7. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı Cevapları Ferman Yayınları Sayfa 59
Harika bir seçim! Mitoz bölünme, hücrelerin ve dolayısıyla bizlerin yaşamı için en temel ve en sihirli konulardan biridir. Gel şimdi, gönderdiğin bu sayfayı bir öğretmen-öğrenci olarak birlikte adım adım inceleyelim ve aklımızdaki soru işaretlerini giderelim.
Soru 1: Metne ve görsele göre, mitoz bölünmenin canlılar için önemi nedir? Hangi olaylar mitoz sayesinde gerçekleşir?
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bu sorunun cevabı aslında metnin ve görselin tam kalbinde yatıyor. Mitoz bölünmeyi, bir yapbozun parçalarını çoğaltarak daha büyük bir resim oluşturmaya ya da eskiyen bir binayı yeni tuğlalarla onarmaya benzetebiliriz. Canlı vücudunda da sürekli bir yenilenme ve büyüme vardır. İşte bunu sağlayan sihirli mekanizma mitozdur.
Şimdi bunu adımlar halinde netleştirelim:
Adım 1: Mitozun ne olduğunu hatırlayalım. Mitoz, bir hücrenin bölünerek genetik olarak kendisiyle tıpatıp aynı iki yeni hücre oluşturmasıdır. Bu, kopyala-yapıştır yapmak gibi bir şeydir.
Adım 2: Metin ve görsellerden yola çıkarak mitozun görevlerini listeleyelim:
- Büyüme ve Gelişme: Görsel 2.9’a dikkatlice bak. En başta zigot adı verilen tek bir hücre var, değil mi? Bu tek hücre, anne karnında sürekli mitoz bölünmeler geçirerek çoğalıyor, çoğalıyor ve sonunda milyonlarca hücreden oluşan bir bebek meydana geliyor. Senin doğduktan sonra boyunun uzaması, organlarının büyümesi de hep bu sayede olur. Kısacası, tek hücreden koskoca bir insan olmamızı mitoza borçluyuz.
- Onarım (Yenilenme): Metnin başında harika bir örnek var: “Parmağınız kesildiğinde…” diyor. Evet, düştüğümüzde yaralanan derimizin bir süre sonra iyileşmesi, kırılan kemiğimizin kaynaması hep hasar gören bölgedeki hücrelerin mitozla çoğalarak boşluğu doldurması sayesinde olur. Vücudumuz kendi kendini tamir eder!
- Üreme: Bu, daha çok tek hücreli canlılar için geçerlidir. Örneğin bir amip ya da bakteri, mitoz bölünme ile sayılarını artırır ve bu şekilde çoğalmış, yani ürememiş olur.
Sonuç: Kısacası mitoz; canlıların büyümesini, gelişmesini, yaralarının onarımını ve bazı tek hücreli canlıların üremesini sağlayan hayati bir olaydır.
Soru 2: Metnin son paragrafında sorulan soruları cevaplayalım: “Peki, hücreler neden ve ne zaman bölünür? Hücreler bölünmezse ne olur?”
Çözüm:
Bu sorular, mitozun arkasındaki temel mantığı anlamamız için çok önemli. Hücreler keyiflerinden değil, bir zorunluluktan dolayı bölünürler. Gel bunu da adımlarla açıklayalım.
Adım 1: Hücreyi büyüyen bir şehre benzetelim. Şehir küçükken tek bir pazar yeri, tek bir ana yol herkese yeter. Ama şehir büyüdükçe, nüfus arttıkça o tek pazar ve tek yol yetersiz kalır. İnsanlar ihtiyaçlarını karşılayamaz, şehrin çöpleri birikir, trafik kilitlenir. İşte hücre de tıpkı böyledir!
Adım 2: Hücre büyüdükçe hacmi (iç kısmı), yüzeyinden (hücre zarı) çok daha hızlı artar. Bu ne demek?
Hücre zarı, hücrenin kapısı gibidir. Besin ve oksijen bu kapıdan girer, atık maddeler bu kapıdan çıkar. Hücre çok büyüdüğünde, o küçük kapı (hücre zarı) devasa hale gelen iç kısmın (sitoplazma) ihtiyaçlarını karşılayamaz hale gelir. Besin yetmez, atıklar birikir. Çekirdek de artık bu kadar büyük bir yapıyı yönetmekte zorlanır.
Adım 3: İşte bu “yönetim krizi” başladığında, hücre bölünme kararı alır. Bölünerek hem daha küçük ve yönetilebilir iki yeni hücre oluşturur hem de yüzey/hacim oranını dengeleyerek besin alışverişini tekrar verimli hale getirir.
Sonuç: Hücreler, büyüyüp yüzey/hacim oranı bozulduğu için, yani yönetilemeyecek kadar büyüdükleri için bölünürler. Eğer bölünmeselerdi, beslenemez ve atıklarını atamazlardı. Bu da hücrenin ölümüne, dolayısıyla canlının yaşamının tehlikeye girmesine neden olurdu.