7. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı Cevapları Ferman Yayınları Sayfa 170
Merhaba sevgili 7. sınıf öğrencileri!
Bugün sizlerle kitabımızdaki “Merceklerin Doğadaki Etkisini Gözlemleyelim” etkinliğinin değerlendirme sorularını birlikte çözeceğiz. Bu deneyi yaparken ne kadar eğlendiğinizi ve şaşırdığınızı tahmin edebiliyorum. Güneş ışığının ne kadar güçlü olabileceğini bir mercek yardımıyla görmek gerçekten de harika bir tecrübe! Şimdi gelin, bu gözlemlerimizin arkasındaki bilimi birlikte keşfedelim.
İşte sorularımız ve adım adım çözümleri:
Soru 1: Mercekle kâğıt üzerine düşürdüğünüz güneş ışığı kâğıdı nasıl yakmış olabilir?
Harika bir soru! Bu olayın sırrı, kullandığımız ince kenarlı merceğin (yani büyütecin) ışığı toplama özelliğinde saklı. Gelin adım adım inceleyelim:
Adım 1: Güneş’ten gelen ışık ışınları, Dünya’mıza birbirine paralel olarak ulaşır. Bu ışınlar aslında birer enerji paketidir.
Adım 2: Elimizdeki ince kenarlı mercek, üzerine düşen bu paralel ışık ışınlarını kırarak bir araya getirme özelliğine sahiptir. Tıpkı bir huni gibi, geniş bir alandan gelen ışığı toplar ve küçücük bir noktaya yönlendirir.
Adım 3: Işınların toplandığı bu küçücük ve parlak noktaya biz odak noktası diyoruz. Deney sırasında kâğıdın üzerinde gördüğünüz o parlak nokta işte tam olarak burasıydı.
Adım 4: Geniş bir alandaki bütün ışık enerjisi tek bir noktada birleşince, o noktada çok yüksek bir ısı enerjisi oluşur. Bu ısı o kadar yükselir ki, kâğıdın tutuşma sıcaklığını aşar ve kâğıdın o noktasında bir yanma, dumanlanma başlar. İşte kâğıdın yanmasının sebebi budur!
Soru 2: Mercekle ceviz üzerine düşürdüğünüz güneş ışığı cevizin kabuğunu nasıl yakmış olabilir?
Bu sorunun cevabı da aslında bir öncekiyle neredeyse aynı. Çünkü temel prensip değişmiyor.
Adım 1: Tıpkı kâğıt deneyinde olduğu gibi, ince kenarlı merceğimizi kullanarak Güneş’ten gelen ışınları topladık.
Adım 2: Bu defa ışınları kâğıdın değil, sert ceviz kabuğunun üzerindeki bir odak noktasına yönlendirdik.
Adım 3: Ceviz kabuğu kâğıda göre çok daha sert ve dayanıklı olsa da, odak noktasında biriken yoğun ısı enerjisi onun da yapısını bozmaya yeter. Yoğun ısı, ceviz kabuğunun yüzeyini yakarak rengini koyulaştırır ve bir iz bırakır. Kısacası, merceğin topladığı enerji o kadar güçlüdür ki sert bir ceviz kabuğunu bile yakabilir!
Soru 3: Deneyi su dolu cam şişeyle yaptığınızda kâğıt ve cevizin kabuğunda gözlemlediklerinize benziyor mu?
Bu soru, çevremizdeki nesnelerin de bazen mercek gibi davranabileceğini göstermesi açısından çok önemli.
Adım 1: Su dolu, yuvarlak bir cam şişenin şeklini düşünelim. Dış yüzeyi eğimli ve bombelidir, değil mi? İşte bu eğimli yapı, tıpkı bir ince kenarlı mercek gibi davranmasına neden olur.
Adım 2: Güneş ışınları bu su dolu şişeden geçerken, şişenin kavisli yüzeyi ve içindeki su nedeniyle kırılırlar. Yani şişe, ışığı tıpkı bir mercek gibi bir noktada toplamaya çalışır.
Adım 3: Bu nedenle, evet, su dolu cam şişeyle yaptığımız deneyde de kâğıt ve ceviz kabuğu üzerinde benzer sonuçlar gözlemleriz. Şişe de ışığı bir noktada toplayarak ısıyı artırır ve yanmaya veya iz bırakmaya neden olur. Belki gerçek bir mercek kadar kusursuz bir odaklama yapamaz ama sonuçlar kesinlikle benzer olacaktır.
Unutmayın çocuklar! Bu deney bize çok önemli bir ders veriyor. Ormanlık alanlara veya kuru otların bulunduğu yerlere asla cam şişe veya kırıkları atmamalıyız. Çünkü bu cam parçaları, tıpkı deneyimizdeki mercek gibi davranarak Güneş ışığını odaklayabilir ve maalesef orman yangınlarına sebep olabilir. Doğa bilinci işte böyle küçük ama önemli bilgilerle gelişir.
Umarım bu açıklamalar konuyu daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur. Aklınıza takılan başka bir şey olursa sormaktan çekinmeyin! Başarılar dilerim.