6. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Hecce Yayınları Sayfa 180
Merhaba sevgili öğrencilerim!
Ben 6. sınıf İngilizce öğretmeniniz. Bana gönderdiğiniz bu harika kelime listesini şimdi hep birlikte, adım adım inceleyeceğiz. Bu kelimeler, ünitelerimizdeki konuları daha iyi anlamanız ve İngilizce’yi daha akıcı konuşabilmeniz için çok önemli. Haydi başlayalım!
Bu görselde aslında çözülecek bir soru yok, bunun yerine 5 ünitenin kelime listesi (Wordlist) verilmiş. Biz de bu kelimeleri ünite ünite inceleyip anlamlarını öğreneceğiz ve ne işe yaradıklarını konuşacağız. Tıpkı bir bulmacanın parçalarını birleştirir gibi, bu kelimeleri öğrenerek İngilizce’yi daha iyi anlayacağız.
UNIT 1 Kelime Analizi ve Anlamları
Bu ünitedeki kelimeler genellikle günlük hayatımız, rutinlerimiz ve zamanla ilgili. Yani bir gün içinde neler yaptığımızı anlatırken bu kelimeleri bol bol kullanırız.
Adım 1: Kelimeleri ve Türkçe karşılıklarını öğrenelim.
- attend: katılmak, iştirak etmek (Örneğin bir kursa veya davete)
- date: tarih
- diary: günlük, hatıra defteri
- folk dance: halk oyunu
- half: yarım, buçuk (Saati söylerken ‘half past’ deriz, ‘buçuk’ demektir.)
- hang around: takılmak, aylak aylak dolaşmak
- neighborhood: mahalle, semt
- o’clock: tam saatleri söylerken kullanılır (Örn: seven o’clock – saat yedi)
- quarter: çeyrek (Saati söylerken ‘quarter past’ çeyrek geçe, ‘quarter to’ çeyrek var demektir.)
- rest: dinlenmek
- run errands: dışarıdaki günlük işleri halletmek (markete gitmek, fatura ödemek gibi)
- take a nap: kestirmek, şekerleme yapmak
- take care of something: bir şeyle ilgilenmek, bakımını üstlenmek
- take courses: ders almak
- traditional: geleneksel
- visit: ziyaret etmek
Adım 2: Bu kelimeleri nasıl kullanırız?
Mesela günlük planını anlatırken şöyle diyebilirsin: “After school, I rest for a while, and then I run some errands for my mom.” Yani, “Okuldan sonra biraz dinlenirim ve sonra annem için dışarıdaki bazı işleri hallederim.” Gördüğün gibi kelimeler cümle içinde canlanıyor!
UNIT 2 Kelime Analizi ve Anlamları
Bu ünitemiz ise lezzetli mi lezzetli! Genellikle kahvaltıda yediğimiz ve içtiğimiz yiyeceklerle ilgili. “Yummy Breakfast” (Nefis Kahvaltı) ünitesinin kelimeleri bunlar.
Adım 1: Kelimeleri ve Türkçe karşılıklarını öğrenelim.
- bagel: simit
- blueberry: yaban mersini
- bread: ekmek
- butter: tereyağı
- cereal: mısır gevreği
- croissant: kruvasan
- dislike: sevmemek, hoşlanmamak
- egg: yumurta
- favorite: favori, en sevilen
- fruit juice: meyve suyu
- honey: bal
- jam: reçel
- junk food: abur cubur
- muffin: küçük kek
- nutritious: besleyici
- pancake: pankek, krep
- prefer: tercih etmek
- product: ürün
- sausage: sosis
- yummy: lezzetli, nefis
Adım 2: Bu kelimeleri nasıl kullanırız?
Bir yiyeceğin sağlıklı olup olmadığını anlatırken nutritious kelimesini kullanabiliriz. Mesela: “Sausage isn’t very nutritious, but eggs are!” Yani, “Sosis pek besleyici değildir ama yumurta besleyicidir!” Ya da neyi sevip sevmediğini söylerken “I prefer honey to jam.” (Balı reçele tercih ederim) diyebilirsin.
UNIT 3 Kelime Analizi ve Anlamları
Bu ünitede şehir hayatına dalıyoruz! Şehirleri, kasabaları ve buralardaki yaşamı tarif ederken kullanacağımız kelimeler burada.
Adım 1: Kelimeleri ve Türkçe karşılıklarını öğrenelim.
- busy: meşgul, yoğun
- city: şehir
- compare: karşılaştırmak, kıyaslamak
- crowded: kalabalık
- downtown: şehir merkezi
- expensive: pahalı
- famous: ünlü, meşhur
- feed: beslemek
- high: yüksek
- hometown: memleket
- kiosk: büfe, küçük dükkan
- line: sıra, kuyruk
- noisy: gürültülü
- quiet: sessiz, sakin
- sell: satmak
- skyscraper: gökdelen
- street: cadde, sokak
- town: kasaba
- traffic jam: trafik sıkışıklığı
- wait: beklemek
Adım 2: Zıt anlamlı kelimelere dikkat!
Bu ünitede bir yeri anlatırken zıt anlamlı kelimeler çok işimize yarar. Örneğin:
- Noisy (gürültülü) vs. Quiet (sessiz)
- Crowded (kalabalık) vs.
(Boş, listede yok ama ’empty’ diyebiliriz) - Expensive (pahalı) vs.
(Ucuz, listede yok ama ‘cheap’ diyebiliriz)
Mesela: “Istanbul is more crowded and noisier than my hometown.” Yani, “İstanbul, benim memleketimden daha kalabalık ve daha gürültülüdür.”
UNIT 4 Kelime Analizi ve Anlamları
Bu ünitede hem hava durumundan (weather) hem de duygularımızdan (emotions/feelings) bahsediyoruz. Hava nasıl, sen nasılsın? İşte bu soruların cevabı bu kelimelerde!
Adım 1: Kelimeleri gruplayarak öğrenelim.
Hava Durumu Kelimeleri:
- cloudy: bulutlu
- degree: derece
- dry: kuru
- foggy: sisli
- freezing: dondurucu soğuk
- hailing: dolu yağıyor
- lightning: şimşek
- stormy: fırtınalı
- weather forecast: hava durumu tahmini
- windy: rüzgarlı
Duygu ve His Belirten Kelimeler:
- angry: kızgın
- anxious: endişeli, kaygılı
- happy: mutlu
- moody: karamsar, dengesiz
- scared: korkmuş
- sleepy: uykulu
- tired: yorgun
Adım 2: Cümle içinde görelim.
Hava durumunun duygularımızı nasıl etkilediğini anlatabiliriz: “When the weather is stormy and cloudy, I feel a bit moody.” Yani, “Hava fırtınalı ve bulutlu olduğunda, biraz karamsar hissederim.“
UNIT 5 Kelime Analizi ve Anlamları
Ve son olarak en eğlenceli ünite! Lunaparklar, karnavallar ve oradaki oyuncaklar hakkında konuşurken bu kelimeler tam bize göre.
Adım 1: Kelimeleri gruplayarak öğrenelim.
Lunaparktaki Oyuncaklar ve Yerler:
- bumper car: çarpışan araba
- carnival: karnaval, festival
- carousel: atlıkarınca
- Ferris wheel: dönme dolap
- ghost train: korku tüneli
- place: yer, mekan
- roller coaster: hız treni
Hislerimizi Anlatan Sıfatlar:
- amazing: harika, şaşırtıcı
- amused: eğlenmiş
- amusing: eğlenceli
- boring: sıkıcı
- confused: kafası karışmış
- confusing: kafa karıştırıcı
- crazy: çılgın, delice
- dangerous: tehlikeli
- dull: sıkıcı, donuk
- excited: heyecanlı
- exciting: heyecan verici
- fantastic: fantastik, harika
- frightened: korkmuş
- frightening: korkutucu
- fun: eğlenceli
- horrible: korkunç
- interesting: ilginç
- terrifying: çok korkutucu
- thrilling: heyecan verici, nefes kesici
Adım 2: Çok Önemli Bir Kurala Dikkat! (-ed ve -ing takıları)
Sevgili öğrencilerim, bu ünitede bir şeyin nasıl hissettirdiğini (-ing) ve bizim nasıl hissettiğimizi (-ed) ayırt etmeliyiz.
Örnek: The roller coaster is frightening. (Hız treni korkutucu.)
I am frightened when I ride it. (Ona bindiğimde korkmuş olurum.)
Gördüğünüz gibi, biri nesneyi (hız treni), diğeri ise bizim duygumuzu (korkmuş olma hali) anlatıyor. Bu ayrım çok önemli, unutmayın!
Umarım bu açıklamalar kelimeleri daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur. Bu listeleri sık sık tekrar etmeyi unutmayın. Ne kadar çok tekrar ederseniz, o kadar kalıcı olur. Hepinize iyi çalışmalar dilerim!