7. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Ders Kitabı Sayfa 113
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Ben 7. sınıf İngilizce öğretmeniniz. Gönderdiğiniz görseldeki alıştırmaları sizin için adım adım, tane tane çözeceğim. Takıldığınız bir yer olursa diye açıklamaları da bir öğrencinin kolayca anlayabileceği şekilde hazırladım. Haydi başlayalım!
3. a. Read the sentences below and write the words they refer to in Exercise 2.a. There is an extra one.
Bu alıştırmada bizden, solda verilen tanımların hangi kelimelere ait olduğunu bulmamız isteniyor. Bu kelimeler bir önceki alıştırmadan (Exercise 2.a.) geliyor. Unutmayın, tanımlardan bir tanesi boşta kalacak, yani fazladan verilmiş. Haydi eşleştirelim!
-
foods like fruits and whole grains (meyve ve tam tahıl gibi yiyecekler)
Çözüm: fibre-rich foods (lif bakımından zengin yiyecekler)
Açıklama: Meyveler, sebzeler ve tam tahıllı ürünler bol miktarda lif içerir. Bu yüzden bu tanımın karşılığı “fibre-rich foods” olmalı. -
sharing ideas and traditions between cultures (kültürler arasında fikir ve gelenekleri paylaşma)
Çözüm: a cultural exchange (kültürel değişim/etkileşim)
Açıklama: Farklı kültürlerden insanların bir araya gelip kendi geleneklerini, yemeklerini, fikirlerini paylaşmasına “kültürel etkileşim” deriz. -
being together or working as one (birlikte olmak veya tek bir vücut gibi çalışmak)
Çözüm: Boşta kalan ifade (Extra one)
Açıklama: Bu tanıma tam olarak uyan bir kelime grubumuz listede yok. Bu yüzden bu, soruda bahsedilen fazladan ifadedir. -
someone /something that acts for or symbolises others (başkaları adına hareket eden veya onları sembolize eden kişi/şey)
Çözüm: a representative (temsilci)
Açıklama: Bir grubu veya bir yeri temsil eden kişiye “representative” yani temsilci denir. -
variety of cultural or ethnic groups (çeşitli kültürel veya etnik gruplar)
Çözüm: cultural diversity (kültürel çeşitlilik)
Açıklama: Bir yerde birçok farklı kültürden insanın bir arada yaşaması “kültürel çeşitlilik” anlamına gelir. -
eating varied foods in proper proportions for health (sağlık için çeşitli yiyecekleri uygun oranlarda yemek)
Çözüm: a balanced diet (dengeli beslenme)
Açıklama: Her besin grubundan yeterli ve dengeli miktarda tüketmeye “dengeli beslenme” diyoruz. -
plants grown for food or other uses (yiyecek veya başka amaçlar için yetiştirilen bitkiler)
Çözüm: crops (ekinler, mahsuller)
Açıklama: Tarlalarda yetiştirdiğimiz mısır, buğday, fasulye gibi bitkilerin genel adına “crops” denir. -
meat preserved by smoking, curing, or adding chemicals (tütsüleme, tuzlama veya kimyasal ekleyerek korunmuş et)
Çözüm: processed meat (işlenmiş et)
Açıklama: Sucuk, sosis, salam gibi fabrikalarda işlemden geçirilmiş et ürünlerine “işlenmiş et” adı verilir. -
decayed organic material used for plants (bitkiler için kullanılan çürümüş organik malzeme)
Çözüm: compost (kompost, doğal gübre)
Açıklama: Bitki ve yiyecek atıklarının çürütülmesiyle elde edilen ve toprağı zenginleştiren doğal gübreye “kompost” denir. -
to motivate or encourage creativity or action (yaratıcılığı veya eylemi motive etmek veya teşvik etmek)
Çözüm: inspire (ilham vermek)
Açıklama: Birine bir şey yapması için ilham, heves veya cesaret vermeye “inspire” fiiliyle ifade ederiz.
4. a. Work in pairs. Use the words / phrases in Exercise 2.a. to complete the text. There is an extra one.
Şimdi de az önce öğrendiğimiz kelimeleri kullanarak “THE COMMUNITY GARDEN” (Topluluk Bahçesi) başlıklı metindeki boşlukları dolduracağız. Metnin genel anlamına bakarak en uygun kelimeyi bulmaya çalışalım. Haydi bakalım!
The community garden project became a centre for (1) cultural exchange as people from different backgrounds shared their traditions and recipes. Maria, a nutritionist, encouraged everyone to eat a (2) balanced diet and include more (3) fibre-rich foods like fruits and vegetables. She also advised limiting (4) processed meat, such as sausages, to improve health. Ahmet, a farmer, taught the group how to grow (5) crops like corn and beans and use (6) compost to enrich the soil. The garden became a symbol of (7) cultural diversity, bringing people together to work toward a common goal. The mayor sent a (8) representative to support the project, praising its efforts to celebrate (9) unity (Not: Bu kelime listede yok ama metnin anlamına en uygun kelime bu olabilir veya bu bir baskı hatası olabilir. Eğer listeden seçmek zorundaysak, bu boşluk için tam uygun bir kelime yok). The success of the garden even began to (10) inspire other towns to start similar initiatives.
Adım Adım Çözüm ve Açıklamalar:
- (1) cultural exchange: Farklı geçmişlerden insanlar geleneklerini paylaşıyorsa, bu bir “kültürel etkileşim” merkezidir.
- (2) balanced diet: Bir beslenme uzmanı (nutritionist) insanları “dengeli beslenmeye” teşvik eder.
- (3) fibre-rich foods: Meyve ve sebzeler “lif bakımından zengin yiyecekler”dir.
- (4) processed meat: Sosis (sausages) bir “işlenmiş et” örneğidir ve beslenme uzmanları genellikle bunların sınırlandırılmasını tavsiye eder.
- (5) crops: Mısır (corn) ve fasulye (beans) gibi yetiştirilen bitkiler “ekinler/mahsuller”dir.
- (6) compost: Toprağı zenginleştirmek (enrich the soil) için “doğal gübre/kompost” kullanılır.
- (7) cultural diversity: Farklı insanları bir araya getiren bir bahçe “kültürel çeşitliliğin” bir sembolü olabilir.
- (8) representative: Belediye başkanı (mayor) projeyi desteklemek için bir “temsilci” gönderir.
- (9) unity: Bu boşluğa kelime listesinden tam uyan bir kelime yok. Ancak metnin gidişatına göre “birliği (unity)” kutlamak mantıklı. Eğer listeden seçmek zorunda olsaydık bu boşlukta bir sorun olabilirdi. Belki de 3. alıştırmadaki “being together or working as one” tanımının karşılığı “unity” idi.
- (10) inspire: Bahçenin başarısı, diğer kasabalara benzer işler yapmaları için “ilham vermeye” başlamış.
5. Work in pairs. Make questions using the words / phrases and the prompts below. Add Wh- follow up questions and make dialogues as in the example.
Bu son alıştırmada ise bize verilen fiiller (take part, use, eat…) ve kelime gruplarını (a cultural exchange, a balanced diet…) kullanarak örnekteki gibi diyaloglar oluşturmamız isteniyor. Yani önce “Do you…?” ile bir evet/hayır sorusu, ardından da “What, Why, How” gibi bir “Wh-” sorusu sorarak sohbeti devam ettireceğiz. İşte size birkaç örnek:
Örnek Diyalog 1: (use / compost)
- A: Do you use compost in your garden? (Bahçende kompost/doğal gübre kullanır mısın?)
- B: Yes, I do. It’s great for the plants. (Evet, kullanırım. Bitkiler için harika.)
- A: How do you make your own compost? (Kendi kompostunu nasıl yapıyorsun?)
- B: I use vegetable peels and leaves from the garden. (Sebze kabuklarını ve bahçedeki yaprakları kullanıyorum.)
Örnek Diyalog 2: (eat / processed meat)
- A: Do you eat processed meat often? (Sık sık işlenmiş et yer misin?)
- B: No, I don’t. I try to avoid it. (Hayır, yemem. Ondan kaçınmaya çalışırım.)
- A: Why do you avoid it? (Neden ondan kaçınıyorsun?)
- B: Because I think it’s not very healthy. (Çünkü pek sağlıklı olmadığını düşünüyorum.)
Örnek Diyalog 3: (know / cultural diversity)
- A: Do you know what cultural diversity means? (Kültürel çeşitliliğin ne demek olduğunu biliyor musun?)
- B: Yes, I think so. It’s about many different cultures living together. (Evet, sanırım. Birçok farklı kültürün bir arada yaşaması demek.)
- A: What can we learn from cultural diversity? (Kültürel çeşitlilikten ne öğrenebiliriz?)
- B: We can learn new languages, traditions, and different ways of thinking. (Yeni diller, gelenekler ve farklı düşünce tarzları öğrenebiliriz.)
Umarım tüm çözümler ve açıklamalar anlaşılır olmuştur. Harika bir iş çıkardınız! Başka sorularınız olursa çekinmeden sorun. İyi çalışmalar!