7. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı Cevapları Ferman Yayınları Sayfa 167
Harika bir konuyla karşı karşıyayız! Merhaba sevgili öğrencim, gönderdiğin görseldeki Fen Bilimleri konusunu ve soruları senin için bir öğretmen gözüyle analiz edip, kolayca anlayacağın şekilde açıklayacağım. Haydi başlayalım!
Görseldeki metin, aslında bize bir soru sorarak konuya giriş yapıyor ve sonra bu sorunun cevabını örneklerle açıklıyor. Biz de aynı şekilde ilerleyelim.
Soru:
Bir göl ya da havuza bakıldığında bunlar olduğundan daha sığ görünür. Sizce bunun nedeni nedir? Düşüncelerinizi söyleyiniz.
Çözüm ve Açıklama:
Bu çok güzel bir gözlem ve fen bilimlerinin en sihirli konularından birine harika bir giriş! Bu durumun tek ve net bir cevabı var: Işığın Kırılması. Peki, bu ışığın kırılması da ne demek? Gel, bu olayı adım adım, sanki bir dedektif gibi inceleyelim.
Adım 1: Işığın Normal Davranışı
Öncelikle şunu hatırlayalım: Işık, önüne bir engel çıkmadığı sürece dosdoğru bir yol izler. Tıpkı bir otoyolda giden araba gibi, dümdüz ilerler. Mesela bir el fenerini yaktığında ışığın düz bir çizgi halinde gittiğini görürsün. Bu, ışığın en temel kuralıdır.
Adım 2: Işığın Farklı Ortamlarla Karşılaşması
Şimdi otoyolda giden arabamızı düşünelim. Araba birden asfalt yoldan çıkıp çamurlu bir tarlaya girerse ne olur? Tabii ki hızı yavaşlar ve direksiyonu düz tutsak bile hafifçe yönü değişir, yani sapma yaşar. İşte ışık da tam olarak bunu yapar! Işığın yolculuk ettiği yere biz “ortam” diyoruz. Hava bir ortamdır, su bir ortamdır, cam da bir ortamdır.
- Işık, aynı ortamda (örneğin sadece havada) ilerlerken hep doğrusal bir yol izler.
- Ancak ışık, bir ortamdan başka bir ortama geçerken (örneğin havadan suya girerken) doğrultusu değişir. Yani birazcık sapmaya uğrar, bükülür. İşte ışığın bu yön değiştirmesine biz IŞIĞIN KIRILMASI diyoruz.
Görseldeki Görsel 5.37‘de bardağın içindeki kalemin kırık gibi görünmesinin sebebi de tam olarak bu. Kalemin sudaki kısmından gözümüze gelen ışınlar, sudan havaya çıkarken kırıldığı için beynimiz kalemi farklı bir yerdeymiş gibi algılıyor ve biz onu kırık görüyoruz.
Adım 3: Havuzun Sığ Görünmesi Olayına Dönelim
Şimdi gelelim asıl sorumuza. Havuzun dibindeki bir noktayı (mesela bir fayansı) görebilmemiz için o fayansdan yansıyan ışığın gözümüze ulaşması gerekir, değil mi?
İşte olay burada başlıyor:
- Havuzun dibindeki fayansdan yansıyan ışık ışınları, önce su ortamında dümdüz ilerler.
- Suyun yüzeyine, yani hava ile suyun birleştiği sınıra geldiklerinde, hava ortamına geçerler.
- Su ortamından (çok yoğun) hava ortamına (az yoğun) geçen ışık, tam bu sınırda kırılır, yani yön değiştirir ve bükülerek gözümüze ulaşır.
- Bizim beynimiz ise ışığın büküldüğünü, kırıldığını hesaba katmaz. O, ışığın hep dümdüz geldiğini varsayar. Bu yüzden gözümüze gelen kırılmış ışınları sanki düz bir çizgide geliyormuş gibi algılar.
- Bu durum, havuzun dibini aslında olduğundan daha yukarıda, yani bize daha yakın bir yerde görmemize neden olur. Bu da havuzun daha sığ görünmesine yol açan bir göz aldanmasıdır.
Sonuç:
Kısacası, bir gölün veya havuzun olduğundan daha sığ görünmesinin temel nedeni, havuzun dibinden yansıyarak gözümüze gelen ışığın, sudan havaya geçerken kırılmasıdır. Bu bir göz aldanmasıdır ve fen bilimlerinin ne kadar şaşırtıcı olduğunu gösteren harika bir örnektir.
Aynı durum, sıcak yaz günlerinde asfaltta su birikintisi varmış gibi gördüğümüz “serap” olayında da geçerlidir. Orada da ışık, farklı sıcaklıktaki hava katmanlarından geçerken kırılarak bize bir oyun oynar.
Umarım bu açıklama konuyu daha iyi anlamana yardımcı olmuştur. Unutma, fen bilimleri etrafımızdaki “sihirli” gibi görünen olayların mantıklı açıklamasıdır!