6. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2. Kitap Sayfa 108
Harika bir etkinlik, sevgili öğrencilerim! Fen Bilimleri dersimizin en keyifli konularından biri olan biyoçeşitlilikle ilgili bu proje, tam bir dedektiflik işi gibi. Birlikte, gezegenimizdeki yaşamın zenginliğini tehdit eden faktörleri araştırıp çözüm yolları bulacağız. Haydi, etkinliğimizin adımlarını teker teker inceleyelim ve bu gizemi birlikte çözelim!
ETKİNLİK İSTASYONU-7: BİYOÇEŞİTLİLİĞİ TEHDİT EDEN FAKTÖRLER
Soru 1: Biyoçeşitliliği tehdit eden faktörler nelerdir? Bu konuda bildiklerimizi yazalım.
Çözüm:
Bu ilk adım, aslında bir beyin fırtınası. Konu hakkında neler bildiğimizi, aklımıza ilk gelenleri bir kağıda dökeceğiz. Bu, araştırmamıza nereden başlayacağımızı bize gösterecek bir harita gibidir.
Adım 1: İlk olarak, “biyoçeşitlilik” kelimesinin ne anlama geldiğini hatırlayalım. Bir bölgedeki canlı türlerinin ve genlerin çeşitliliği, yani zenginliği demekti. Peki bu zenginliği ne azaltabilir?
Adım 2: Aklımıza gelenleri listeleyelim. Mesela şunlar olabilir:
- Ağaçların kesilmesi (Ormansızlaşma)
- Denizlere ve nehirlere çöp atılması (Kirlilik)
- Fabrika bacalarından çıkan dumanlar (Hava Kirliliği)
- Hayvanların çok fazla avlanması
- Şehirlerin sürekli büyümesi ve ormanların yerini alması
Bunlar ilk aklımıza gelenler. Şimdi bu listeyi daha bilimsel bilgilerle geliştireceğiz!
Soru 2: Biyoçeşitliliği tehdit eden faktörler hakkında güvenilir basılı ve görsel kaynaklar vb. yardımıyla araştırma yaparak bilimsel bilgilere ulaşalım. Ulaştığımız bilgilerden yola çıkarak biyoçeşitliliği tehdit eden faktörleri açıklayalım.
Çözüm:
Şimdi gerçek bir bilim insanı gibi araştırma yapma zamanı! Kitaplarımızdan, güvenilir internet sitelerinden (örneğin TEMA, ÇEKÜL gibi vakıfların siteleri, bilim dergileri) faydalanarak ilk adımda yazdığımız listeyi geliştirelim ve nedenlerini anlayalım.
Adım 1: Araştırmalarımız sonucunda, biyoçeşitliliği tehdit eden ana faktörleri şöyle sıralayabiliriz:
- Habitat Tahribatı ve Parçalanması: Habitat, bir canlının doğal yaşam alanıdır, yani evi. Biz insanlar yollar, şehirler, tarlalar yapmak için ormanları yok ettiğimizde veya nehirlerin yatağını değiştirdiğimizde, aslında o canlıların evlerini yıkmış oluyoruz. Evi olmayan bir canlı da yaşayamaz ve nesli tehlikeye girer.
- İklim Değişikliği: Dünyamızın ortalama sıcaklığının artması, yani küresel ısınma, pek çok canlının yaşamını alt üst ediyor. Örneğin, buzulların erimesi kutup ayılarının avlanma alanlarını yok ediyor. Mercan resifleri gibi hassas ekosistemler de sıcaklık artışından dolayı ölüyor.
- Kirlilik: Sulara karışan kimyasal atıklar, toprağa atılan plastikler, havaya salınan zehirli gazlar… Tüm bunlar canlıların yaşamını doğrudan tehdit eder. Bir denizananası sanıp plastik poşet yiyen bir deniz kaplumbağasını düşünün. İşte kirlilik tam olarak budur.
- Aşırı Avlanma ve Tüketim: Bir canlı türünü ihtiyacımızdan çok daha fazla avlarsak veya doğal kaynakları (su, orman vb.) çok hızlı tüketirsek, doğanın kendini yenilemesine fırsat vermemiş oluruz. Bu da o türlerin sayısının hızla azalmasına neden olur.
- İstilacı Türler: Bir ekosisteme ait olmayan bir canlı türünün, o bölgeye insanlar tarafından getirilmesiyle ortaya çıkar. Bu yeni gelen “istilacı” tür, oradaki yerli türlerin besinlerini tüketebilir, onlara hastalık bulaştırabilir veya onları avlayarak soylarının tükenmesine neden olabilir.
Soru 3: Ulaştığımız bilgilerden yola çıkarak biyoçeşitliliği tehdit eden faktörlere yönelik öneriler oluşturarak aşağıya yazalım.
Çözüm:
Sorunları tespit ettik, şimdi sıra çözüm üretmekte! Madem bu sorunların çoğuna biz insanlar sebep oluyoruz, o zaman çözümü de biz bulabiliriz. İşte bazı öneriler:
Adım 1: Her bir tehdit için bir çözüm önerisi geliştirelim:
- Habitat Tahribatına Karşı: Milli parklar ve koruma alanları oluşturmalıyız. Ağaç dikme kampanyalarına katılmalı, ormanlık alanları korumalıyız.
- İklim Değişikliğine Karşı: Enerjiyi tasarruflu kullanmalıyız. Işıkları ve elektronik aletleri kullanmadığımızda kapatmalıyız. Mümkün olduğunca toplu taşıma, bisiklet kullanmalı veya yürümeliyiz.
- Kirliliğe Karşı: Çöplerimizi asla doğaya atmamalıyız. Geri dönüşüme önem vermeli, plastik kullanımını azaltmalıyız.
- Aşırı Tüketime Karşı: Sadece ihtiyacımız olanı almalıyız. Nesli tükenme tehlikesi altında olan hayvanların avlanmasını yasaklayan kanunlara destek olmalıyız.
- İstilacı Türlere Karşı: Başka bir ülkeye veya şehre gittiğimizde oradan getirdiğimiz bitki veya hayvanları doğaya salmamalıyız. Bu konuda çok dikkatli olmalıyız.
Unutmayın çocuklar, bu etkinlik sadece bir ödev değil, aynı zamanda gezegenimize karşı bir sorumluluktur. Yaptığınız her küçük olumlu hareket, biyoçeşitliliğin korunmasına büyük bir katkı sağlar. Hepinizle gurur duyuyorum!