6. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Hecce Yayınları Sayfa 181
Merhaba sevgili öğrencilerim! Ben 6. sınıf İngilizce öğretmeniniz. Bana gönderdiğiniz bu harika kelime listesini gelin birlikte inceleyelim. Bu ünitelerdeki kelimeler, İngilizce konuşurken size çok yardımcı olacak. Unutmayın, ne kadar çok kelime bilirsek, kendimizi o kadar iyi ifade edebiliriz.
Hadi şimdi adım adım bu ünitelerdeki kelimelerin dünyasına bir yolculuk yapalım!
Adım 1: UNIT 6 – Occupations (Meslekler) Ünitesini İnceliyoruz
Bu ünitemiz, etrafımızda gördüğümüz, büyüyünce olmak istediğimiz mesleklerle ilgili. Gelin bazı kelimelere yakından bakalım.
Bu ünitenin ana konusu mesleklerdir. İngilizcede meslekler için “jobs” veya “occupations” kelimelerini kullanırız.
- Architect: Mimar demektir. Binaları, köprüleri ve evleri tasarlayan kişidir. Örnek: “My aunt is an architect. She designs amazing buildings.” (Teyzem bir mimar. Harika binalar tasarlıyor.)
- Dentist: Dişlerimize bakan, onları tedavi eden diş hekimi anlamına gelir. Örnek: “I go to the dentist twice a year.” (Yılda iki kez diş hekimine giderim.)
- Mechanic: Arabalar bozulduğunda onları tamir eden tamirci demektir. Örnek: “The mechanic is fixing our car.” (Tamirci arabamızı tamir ediyor.)
- Waiter / Waitress: Restoranlarda bize servis yapan kişidir. Erkekler için “waiter”, kadınlar için “waitress” kullanılır. İkisi için de genel olarak garson diyebiliriz. Örnek: “The waiter brought our food.” (Garson yemeğimizi getirdi.)
Adım 2: UNIT 7 – Holidays (Tatiller) Ünitesini İnceliyoruz
Bu ünitede tatilde yapabileceğimiz aktiviteler, gidebileceğimiz yerler ve doğa ile ilgili kelimeler var. Kulağa çok eğlenceli geliyor, değil mi?
Bu ünitenin ana konusu tatil, doğa ve mevsimsel aktivitelerdir.
- Forest: Ağaçlarla kaplı büyük alan, yani orman. Örnek: “We had a picnic in the forest.” (Ormanda piknik yaptık.)
- Seaside: Tatilde gitmeyi en çok sevdiğimiz yerlerden biri olan deniz kenarı demektir. Örnek: “I love building sandcastles at the seaside.” (Deniz kenarında kumdan kaleler yapmayı seviyorum.)
- Sightseeing: Bir şehre veya ülkeye gittiğimizde oranın turistik ve tarihi yerlerini gezip görmeye “sightseeing” denir. Yani turistik gezi yapmak. Örnek: “We went sightseeing in Istanbul.” (İstanbul’da turistik yerleri gezdik.)
- Skiing: Kışın karlı dağlarda yapılan kayak sporu. Örnek: “My family goes skiing in Uludağ every winter.” (Ailem her kış Uludağ’da kayak yapmaya gider.)
Adım 3: UNIT 8 – Bookworms (Kitap Kurtları) Ünitesini İnceliyoruz
Adından da anlaşıldığı gibi bu ünitemiz kitaplar, kütüphane ve okumakla ilgili. Ayrıca yer ve yön bildiren kelimeler de var.
Bu ünitenin konusu kitaplar, kütüphane ve yer bildiren edatlardır (prepositions).
- Author: Bir kitabı yazan kişiye, yani yazara “author” deriz. Örnek: “J.K. Rowling is the author of Harry Potter.” (J.K. Rowling, Harry Potter’ın yazarıdır.)
- Borrow: Birinden bir şeyi geri vermek üzere ödünç almak demektir. Lend (ödünç vermek) ile karıştırmayalım. Örnek: “Can I borrow your dictionary?” (Sözlüğünü ödünç alabilir miyim?)
- Library: İçinde bir sürü kitap olan ve oradan kitap ödünç alabildiğimiz yer, yani kütüphane. Örnek: “You must be quiet in the library.” (Kütüphanede sessiz olmalısın.)
- In front of: Önünde anlamına gelen bir yer edatıdır. Örnek: “The car is in front of the house.” (Araba evin önünde.)
Adım 4: UNIT 9 – Saving the Planet (Gezegeni Kurtarmak) Ünitesini İnceliyoruz
Bu çok önemli ünitemizde çevremizi nasıl koruyacağımızı öğreniyoruz. Doğa bizim evimiz, ona iyi bakmalıyız!
Bu ünitenin konusu çevre (environment) ve onu korumak için yapabileceklerimizdir.
- Environment: İçinde yaşadığımız dünya, doğa, hava, su… Kısacası çevremiz. Örnek: “We must protect the environment.” (Çevreyi korumalıyız.)
- Pollution: Havayı, suyu veya toprağı kirleten zararlı maddeler. Yani kirlilik. Örnek: “Air pollution is a big problem in big cities.” (Hava kirliliği büyük şehirlerde büyük bir problemdir.)
- Recycle: Kağıt, plastik, cam gibi atıkları tekrar kullanılabilir hale getirmek, yani geri dönüştürmek. Örnek: “We should recycle plastic bottles.” (Plastik şişeleri geri dönüştürmeliyiz.)
- Reduce: Bir şeyi azaltmak demektir. Mesela daha az çöp üretmek, daha az su harcamak gibi. Örnek: “We need to reduce the water we use.” (Kullandığımız suyu azaltmalıyız.)
Adım 5: UNIT 10 – Democracy (Demokrasi) Ünitesini İnceliyoruz
Bu ünitemizde ise seçimler, oy kullanma ve yöneticiler gibi konularla ilgili kelimeler var. Ülkemizi ve okulumuzu yönetenleri nasıl seçtiğimizi anlatan bir ünite.
Bu ünitenin konusu seçimler ve yönetimdir.
- Election: İnsanların oy kullanarak yöneticilerini seçtikleri olay, yani seçim. Örnek: “There is a presidential election every five years.” (Her beş yılda bir başkanlık seçimi var.)
- Candidate: Seçimde bir pozisyon için aday olan kişi, yani aday. Örnek: “There are three candidates for class president.” (Sınıf başkanlığı için üç aday var.)
- Vote: Seçimde tercihini belirtmek için oy kullanmak. Örnek: “My parents will vote on Sunday.” (Annemle babam Pazar günü oy kullanacak.)
- Promise: Bir şeyi yapacağına dair söz vermek. Adaylar seçilmek için seçmenlere sözler verirler. Örnek: “The candidate made a promise to build new parks.” (Aday, yeni parklar yapacağına dair söz verdi.)
Harikasınız çocuklar! Bu kelimeleri defterinize yazıp tekrar etmeyi unutmayın. Ne kadar çok pratik yaparsanız o kadar kolay öğrenirsiniz. Başarılar dilerim!