5. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Multi English 1 . Kitap Sayfa 149
Harika bir çalışma! Merhaba sevgili öğrencim, ben 5. sınıf İngilizce öğretmeninim. Gönderdiğin görseldeki alıştırmaları senin için adım adım analiz edip çözeceğim. Haydi başlayalım!
Görselde iki ana bölüm var. Birincisi, cümlelerin anlamlarını karşılaştırdığımız bir bölüm. İkincisi ise “Time to Note Down” başlığı altında bir yazma ve konuşma etkinliği. Hepsini sırayla inceleyelim.
C Bölümü: Cümleleri Anlamlarına Göre Eşleştirme
Bu bölümde, bize verilen cümle çiftlerinden hangilerinin birbiriyle benzer anlama geldiğini bulmamız isteniyor. Bu alıştırma aslında bize “if” (eğer) ve “unless” (eğer … -mazsan, -medikçe, -madıkça) gibi bağlaçların kullanımını öğretmeyi amaçlıyor. Haydi tek tek bakalım.
Soru A
Bu gruptaki cümleleri inceleyelim:
- a. If you’re not ready for the heat, you can’t enjoy the desert. (Eğer sıcağa hazır değilsen, çölün tadını çıkaramazsın.)
- b. Unless you enjoy the desert, you are ready for the heat. (Çölün tadını çıkarmadıkça, sıcağa hazırsın.)
Çözüm:
Burada doğru anlamı veren cümleyi bulmalıyız. “Unless” kelimesi, “if … not” yapısıyla aynı anlama gelir. Yani, bir şey olmazsa ne olacağını anlatır.
Adım 1: a şıkkına bakalım. “Eğer sıcağa hazır değilsen, çölün tadını çıkaramazsın.” Bu cümle çok mantıklı, değil mi? Çöle giderken sıcağa hazırlıklı olmalıyız.
Adım 2: b şıkkına bakalım. “Çölün tadını çıkarmadıkça, sıcağa hazırsın.” Bu cümle anlamsal olarak pek mantıklı değil. Çölün tadını çıkarmakla sıcağa hazır olmak arasında böyle bir bağ kuramayız.
Sonuç: Bu yüzden, mantıklı ve doğru anlamı taşıyan cümle a şıkkıdır. Muhtemelen eşleştirmemiz gereken orijinal cümle de bu anlama geliyordu.
Soru B
Bu gruptaki cümleleri inceleyelim:
- a. If you feel tired and weak, don’t drink water. (Eğer yorgun ve halsiz hissediyorsan, su içme.)
- b. Unless you drink water, you will feel tired and weak. (Su içmezsen, yorgun ve halsiz hissedersin.)
Çözüm:
Burada da yine mantık yürütmemiz gerekiyor. Vücudumuzun suya ihtiyacı vardır, değil mi?
Adım 1: a şıkkı bize “yorgunsan su içme” diyor. Bu çok yanlış ve tehlikeli bir tavsiye! Tam tersi, yorgun ve halsizsek su içmemiz gerekir.
Adım 2: b şıkkı ise “Su içmezsen, yorgun ve halsiz hissedersin” diyor. “Unless” kelimesi burada “eğer su içmezsen” anlamı katıyor. Bu cümle bilimsel olarak da doğru ve çok mantıklı.
Sonuç: Doğru ve anlamlı olan cümle b şıkkıdır.
Soru C
Bu gruptaki cümleleri inceleyelim:
- a. You should wear suitable clothes to freeze in just a few minutes. (Sadece birkaç dakika içinde donmak için uygun kıyafetler giymelisin.)
- b. If you don’t wear suitable clothes, you will freeze in just a few minutes. (Eğer uygun kıyafetler giymezsen, sadece birkaç dakika içinde donarsın.)
Çözüm:
Bu cümleler soğuk havada giyinmekle ilgili. Amacımız donmak mı, yoksa donmamak mı? Tabii ki donmamak!
Adım 1: a şıkkı “donmak için” uygun kıyafetler giymemizi söylüyor. Bu hiç mantıklı değil. Kimse donmak için giyinmez.
Adım 2: b şıkkı ise bir uyarıda bulunuyor: “Eğer uygun kıyafetler giymezsen, donarsın.” Bu cümle, soğuk havaya karşı bizi uyaran, çok mantıklı bir cümle.
Sonuç: Bu nedenle doğru cümle b şıkkıdır.
Soru D
Bu gruptaki cümleleri inceleyelim:
- a. You must endure the cold weather to see the wildlife. (Vahşi yaşamı görmek için soğuk havaya katlanmalısın.)
- b. If you see the wildlife, you mustn’t endure the cold weather. (Eğer vahşi yaşamı görürsen, soğuk havaya katlanmamalısın.)
Çözüm:
Burada “must” (zorunluluk) ve “mustn’t” (yasaklama) kelimelerinin anlamlarına odaklanalım.
Adım 1: a şıkkı, bir amaca ulaşmak için (vahşi yaşamı görmek) bir zorunluluğu (soğuk havaya katlanmak) anlatıyor. Bu, örneğin kutuplarda belgesel çeken birinin yapması gereken bir şey olabilir. Gayet mantıklı bir cümle.
Adım 2: b şıkkı ise “Eğer vahşi yaşamı görürsen, soğuk havaya katlanmamalısın” diyor. Bu cümlenin anlamı biraz karışık ve mantıksız. Vahşi yaşamı görmek, soğuğa katlanma zorunluluğunu ortadan kaldırmaz.
Sonuç: Anlamlı ve doğru olan cümle a şıkkıdır.
8. Bölüm: Time to Note Down (Not Alma Zamanı)
Bu bölüm, senin İngilizce konuşma ve yazma becerilerini geliştirmek için tasarlanmış bir etkinlik. Burada tek bir doğru cevap yok, tamamen senin kendi düşüncelerine ve hayal gücüne bağlı.
a) Read the questions and think about them. Then ask and answer in pairs. (Soruları oku ve üzerlerinde düşün. Sonra eşli olarak sor ve cevapla.)
Buradaki amaç, arkadaşlarınla bu sorular hakkında sohbet etmen. İşte sorular ve anlamları:
- Have you ever been somewhere with extreme weather conditions? (Hiç aşırı hava koşullarının olduğu bir yerde bulundun mu? Örneğin çok karlı bir dağ, çok sıcak bir çöl ya da fırtınalı bir sahil gibi.)
- How was the weather? (Hava nasıldı?)
- How did you feel? (Nasıl hissettin? Korkmuş, heyecanlı, mutlu?)
- What did you do? (Ne yaptın?)
b) Read the beginning of the story and write the rest of it. (Hikayenin başlangıcını oku ve gerisini yaz.)
Burada ise bir hikaye yazman isteniyor. Hikayenin başlangıcı şöyle:
“Last summer, we had an incredible day. I was having a picnic by the seaside with my family. Suddenly, the sky got dark and a storm broke out.”
Türkçesi: “Geçen yaz, harika bir gün geçirmiştik. Ailemle deniz kenarında piknik yapıyordum. Aniden gökyüzü karardı ve bir fırtına koptu.”
Şimdi sıra sende! Bu hikayeyi devam ettir. Fırtına kopunca ne oldu? Ailenle birlikte ne yaptınız? Bir yere sığındınız mı? Korktunuz mu, yoksa bu size heyecanlı mı geldi? Hayal gücünü kullanarak hikayeyi tamamlayabilirsin.
c) Read your stories to the whole class and give feedback to each other. (Hikayelerinizi tüm sınıfa okuyun ve birbirinize geri bildirimde bulunun.)
Bu son adımda ise yazdığın güzel hikayeyi arkadaşlarınla paylaşman ve onların hikayelerini dinlemen isteniyor. Bu harika bir paylaşım etkinliği!
Umarım açıklamalarım senin için faydalı olmuştur. Unutma, İngilizce öğrenirken bol bol pratik yapmak çok önemlidir. Başarılar dilerim!