olduğunu anlatıyor.
Sonuç: Sebzeler Ülkesi’nin ve Patlıcan Şehri’nin tanıtılması, Patlıcan Şehri halkının patlıcana olan sevgisi ve marşları anlatılmaktadır.
8. Etkinlik
Metindeki hangi olaylar ve durumlar hayal ürünüdür?
Çözüm:
Hayal ürünü demek, gerçek hayatta olmayan, sadece masallarda ya da hikayelerde karşımıza çıkan, yazarın hayal gücüyle yarattığı şeyler demektir. Şimdi metni bir de bu gözle okuyalım:
- Masalın “Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde” diye başlaması, bunun bir masal olduğunu ve hayal ürünü olaylar içereceğini gösterir.
- “Sebzeler Ülkesi” diye bir ülke olması, şehirlerin sadece tek bir sebze yetiştirip isimlerini o sebzeden alması gerçek hayatta karşılaşabileceğimiz bir durum değildir.
- Patlıcan Şehri halkının patlıcana olan aşırı bağlılığı, patlıcanı “tombul sultanım” diye övmesi ve ona marş yazması da yine hayal gücünün bir ürünüdür. Sebzeler konuşmaz, marş söylemez, şehirlerin isimleri yetiştirdikleri tek bir sebzeden gelmez.
Sonuç:
- “Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde” gibi masalsı bir başlangıç.
- “Sebzeler Ülkesi” diye bir ülkenin var olması.
- Şehirlerin sadece bir çeşit sebze yetiştirip isimlerini o sebzeden alması.
- Patlıcan Şehri halkının patlıcanlarına marş yazıp söylemesi ve patlıcana “tombul sultanım” gibi insani özellikler atfetmesi.
9. Etkinlik
Sen olsan masalı nasıl sonuçlandırırdın? Haydi masala yeni bir son yazalım.
Çözüm:
Şimdi sıra sende! Hikayenin başlığını ve şu ana kadar okuduğumuz bölümü düşünerek masalı bitirelim. Masalın adı “Canpatlı Dede’nin Domatesi” olduğuna göre, domatesin ve Canpatlı Dede’nin hikayeye dahil olması gerekiyor, değil mi? İşte benim hayalimdeki son:
Patlıcan Şehri halkı her gün marşlarını söyler, patlıcanlarını gururla yetiştirirmiş. Bir gün, komşu Domates Şehri’nden Canpatlı Dede, Patlıcan Şehri’ne gelmiş. Yanında getirdiği kıpkırmızı, sulu domatesleri gören Patlıcan Şehri halkı önce şaşırmış, sonra meraklanmış. Canpatlı Dede onlara domatesin sadece lezzetli olmakla kalmayıp, farklı yemeklerde kullanılabileceğini ve sofralara yeni renkler katabileceğini anlatmış. Halk, başta tereddüt etse de, domatesi denemeye karar vermiş. Kısa sürede anlamışlar ki, farklı sebzelerle bir araya gelince hayatları daha da renkleniyormuş. Böylece Patlıcan Şehri, sadece patlıcan değil, domates ve diğer sebzelerin de yetiştiği, daha mutlu ve çeşitli bir yer haline gelmiş. Canpatlı Dede de Patlıcan Şehri’nin yeni kahramanı olmuş.