7. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı Cevapları Ferman Yayınları Sayfa 138
Merhaba sevgili öğrencilerim! Fen Bilimleri dersimize hoş geldiniz. Bugün, kitabımızdaki çok önemli bir konuyu, geri kazanımı ve atık yönetimini ele alacağız. Bana gönderdiğiniz görseldeki “TARTIŞMA” bölümünü hep birlikte inceleyelim ve üzerine düşünelim. Unutmayın, doğayı korumak hepimizin görevi!
Soru: Kullanılmış kızartmalık sıvı yağların lavaboya dökülmesi durumunda ortaya çıkabilecek olumsuzlukları tartışınız. Bu durumun önlenebilmesi için neler yapılması gerektiği konusunda projeler geliştiriniz.
Harika bir tartışma konusu! Bu, günlük hayatta sıkça karşılaştığımız ama sonuçlarını pek düşünmediğimiz bir durum. Gelin bu konuyu adım adım ele alalım ve ne kadar önemli olduğunu görelim.
Unutmayın, küçük bir hareketimiz doğada çok büyük değişikliklere yol açabilir!
Çözüm:
Bu soruyu iki bölümde inceleyeceğiz. Önce zararlarını, sonra da bu zararları nasıl önleyebileceğimizi ve ne gibi projeler yapabileceğimizi konuşacağız.
Adım 1: Kullanılmış Yağları Lavaboya Dökmenin Olumsuz Sonuçları (Zararları)
Kızartma yaptıktan sonra artan o yağı lavaboya dökmek çok kolay gibi görünebilir ama aslında hem evimize hem de çevremize ciddi zararlar veriyoruz. Peki, bu zararlar nelerdir?
- Tesisat Tıkanıklığı: Sıvı yağlar soğuduğunda katılaşır ve sabun gibi diğer atıklarla birleşerek boruların içinde kalın bir tabaka oluşturur. Bu durum, önce evimizdeki lavaboların, sonra da apartmanın ve hatta mahallemizin kanalizasyon borularının tıkanmasına yol açar. Bu tıkanıklıkları açmak hem çok masraflı hem de çok zordur.
- Su Kirliliği: Lavabodan dökülen atık yağlar, kanalizasyon sistemiyle nehirlere, göllere ve denizlere ulaşır. Yağ, suyun üzerinde bir tabaka oluşturur. Bu tabaka, güneş ışığının ve havadaki oksijenin suya geçmesini engeller. Oksijensiz kalan suda yaşayan balıklar, bitkiler ve diğer canlılar nefes alamaz ve zamanla ölürler.
- İçme Sularına Karışma Tehlikesi: En korkutucu olanı da bu atık yağların yeraltı sularına sızarak içme suyu kaynaklarımızı kirletmesidir. Bilim insanları, sadece 1 litre atık yağın, tam 1 milyon litre temiz suyu içilmez hâle getirdiğini söylüyor. Bu, bir kişinin neredeyse 14 yıllık içme suyu ihtiyacı demek!
- Arıtma Tesislerine Zarar: Atık suları temizlemekle görevli arıtma tesislerinin işini çok zorlaştırır. Yağları sudan ayırmak için çok daha fazla enerji ve kimyasal madde harcanır, bu da maliyetleri artırır.
Adım 2: Bu Durumu Önlemek İçin Çözüm Önerileri ve Projeler
Madem bu kadar zararlı, o zaman ne yapmalıyız? İşte bu konuda geliştirebileceğimiz harika fikirler ve projeler:
- Doğru Biriktirme: Kullanılmış sıvı yağları kesinlikle lavaboya, tuvalete veya çöpe dökmüyoruz. Bunun yerine soğumasını bekleyip boş bir pet şişe veya cam kavanoz gibi sızdırmaz bir kapta biriktiriyoruz.
- Toplama Noktalarına Ulaştırma: Biriktirdiğimiz bu atık yağları, belediyelerin belirlediği atık yağ toplama noktalarına, bazı süpermarketlere veya muhtarlıklara teslim edebiliriz. Hatta bazı belediyeler, belirli bir miktarda atık yağ getirene karşılık deterjan gibi hediyeler bile veriyor.
- Okulda Proje Geliştirme:
- “Atık Yağ Toplama Kampanyası” Projesi: Okulumuzda bir kampanya başlatabiliriz. Herkes evinde biriktirdiği atık yağları okula getirir. Belirlenen bir alanda büyük bir bidonda toplarız ve sonra belediye ile anlaşarak bu yağların alınmasını sağlarız. En çok yağ getiren sınıfa küçük bir ödül bile verebiliriz!
- “Bilinçlendirme Afişleri” Projesi: Resim dersinde, atık yağların zararlarını ve doğru toplama yöntemlerini anlatan renkli ve dikkat çekici afişler hazırlayabiliriz. Bu afişleri okulumuzun panolarına ve mahallemizdeki dükkanlara asabiliriz.
- “Geri Dönüşüm Mucizesi” Sunumu: Toplanan bu atık yağların ne işe yaradığını araştırabiliriz. Bu yağlardan biyodizel adı verilen çevre dostu bir yakıt, sabun ve hatta hayvan yemi bile üretiliyor. Bu bilgileri bir sunum haline getirip arkadaşlarımıza anlatabiliriz.
Sonuç:
Gördüğünüz gibi, lavaboya döktüğümüz bir miktar yağ, aslında doğaya ve geleceğimize verilmiş büyük bir zarardır. Sorumluluk sahibi bireyler olarak bu konuda duyarlı olmalı, hem kendimiz doğru olanı yapmalı hem de çevremizdekileri bu konuda bilinçlendirmeliyiz. Unutmayın, doğayı korumak küçük adımlarla başlar!