8. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 18
Harika bir soru! Gel bakalım, 8. Sınıf İngilizce dersimizin ilk ünitesi olan “FRIENDSHIP” (Arkadaşlık) konusundaki bu sayfayı birlikte inceleyelim ve ne yapman gerektiğini adım adım anlayalım. Ben senin İngilizce öğretmenin olarak buradayım, takıldığın her yeri açıklayacağım.
A-1 Assignment: Visual Dictionary (Görsel Sözlük)
Prepare a visual dictionary by including new vocabulary items from this unit.
(Bu ünitedeki yeni kelimeleri dahil ederek bir görsel sözlük hazırla.)
Çözüm ve Açıklama:
Sevgili öğrencim, bu bölümde senden bir ödev isteniyor. Bu bir soru değil, senin İngilizce kelimeleri daha kolay ve kalıcı bir şekilde öğrenmen için harika bir etkinlik! Amaç, “Friendship” ünitesinde öğrendiğin yeni kelimelerle kendine özel resimli bir sözlük oluşturman.
Unutma, bir kelimeyi resimle birleştirdiğinde aklında çok daha iyi kalır!
Peki, bu görsel sözlüğü nasıl hazırlayacaksın? Gel, adımlara bakalım:
- Adım 1: Kendine bir defter ayarla. Tıpkı resimdeki gibi spiralli bir defter olabilir veya normal bir çizgisiz resim defteri de işini görür.
- Adım 2: Defterinin ilk sayfasına “My Visual Dictionary” (Benim Görsel Sözlüğüm) gibi bir başlık atabilirsin.
-
Adım 3: “Friendship” ünitesinde öğrendiğimiz yeni ve önemli kelimeleri veya kalıpları listele. Örnek olarak resimde bize birkaç tane vermişler:
- best friends: en iyi arkadaşlar
- count on: güvenmek, bel bağlamak
- share: paylaşmak
- Adım 4: Bu kelimeleri defterine yaz ve yanına kelimenin anlamını en iyi anlatan bir resim çiz veya bir dergiden/gazeteden kesip yapıştır. Örneğin, ‘best friends’ için bisiklete binen mutlu arkadaşlar çizilmiş. ‘count on’ için birbirine destek olan iki arkadaş var. ‘share’ için de şemsiyesini arkadaşıyla paylaşan bir çocuk görüyoruz.
Sen de bu ünitedeki “back up” (destek olmak), “get on well with” (biriyle iyi geçinmek), “honest” (dürüst) gibi kelimeler için kendi çizimlerini yapabilirsin. Bu tamamen senin yaratıcılığına kalmış!
S-1 Self-assessment (Öz Değerlendirme)
How well can you do these things? Tick (✓) the chart.
(Bu şeyleri ne kadar iyi yapabiliyorsun? Tabloyu işaretle (✓).)
Çözüm ve Açıklama:
Bu bölüm bir sınav değil, korkmana hiç gerek yok! Adı üstünde “Öz Değerlendirme”. Buradaki amaç, ünite sonunda hangi konularda iyi olduğunu, hangi konularda ise biraz daha tekrar yapman gerektiğini kendinin görmesi. Bu yüzden kendine karşı dürüst olman çok önemli. Şimdi cümleleri tek tek inceleyelim ve ne anlama geldiklerine bakalım:
-
1. I can understand conversations including accepting, refusing and apologizing.
(Kabul etme, reddetme ve özür dilemeyi içeren konuşmaları anlayabilirim.)Yani, birisi sana bir teklifte bulunduğunda (örneğin “Sinemaya gidelim mi?”) ve karşısındaki kişi “Sure, that sounds great!” (Elbette, kulağa harika geliyor!) diyerek kabul ettiğinde veya “I’m sorry, but I can’t.” (Üzgünüm ama gelemem.) diyerek reddettiğinde ya da bir mazeret sunarak özür dilediğinde bu konuşmayı ne kadar anlıyorsun? Kendine bu soruyu sor ve şu seçeneklerden birini işaretle:
Very well (Çok iyi), Well (İyi), A Little (Biraz)
-
2. I can accept or refuse an offer by giving reasons.
(Sebep belirterek bir teklifi kabul veya reddedebilirim.)Bu sefer anlama değil, konuşma becerini ölçüyoruz. Bir arkadaşın seni partisine davet ettiğinde, ona “I’d love to, but I have to study for my exam.” (Çok isterim ama sınavıma çalışmam gerekiyor.) gibi sebep belirten bir cümle kurarak onu reddedebilir misin? Ya da “Thanks for inviting me! I’ll be there.” (Davet ettiğin için teşekkürler! Orada olacağım.) diyerek kabul edebilir misin? Bu becerini düşün ve kendine uygun seçeneği işaretle.
-
3. I can understand invitation letters or cards.
(Davetiye mektuplarını veya kartlarını anlayabilirim.)Elinde İngilizce yazılmış bir doğum günü davetiyesi olsa, partinin nerede (where), ne zaman (what time/when), kimin için (for whom) olduğunu anlayabilir misin? Davetiyedeki temel bilgileri çıkarabiliyorsan bu konuda iyisin demektir. Durumunu değerlendir ve işaretle.
-
4. I can write a letter to refuse an invitation by apologizing.
(Özür dileyerek bir daveti reddetmek için bir mektup yazabilirim.)Bu da yazma becerinle ilgili. Bir davetiyeye gidemeyeceğini bildiren kısa bir mektup veya e-posta yazman gerekse, “Dear Ali, thanks for your invitation but I am afraid I can’t make it. I hope you have a great time.” (Sevgili Ali, davetin için teşekkürler ama korkarım ki gelemeyeceğim. Umarım harika vakit geçirirsin.) gibi bir metni kendin yazabilir misin? Bu yeteneğini düşünerek en doğru seçeneği işaretle.
Umarım bu açıklamalar işine yaramıştır. Unutma, bu tablo senin yol haritan olacak. “A Little” (Biraz) işaretlediğin konulara biraz daha göz atarsan, üniteyi tam anlamıyla öğrenmiş olursun. Başarılar dilerim!