4. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 112
Merhaba sevgili öğrencilerim! Ben sizin Fen Bilimleri öğretmeniniz. Bugün elimize geçen bu harika görseldeki soruları birlikte çözeceğiz. Hazırsanız başlayalım!
Soru 1: Ham maddesi altın, gümüş gibi değerli madenler olan süs eşyaları nasıl yapılmaktadır?
Bu soruyu cevaplamak için önce bir düşünelim bakalım. Altın ve gümüş gibi madenler çok değerlidir, değil mi? Bu madenlerden yapılan takılar, süs eşyaları nasıl şekil buluyor? İşte burada madencilik ve işleme yöntemleri devreye giriyor.
Adım 1: Madenlerin Yer Altından Çıkarılması
Öncelikle altın ve gümüş gibi değerli madenler yerin altından özel makineler ve yöntemlerle çıkarılır. Bu işleme madencilik denir.
Adım 2: Madenlerin Saflaştırılması
Çıkarılan madenler saf olmayabilir. İçlerinde başka maddeler de bulunabilir. Bu yüzden madenler çeşitli işlemlerden geçirilerek saf hale getirilir. Bu adıma saflaştırma denir.
Adım 3: Madenlerin Şekillendirilmesi
Saf hale getirilen altın ve gümüş gibi madenler, ısıtılarak eritilir. Eriyen madenler daha sonra kalıplara dökülerek veya dövülerek istenilen şekil verilir. İşte bu şekilde kolye, yüzük, küpe gibi süs eşyaları yapılır. Bu işleme de işleme denir.
Yani kısaca, değerli madenler önce yer altından çıkarılır, saf hale getirilir ve sonra eritilip şekillendirilerek süs eşyalarına dönüştürülür.
Sonuç: Süs eşyaları, altın ve gümüş gibi değerli madenlerin madencilikle çıkarılıp, saflaştırıldıktan sonra eritilip kalıplara dökülerek veya dövülerek şekillendirilmesiyle yapılmaktadır.
Şimdi bir de bu bölümdeki metne bakalım ve oradan da bazı bilgiler edinelim.
Metinde şöyle bir cümle var:
“Oyun oynadığınız misketin, su içtiğiniz bardağın şeklini belirli bir kuvvet uygulamadığınız sürece değiştiremezsiniz. Sisedeki limonata döküldüğünde hemen ortalığa yayılır. Balonu şişirmek için üflediğiniz havayı göremezsiniz ama havanın varlığını bilirsiniz. Misket, meyve suyu ve hava birbirinden farklı maddelerdir ve farklı özelliklere sahiptir. Maddeler; katı, sıvı ve gaz olmak üzere doğada üç hâlde bulunur.”
Bu metin bize maddelerin üç temel halinden bahsediyor: katı, sıvı ve gaz. Şimdi de bu hallere ait özelliklere bakalım.
Katı Maddeler
Metinde katı maddeler için şu bilgi verilmiş:
“Katı maddelerin belirli bir şekli vardır. Şekilleri ancak dışarıdan bir kuvvet uygulandığında değişebilir. Katı maddelerin akışkanlık özelliği yoktur.”
Bu ne demek biliyor musunuz? Mesela bir kalem düşünün. Kalemin kendi şekli var ve onu elimize aldığımızda da şekli değişmiyor. Eğer onu kırmaya çalışırsak veya başka bir kuvvet uygularsak o zaman şekli değişir. Ama kendi kendine bir yerden bir yere akıp gitmez. İşte bu yüzden katı maddelerin akışkanlık özelliği yoktur.
Görsel 4.10’da gördüğümüz kalem, okul sırası ve çanta da katı maddelere örnektir. Bunların hepsi belirli bir şekle sahip ve kendi başlarına akıp gitmiyorlar.
Metnin devamında da şöyle bir cümle var:
“Boş bir teneke kutunun şekli üzerinden ağır bir cisim geçtiğinde bozulabilir ama teneke kutunun katı olma özelliği kaybolmaz. Kalem, masa, çanta katı maddelere örnektir.”
Bu da bize şunu anlatıyor: Katı maddeler üzerine kuvvet uygulandığında şekilleri değişebilir veya kırılabilirler ama yine de katı olmaya devam ederler. Bir teneke kutunun üzerine bir şey düşerse ezilebilir ama hala o teneke kutudur, yani katıdır.
Şimdi de Görsel 4.11’deki örneklere bakalım.
Görsel 4.11’de mercimek, bulgur ve pirinç görüyoruz. Bunlar da katı maddelerdir.
Metinde bu taneli katı maddeler için şöyle deniyor:
“Katı maddeler akışkan değildir fakat mercimek, bulgur, pirinç gibi çok küçük taneli katı maddeler akışkan gibi hareket eder. Bu maddeler herhangi bir kaba doldurulduğunda o kabın şeklini almış gibi görünseler de her bir tanenin kendine özgü şekli vardır.”
Bu kısım biraz kafa karıştırıcı olabilir, dikkatli dinleyelim. Mercimek, bulgur, pirinç gibi küçük taneli şeyler bir kaba koyduğumuzda kabın şeklini almış gibi görünürler, değil mi? Ama aslında her bir mercimek tanesinin, her bir bulgur tanesinin kendi şekli vardır. Onlar kendi başlarına akıp gitmezler, yani hala katıdırlar. Sadece çok fazla oldukları için toplu halde bir akışkanlık izlenimi verirler. Ama yakından bakarsak her bir tanenin kendi katı şeklini görebiliriz.
Umarım bu açıklamalarım anlaşılır olmuştur sevgili öğrencilerim. Anlamadığınız yer olursa lütfen çekinmeden sorun!