6. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Ders Kitapı Sayfa 17
Harika bir çalışma! Merhaba sevgili öğrencim, ben 6. sınıf İngilizce öğretmeninim. Gönderdiğin görseldeki soruları senin için analiz ettim ve adım adım çözeceğim. Hadi gel, bu sorulara birlikte bakalım ve cevapları kolayca anlayacağın bir dille açıklayalım.
2. a. Read and complete the email with the correct words. There is an extra one.
(E-postayı oku ve doğru kelimelerle tamamla. Bir tane fazladan kelime var.)
Bu soruda bizden, kutucukta verilen kelimeleri e-postadaki boşluklara doğru bir şekilde yerleştirmemiz isteniyor. Hadi kelimelerin anlamlarına bakalım ve boşlukları dolduralım.
Kelimeler: stand in line (sırada beklemek), 29 October Republic Day (29 Ekim Cumhuriyet Bayramı), brown (kahverengi), classmate (sınıf arkadaşı), borrow (ödünç almak), librarian (kütüphaneci), rubbish (çöp), loudly (yüksek sesle).
Çözüm:
- (1) loudly: Cümlede “We can’t speak …….. or eat or drink in the library.” diyor. Yani “Kütüphanede …….. konuşamayız, bir şeyler yiyip içemeyiz.” Kütüphane kurallarından biri de sessiz olmaktır. Bu yüzden buraya “loudly” (yüksek sesle) kelimesi gelmeli.
- (2) borrow: Cümlede “We can …….. books from the library.” deniyor. Anlamı “Kütüphaneden kitap …….. .” Kütüphaneden ne yapılır? Kitap ödünç alınır. O halde doğru kelime “borrow” (ödünç almak).
- (3) librarian: Cümle “The …….. organises books and helps us find the books.” şeklinde. “…….. kitapları düzenler ve bulmamıza yardım eder.” Bu işi yapan kişiye kütüphaneci, yani “librarian” denir.
- (4) 29 October Republic Day: Cümle “We are preparing a performance show for the …….. , on 29th of October.” diyor. Yani “29 Ekim’de, …….. için bir performans gösterisi hazırlıyoruz.” 29 Ekim tarihi bize hemen ipucunu veriyor. Bu tarih Cumhuriyet Bayramı’dır. Bu yüzden boşluğa “29 October Republic Day” gelmeli.
- (5) stand in line: Cümle “We must …….. to get our meals.” diyor. “Yemeklerimizi almak için …….. zorundayız.” Yemekhanede yemek alırken ne yaparız? Sıraya gireriz. Bu yüzden doğru ifade “stand in line” (sırada beklemek).
- (6) rubbish: Cümle “We can’t throw our …….. on the ground.” şeklinde. “Yere …….. atamayız.” Yere atılmaması gereken şey nedir? Tabii ki çöp. Doğru kelime “rubbish” (çöp).
- (7) brown: Cümle Alp’in dış görünüşünü anlatıyor: “He has got curly, …….. hair and green eyes.” Yani “Onun kıvırcık, …….. saçları ve yeşil gözleri var.” Saç rengini belirten bir kelimeye ihtiyacımız var. Kutudaki tek renk “brown” (kahverengi).
Gördüğün gibi “classmate” (sınıf arkadaşı) kelimesini kullanmadık. Zaten soruda bir kelimenin fazla olduğu söyleniyordu.
2. b. Read the e-mail carefully and complete the sentences.
(E-postayı dikkatlice oku ve cümleleri tamamla.)
Şimdi de yukarıda tamamladığımız e-postaya bakarak bu cümlelerdeki boşlukları dolduracağız. Çok kolay, değil mi?
1. Doruk wants to tell Mike about his ……………………………… .
Çözüm:
Adım 1: E-postanın ilk cümlesine bakalım. Doruk ne diyor? “I want to tell you about my new school, lessons, routines, and rules there.”
Adım 2: Bu cümle, “Sana yeni okulum, derslerim, rutinlerim ve oradaki kurallar hakkında bir şeyler anlatmak istiyorum.” demek. O zaman boşluğa bu bilgiyi yazmalıyız.
Sonuç:
new school, lessons, routines, and rules.
2. We can’t ……………………………… in the library.
Çözüm:
Adım 1: E-postada kütüphane ile ilgili kuralı bulalım. “We can’t speak loudly or eat or drink in the library.” cümlesi tam olarak aradığımız şey.
Adım 2: Bu cümle “Kütüphanede yüksek sesle konuşamayız veya bir şeyler yiyip içemeyiz.” anlamına geliyor.
Sonuç:
speak loudly or eat or drink
3. We must ……………………………… in the canteen.
Çözüm:
Adım 1: Metinde kantin (canteen) ile ilgili cümleyi bulalım. “I generally have lunch at the school canteen. We must stand in line to get our meals.” diyor.
Adım 2: Yani “Yemeklerimizi almak için sırada beklemeliyiz.” diyor. O halde boşluğa bu ifade gelecek.
Sonuç:
stand in line to get our meals
4. My classmates are ……………………………… .
Çözüm:
Adım 1: Doruk’un sınıf arkadaşları (classmates) hakkında ne söylediğini bulalım. “My classmates are always kind and helpful to me.” cümlesini görüyoruz.
Adım 2: Bu cümle “Sınıf arkadaşlarım bana karşı her zaman kibar ve yardımseverdir.” demek.
Sonuç:
always kind and helpful
5. My deskmate, Alp has got ……………………………… .
Çözüm:
Adım 1: Metinde sıra arkadaşı (deskmate) Alp’in tanımını bulalım. “He has got curly, brown hair and green eyes.” yazıyor.
Adım 2: Bu da “Onun kıvırcık, kahverengi saçları ve yeşil gözleri var.” anlamına geliyor.
Sonuç:
curly, brown hair and green eyes
3. a. Read and complete the text with the correct words.
(Metni oku ve doğru kelimelerle tamamla.)
Bu soruda ise bize bir metin ve her boşluk için üç seçenek verilmiş. Cümlenin anlamına ve zaman uyumuna dikkat ederek doğru seçeneği bulacağız.
Çözüm:
1. while my parents (1) ………………..
Adım 1: Cümlenin başında “We were swimming and playing…” diyor. Bu “Past Continuous Tense” yani geçmişte devam eden bir olayı anlatıyor. “While” (iken) bağlacı da aynı anda olan iki eylemi birleştirir. Anne ve babasının eylemi de o sırada devam ediyor olmalı.
Adım 2: “parents” çoğul olduğu için “were” ve fiilin “-ing” takısı almış hali gerekir. Bu da b) were sunbathing (güneşleniyorlardı) seçeneğidir.
Sonuç: b) were sunbathing
2. We sometimes (2) ……………….. at some bays to go shopping.
Adım 1: Bu cümle, geçmişte yaptıkları genel bir eylemi anlatıyor. Yani “Bazen alışveriş yapmak için bazı koylarda dururduk.” Bu yüzden fiilin geçmiş zaman (Simple Past Tense) hali kullanılmalı.
Adım 2: “stop” fiilinin 2. hali “stopped” dır. Doğru seçenek a) stopped (durduk).
Sonuç: a) stopped
3. While we (3) ……………….. the litter…
Adım 1: Yine “while” bağlacını görüyoruz. Bu, eylemin o sırada devam ettiğini gösterir. “Biz çöpleri toplarken…” demeliyiz.
Adım 2: Öznemiz “we” olduğu için “were” ve fiilin “-ing” almış hali olan “collecting” kullanılmalı. Yani b) were collecting (topluyorduk).
Sonuç: b) were collecting
4. …other people (4) ……………….. us.
Adım 1: Onlar çöpleri toplarken, başka insanlar da onlara katılmış. Bu, anlık bir eylemdir. Geçmiş zamanda gerçekleştiği için fiilin 2. halini kullanmalıyız.
Adım 2: “join” (katılmak) fiilinin 2. hali “joined” dır. Doğru seçenek c) joined (katıldı).
Sonuç: c) joined
5. We (5) ……………….. clean the bay in six hours.
Adım 1: Cümle “Koyu altı saatte temizle……..” diyor. Burada geçmişteki bir yetenekten bahsediliyor. “can” (yapabilmek) fiilinin geçmiş zaman hali “could” dur.
Adım 2: “Temizleyebildik” anlamını veren kelime a) could.
Sonuç: a) could
6. If only people (6) ……………….. keep the seas clean…
Adım 1: “If only” kalıbı “Keşke” anlamına gelir ve bir dileği ifade eder. Bu tür dilek cümlelerinde genellikle “would” kullanılır.
Adım 2: “Keşke insanlar denizleri temiz tutsa…” anlamını en iyi b) would verir.
Sonuç: b) would
7. …we (7) ……………….. live in a better world.
Adım 1: Bu, bir önceki cümlenin sonucunu bildiren bir şart cümlesidir. “Eğer insanlar denizleri temiz tutsaydı, biz daha iyi bir dünyada yaşa……..” diyor.
Adım 2: Burada da yine bir olasılık ve yetenek anlamı var. “yaşayabilirdik” anlamını veren kelime a) could.
Sonuç: a) could
3. b. Read the text again and answer the questions.
(Metni tekrar oku ve soruları cevapla.)
Son olarak, okuduğumuz bu metinle ilgili soruları cevaplayalım. Cevapların hepsi metnin içinde saklı!
1. Why were they shocked? (Neden şok oldular?)
Çözüm: Metinde “we were shocked to see a lot of litter on the beach and even in the sea.” yazıyor. Yani “plajda ve hatta denizde bir sürü çöp görünce şok olduk.”
Sonuç:
Because they saw a lot of litter on the beach and in the sea.
2. What did they decide to do? (Ne yapmaya karar verdiler?)
Çözüm: Metinde “So, we wanted to take action and decided to clean the bay.” cümlesi var. Anlamı “Bu yüzden harekete geçmek istedik ve koyu temizlemeye karar verdik.”
Sonuç:
They decided to clean the bay.
3. How long did it take them to collect all the litter? (Bütün çöpleri toplamaları ne kadar sürdü?)
Çözüm: Metindeki “We could clean the bay in six hours.” cümlesi bize cevabı veriyor. “Koyu altı saatte temizleyebildik.”
Sonuç:
It took them six hours.
4. What happened when they picked up the litter? (Onlar çöpleri topladığında ne oldu?)
Çözüm: İki şey oldu. Birincisi: “other people joined us.” (başka insanlar onlara katıldı). İkincisi: “After that, the sea started to look cleaner.” (ondan sonra deniz daha temiz görünmeye başladı).
Sonuç:
Other people joined them and the sea started to look cleaner.
5. What should people do to live in a better world? (Daha iyi bir dünyada yaşamak için insanlar ne yapmalı?)
Çözüm: Metnin son cümlesi bir ipucu veriyor: “If only people would keep the seas clean, we could live in a better world.” Yani “Keşke insanlar denizleri temiz tutsa, daha iyi bir dünyada yaşayabilirdik.” Buradan çıkaracağımız sonuç, insanların denizleri temiz tutması gerektiğidir.
Sonuç:
They should keep the seas clean.
Umarım açıklamalarım anlaşılır olmuştur. Harika bir iş çıkardın! Unutma, pratik yapmak İngilizceni geliştirmenin en iyi yoludur. Başarılar dilerim!