8. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 51
Harika bir çalışma! Merhaba sevgili öğrencim, ben 8. sınıf İngilizce öğretmeniniz. Gönderdiğin görseldeki alıştırmaları senin için adım adım, kolayca anlayacağın bir dille çözeceğim. Hadi başlayalım!
Activity 1: Match the halves to make phrases.
Bu alıştırmada, bizden soldaki kelimelerle sağdaki kelime gruplarını birleştirerek anlamlı ifadeler oluşturmamız isteniyor. Bunlar genellikle kalıp ifadelerdir, yani İngilizcede sıkça birlikte kullanılırlar. Gel birlikte doğru eşleştirmeleri bulalım.
-
1. take
Adım 1: ‘take’ kelimesi “almak” demektir. Sağdaki ifadelere bakalım. “take a number five” (beş numarasını almak), “take someone through” (birini bağlamak), “take a memo” (not almak), “take a minute” (bir dakika almak), “take with someone” (biriyle almak). Bunlardan en anlamlısı hangisi sence?
Adım 2: Elbette ‘take a memo’. Bu ifade, telefonda konuşurken söylenen önemli bir şeyi unutmamak için not almak anlamına gelir.
Sonuç: 1 – c
-
2. contact
Adım 1: ‘contact’ kelimesi “iletişim kurmak, irtibata geçmek” demektir. Sağdaki ifadelere bakalım. ‘contact’ kelimesi genellikle ‘with’ edatıyla birlikte kullanılır.
Adım 2: Bu durumda en uygun ifade ‘contact with someone’ yani ‘biriyle iletişim kurmak’ olacaktır.
Sonuç: 2 – e
-
3. hold on
Adım 1: ‘hold on’, telefonda sıkça duyduğumuz bir ifadedir ve “beklemek” anlamına gelir. Sağ tarafta bekleme ile ilgili hangi ifade var?
Adım 2: Evet, doğru tahmin! ‘hold on a minute’ ifadesi, ‘bir dakika bekle’ veya ‘hatta kalın’ demektir. Telefonda birini bekletirken kullanılır.
Sonuç: 3 – d
-
4. dial
Adım 1: ‘dial’ kelimesi telefonla “numara çevirmek, tuşlamak” anlamına gelir. Sağdaki seçeneklerden hangisi numara ile ilgili?
Adım 2: Çok basit, değil mi? ‘dial a number five’ yani ‘beş numarasını tuşlamak’ ifadesi doğru eşleştirme olacaktır.
Sonuç: 4 – a
-
5. put
Adım 1: Geriye tek bir seçenek kaldı. ‘put’ kelimesi burada ‘through’ ile birleşerek bir deyim (phrasal verb) oluşturur.
Adım 2: ‘put someone through’ ifadesi, telefonda arayan bir kişiyi, konuşmak istediği başka bir kişiye bağlamak, aktarmak demektir. Örneğin, bir sekreter arayan kişiyi müdüre bağlayabilir.
Sonuç: 5 – b
Activity 2: Listen to the recording. Tick (✓) the chart.
Sevgili öğrencim, bu bir dinleme etkinliği. Yani bu tabloyu doldurabilmek için kitaba ait ses kaydını dinlememiz gerekiyor. Ses kaydı elimizde olmadığı için bu tabloyu şu an dolduramayız. Ama sana etkinliği nasıl yapacağını anlatabilirim.
Yapman gereken şey şu: Dinleme metnini dikkatlice dinleyeceksin. Toplamda üç farklı telefon konuşması duyacaksın. Her konuşmada kimin kiminle (speaks with) ve ne hakkında (speaks about) konuştuğunu bulup tablodaki doğru kutucuklara bir tik (✓) işareti koyacaksın.
Örneğin, ilk konuşmada bir Restoran Görevlisi, Mr. Ertürk ile konuşuyorsa ve konu Rezervasyon ise, tablonun ilk satırında “Mr. Ertürk” ve “Reservation Clarification” sütunlarının kesiştiği kutucuklara tik atacaksın. Dikkatle dinlersen kolayca yapacağına eminim!
Activity 3: Work in pairs. Choose a topic. Write a simple phone conversation with your pair. Act it out in the classroom.
Bu etkinlikte ise senden bir arkadaşınla birlikte, verilen konulardan birini seçerek kısa bir telefon diyaloğu yazman ve bunu sınıfta canlandırman isteniyor. Bu çok eğlenceli bir çalışma!
Konular şunlar:
- Restaurant reservation (Restoran rezervasyonu)
- Doctor appointment (Doktor randevusu)
- Shopping list order (Alışveriş listesi siparişi)
- Customer service (Müşteri hizmetleri)
Sana yardımcı olmak için “Doctor appointment” (Doktor randevusu) konusuyla ilgili kısa bir örnek diyalog yazalım:
Secretary: Good morning, Dr. Brown’s office. How can I help you?
(Sekreter: Günaydın, Dr. Brown’un ofisi. Nasıl yardımcı olabilirim?)
Patient: Good morning. I’d like to make an appointment to see Dr. Brown, please.
(Hasta: Günaydın. Dr. Brown’dan bir randevu almak istiyorum, lütfen.)
Secretary: Of course. What’s your name?
(Sekreter: Elbette. Adınız nedir?)
Patient: My name is Ali Vural.
(Hasta: Adım Ali Vural.)
Secretary: Okay, Mr. Vural. Can you come on Wednesday at 10 a.m.?
(Sekreter: Tamam, Bay Vural. Çarşamba günü saat 10’da gelebilir misiniz?)
Patient: Yes, that’s perfect. Thank you.
(Hasta: Evet, bu harika. Teşekkür ederim.)
Secretary: You’re welcome. See you on Wednesday. Goodbye.
(Sekreter: Rica ederim. Çarşamba günü görüşürüz. Hoşça kalın.)
Patient: Goodbye.
(Hasta: Hoşça kalın.)
İşte bu kadar! Sen de arkadaşınla birlikte bu örneğe benzer şekilde, seçtiğiniz bir konu hakkında kendi diyaloğunuzu yazabilirsiniz. Başarılar dilerim!