7. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Ders Kitabı Sayfa 100
Merhaba sevgili öğrencim,
Harika bir alıştırma! İngilizcedeki yetenek bildiren `can`, `could` ve `be able to` yapılarını daha iyi anlamamıza yardımcı olacak bu soruları gel birlikte adım adım çözelim. Tıpkı sınıfta yaptığımız gibi, her soruyu dikkatlice inceleyip mantığını kavrayacağız.
***
4. c. Match the functions with the suitable sentences in pairs. There is an extra one.
(Görevi, verilen cümlelerle eşleştirin. Bir tane fazladan cümle var.)
Bu soruda bizden, cümlelerin hangi anlama geldiğini (işlevini) bulup eşleştirmemiz isteniyor. Hadi tanımlara ve cümlelere bakalım.
Tanımlar:
1. A specific success in the past: Geçmişteki belirli bir başarı. (Yani bir kerelik, zor bir durumun üstesinden gelip başarmak gibi.)
2. Repeated ability in the past: Geçmişte tekrarlanan bir yetenek. (Geçmişte genel olarak yapabildiğimiz şeyler.)
3. A recent success or failure: Yakın zamanda gerçekleşen bir başarı veya başarısızlık. (Henüz yeni olmuş veya etkileri devam eden durumlar.)
Cümleler:
a) He was able to find a good job. (O, iyi bir iş bulabildi.)
b) I have been able to win every match this season. (Bu sezon her maçı kazanabildim.)
c) She could run five miles when she was a teenager. (O, gençken beş mil koşabiliyordu.)
d) I can volunteer at the local shelter every weekend to help care for the animals. (Hayvanlara bakmaya yardım etmek için her hafta sonu yerel barınakta gönüllü olabilirim.)
Çözüm:
Adım 1: “A specific success in the past” (Geçmişteki belirli bir başarı) tanımını ele alalım. Bu, genellikle bir defaya mahsus, zorlu bir başarılarda kullandığımız was/were able to yapısına uyar. a) şıkkındaki “He was able to find a good job” cümlesi, “İyi bir iş bulmayı başardı” anlamına gelir. Bu, belirli bir başarıdır. Bu yüzden 1. tanım, a. cümlesiyle eşleşir.
Adım 2: “Repeated ability in the past” (Geçmişte tekrarlanan yetenek) tanımına bakalım. Bu, geçmişteki genel yeteneklerimiz için kullandığımız could yapısıdır. c) şıkkındaki “She could run five miles when she was a teenager” cümlesi, onun gençken genel olarak beş mil koşma yeteneğine sahip olduğunu anlatır. Bu yüzden 2. tanım, c. cümlesiyle eşleşir.
Adım 3: “A recent success or failure” (Yakın zamanda gerçekleşen bir başarı veya başarısızlık) tanımını inceleyelim. Bu tür durumlar için, yakın geçmişi anlatan Present Perfect Tense ile kurulmuş have/has been able to yapısını kullanırız. b) şıkkındaki “I have been able to win every match this season” cümlesi, “bu sezon” gibi yakın geçmişi ifade eder. Bu yüzden 3. tanım, b. cümlesiyle eşleşir.
Adım 4: Geriye d) şıkkı kaldı. “I can volunteer…” cümlesi şimdiki zamandaki bir yeteneği veya olasılığı anlatır. Tanımların hepsi geçmiş zamanla ilgili olduğu için bu cümle dışarıda kalır. Zaten soruda da bir cümlenin fazladan olduğu söylenmişti.
Sonuç:
- 1. A specific success in the past → a. He was able to find a good job.
- 2. Repeated ability in the past → c. She could run five miles when she was a teenager.
- 3. A recent success or failure → b. I have been able to win every match this season.
***
5. a. Complete the text with the correct form of ‘be able to’ or ‘can / could’ in pairs.
(Metni ‘be able to’ veya ‘can / could’ yapılarının doğru halleriyle tamamlayın.)
Bu alıştırmada metindeki boşlukları dolduracağız. Cümlenin zamanına (geçmiş, şimdiki, yakın geçmiş) dikkat etmemiz çok önemli.
Çözüm:
(1) “In the past, people in rural areas (1) ______ (not / access) technology…”
Adım 1: Cümle “In the past” (Geçmişte) diye başlıyor. Bu bize geçmiş zaman kullanmamız gerektiğini söylüyor. Parantez içinde “not” olduğu için olumsuz bir cümle kuracağız. Geçmişteki genel bir yeteneksizlikten bahsettiği için en uygun yapı couldn’t olur. (weren’t able to da olabilir ama genel yetenek için couldn’t daha yaygındır.)
Doğru cevap: couldn’t access
(2) “…in recent years, governments and private companies (2) ______ (improve) internet access…”
Adım 1: “in recent years” (son yıllarda) ifadesi, bize yakın geçmişi anlatan Present Perfect Tense kullanmamız için bir ipucu veriyor. Öznemiz “governments and private companies” yani çoğul. Bu yüzden have been able to kullanmalıyız.
Doğru cevap: have been able to improve
(3) “While urban areas (3) ______ (adopt) new technologies faster…”
Adım 1: Bu cümle, genel bir doğrudan bahsediyor. Kentsel alanların genel bir yeteneğini anlatıyor. Şimdiki zamanda genel yetenekler için can kullanırız.
Doğru cevap: can adopt
(4) “…rural communities (4) ______ (benefit) from innovations…”
Adım 1: Bir önceki cümlenin devamı niteliğinde ve yine genel bir durumdan, kırsal kesimin yeniliklerden faydalanma potansiyelinden bahsediyor. Şimdiki zamanda genel bir yetenek olduğu için yine can kullanıyoruz.
Doğru cevap: can benefit
(5) “Today, people in both cities and villages (5) ______ (use) smartphones…”
Adım 1: “Today” (Bugün) kelimesi bize şimdiki zamandan bahsettiğimizi gösteriyor. İnsanların akıllı telefon kullanma yeteneği genel bir durumdur. Bu yüzden can kullanmalıyız.
Doğru cevap: can use
(6) “…but those in urban areas (6) ______ (access) high-speed internet more easily.”
Adım 1: Bu da yine günümüzdeki genel bir durumu anlatıyor. Kentsel alanlardaki insanların genel yeteneği. Bu yüzden can doğru cevaptır.
Doğru cevap: can access
(7) “…they (7) ______ (not / keep up with) the rapid pace…”
Adım 1: Cümle günümüzdeki bir zorluktan, bir yeteneksizlikten bahsediyor. Parantezde “not” olduğu için olumsuz yapacağız. Şimdiki zamandaki genel bir yeteneksizlik için can’t kullanırız.
Doğru cevap: can’t keep up with
***
6. b. Write a caption for each photo as in the example in pairs.
(Her bir fotoğraf için örnekteki gibi bir başlık yazın.)
Burada bizden, fotoğraflara bakarak geçmişteki ve şimdiki yeteneklerimizi karşılaştıran cümleler kurmamız isteniyor. Tıpkı fareli örnekteki gibi: “I couldn’t walk on a rope, but now I can.” (İpte yürüyemezdim ama şimdi yürüyebiliyorum.)
Çözüm:
Adım 1: İkinci Fotoğraf (Ağaca Tırmanan Kedi)
Kedinin geçmişte yapamadığı ama şimdi yapabildiği bir şeyi düşünebiliriz. Mesela yavruyken tırmanamıyordu ama şimdi tırmanabiliyor.
Örnek Cümle: I couldn’t climb high trees when I was a kitten, but now I can. (Yavru bir kediyken yüksek ağaçlara tırmanamazdım ama şimdi tırmanabiliyorum.)
Adım 2: Üçüncü Fotoğraf (Koşan Çita)
Çita çok hızlı bir hayvan. Onun için de geçmiş ve şimdiki durumunu karşılaştıran bir cümle kurabiliriz. Belki eskiden o kadar hızlı değildi ama şimdi çok hızlı.
Örnek Cümle: I couldn’t run so fast last year, but now I can catch anything. (Geçen yıl bu kadar hızlı koşamazdım ama şimdi her şeyi yakalayabilirim.)
Umarım bu açıklamalar konuyu daha iyi anlamana yardımcı olmuştur. Unutma, pratik yapmak en iyi öğrenme yöntemidir! Başarılar dilerim!