6. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Hecce Yayınları Sayfa 29
Harika bir çalışma! Hemen bu sayfadaki alıştırmaları bir öğretmen gözüyle inceleyip sana adım adım açıklayayım. Unutma, İngilizce pratik yaparak öğrenilir, bu alıştırmalar da tam bunun için var.
6. Work in groups of three. Act out dialogues as in the examples below.
Merhaba çocuklar! Bu alıştırmada bizden üçerli gruplar oluşturup örnektekine benzer diyaloglar kurmamız isteniyor. Bu bir soru değil, bir konuşma pratiği. Amacımız, birine bir şey isteyip istemediğini sormayı ve buna olumlu ya da olumsuz cevap vermeyi öğrenmek. Haydi örnekleri inceleyelim!
Örnek 1:
Soru: Do you want some tea? (Biraz çay ister misin?)
- Olumlu Cevap: Yes, please. It’s my favorite. (Evet, lütfen. O benim favorim.)
- Olumsuz Cevap: No, thanks. I don’t like tea. (Hayır, teşekkürler. Çay sevmem.)
Örnek 2:
Soru: Do you want a croissant? (Kruvasan ister misin?)
- Olumlu Cevap: Yes, please. I love it. (Evet, lütfen. Onu çok severim.)
- Olumsuz Cevap: No, thank you. I prefer chocolate cake and cookies. (Hayır, teşekkür ederim. Çikolatalı keki ve kurabiyeleri tercih ederim.)
Gördüğünüz gibi, birine bir şey teklif ederken “Do you want…?” kalıbını kullanıyoruz. Cevap verirken ise kibarca “Yes, please.” (Evet, lütfen.) veya “No, thanks.” (Hayır, teşekkürler.) diyoruz. Siz de arkadaşlarınızla sınıftaki nesneleri veya yiyecekleri kullanarak benzer diyaloglar kurabilirsiniz. Mesela, “Do you want a pencil?” (Kalem ister misin?) veya “Do you want some water?” (Biraz su ister misin?) gibi.
7. Put the speech bubbles in order and make a dialogue.
Şimdi de en eğlenceli kısma geldik! Burada karışık olarak verilmiş konuşma balonlarını mantıklı bir sıraya koyarak bir diyalog oluşturacağız. Resimde bir garson ve restorandaki bir müşteri var. Bakalım aralarında nasıl bir konuşma geçmiş?
Adım 1: Konuşmayı kim başlatır?
Bir restoranda konuşmayı genellikle garson başlatır. Müşteriyi karşılar ve yardımcı olmak isteyip istemediğini sorar. Zaten bize ilk cümlenin hangisi olduğu (1…) şeklinde gösterilmiş.
1. Garson: Welcome, madam. Can I help you? (Hoş geldiniz, hanımefendi. Yardımcı olabilir miyim?)
Adım 2: Müşteri ne cevap verir?
Garsonun bu sorusuna karşılık müşteri, menüye bakmak veya sipariş vermek isteyebilir. Balonlara baktığımızda en mantıklı cevap, “Günün spesiyali nedir?” diye sormasıdır.
2. Müşteri: Yes, please. What’s today’s special? (Evet, lütfen. Bugünün spesiyali nedir?)
Adım 3: Garson günün spesiyalini söyler.
Müşterinin sorusuna garson cevap vermelidir. Günün spesiyalini açıklayan konuşma balonu hangisi? Tabii ki “Mantarlı omlet.”
3. Garson: Omelet with mushrooms. (Mantarlı omlet.)
Adım 4: Müşteri bu teklife ne der?
Müşteri, garsonun söylediği yemeği sevmiş olmalı ki, “Oh, bu benim favorim.” diyor. Bu, yemeği sipariş edeceği anlamına gelir.
4. Müşteri: Oh, it is my favorite. (Oh, bu benim favorim.)
Adım 5: Garson başka bir şey isteyip istemediğini sorar.
Yemek siparişi neredeyse tamam. Şimdi sıra içecekte! Garson, “İçecek bir şey ister misiniz?” diye sorar.
5. Garson: Do you want to drink something? (İçecek bir şey ister misiniz?)
Adım 6: Müşteri içecek siparişini verir.
Müşteri, garsonun sorusuna cevap olarak içmek istediği şeyi söyler.
6. Müşteri: Yes. I want to drink orange juice. (Evet. Portakal suyu içmek istiyorum.)
Adım 7: Garson yemekle ilgili bir detay sorar.
Siparişleri alan garson, omletin içine başka bir malzeme isteyip istemediğini soruyor. Bu, siparişi netleştirmek için önemlidir.
7. Garson: Do you want some sausages in it? (İçinde biraz sosis ister misiniz?)
Adım 8: Müşteri son cevabını verir.
Müşteri, omletin içinde sosis istemediğini kibarca belirtiyor ve diyalog sona eriyor.
8. Müşteri: No, thanks. I don’t want sausages. (Hayır, teşekkürler. Sosis istemiyorum.)
Sonuç: Diyaloğun Doğru Sıralanmış Hali
İşte konuşma balonlarının doğru sırası:
1. Garson: Welcome, madam. Can I help you?
2. Müşteri: Yes, please. What’s today’s special?
3. Garson: Omelet with mushrooms.
4. Müşteri: Oh, it is my favorite.
5. Garson: Do you want to drink something?
6. Müşteri: Yes. I want to drink orange juice.
7. Garson: Do you want some sausages in it?
8. Müşteri: No, thanks. I don’t want sausages.
Umarım açıklamalarım yardımcı olmuştur. Aklına takılan bir şey olursa çekinme, sorabilirsin. İyi çalışmalar!