7. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Ders Kitabı Sayfa 145
Harika bir çalışma! Merhaba sevgili öğrenciler, ben 7. sınıf İngilizce öğretmeniniz. Şimdi bu sayfadaki alıştırmaları birlikte, adım adım ve anlayarak çözeceğiz. Hazırsanız, haydi başlayalım!
Bu alıştırmalarda kullanmamız gereken kelimeler aslında bir önceki alıştırmada (1.a) verilmiş ama resimde o bölüm görünmüyor. Endişelenmeyin! Sayfanın en altındaki 5. Alıştırma‘da verilen kelimeler, bu soruların cevapları için bize yardımcı olacak. O kelimeleri kullanarak soruları çözeceğiz.
Kullanacağımız kelimeler şunlar:
- Time Travel (Zaman Yolculuğu) ile ilgili olanlar: wormhole, teleportation, timeline, rewind, mythical
- Robots / Robotics (Robotlar / Robotik) ile ilgili olanlar: over-reliance, manufacture, evolve, adjust, accurate
3. a. Complete the table with the words in bold in 1.a. (Tabloyu 1.a’daki kalın yazılmış kelimelerle tamamlayın.)
Bu alıştırmada bize İngilizce tanımlar verilmiş ve bu tanımların hangi kelimeye ait olduğunu bulmamız isteniyor. Hadi teker teker eşleştirelim.
1. To change slightly in order to work better in a new situation (Yeni bir duruma daha iyi uyum sağlamak için biraz değişmek)
Çözüm: Bu tanım, bir duruma veya ortama uyum sağlamak anlamına gelen adjust kelimesine karşılık geliyor. Örneğin, yeni bir okula başladığınızda ortama “adjust” olursunuz, yani alışırsınız.
2. Being very correct in doing something (Bir şeyi yaparken çok doğru/hatasız olmak)
Çözüm: Bir hedefe tam isabet ettirmek veya bir bilgiyi hatasız söylemek gibi durumlar için accurate kelimesini kullanırız. “Doğru, hatasız” demektir.
3. Too much attachment to something, especially technology (Bir şeye, özellikle teknolojiye, aşırı bağlılık)
Çözüm: “Reliance” güvenmek, bel bağlamak demektir. Başına “over-” gelince “aşırı” anlamı katar. Dolayısıyla, teknolojiye aşırı bağımlılık over-reliance demektir.
4. A bridge that may connect distant points in space (Uzaydaki uzak noktaları birleştirebilecek bir köprü)
Çözüm: Bilim kurgu filmlerinde sıkça duyarız! Uzayda iki nokta arasında bir tünel açarak seyahati kısaltan bu hayali köprülere wormhole (solucan deliği) denir.
5. To make or produce something (Bir şey yapmak veya üretmek)
Çözüm: Özellikle fabrikalarda seri halde bir şeyler üretmek anlamına gelen kelime manufacture kelimesidir. “Üretmek” demektir.
6. To instantly move from one place to another (Bir yerden başka bir yere anında hareket etmek)
Çözüm: Bu da yine filmlerden bildiğimiz “ışınlanma” kavramıdır. Bu kelime teleportation demektir.
7. A made-up idea, often found in stories or fantasy (Genellikle hikayelerde veya fantezilerde bulunan uydurma bir fikir)
Çözüm: Efsanelerde, masallarda olan, gerçek olmayan şeyler için mythical (efsanevi) kelimesini kullanırız.
8. Growing or changing over time, usually becoming better (Zamanla büyümek veya değişmek, genellikle daha iyi hale gelmek)
Çözüm: Canlıların zamanla değişip gelişmesi, yani evrim geçirmesi anlamına gelen kelime evolve kelimesidir.
9. The order of events in someone’s life or in history (Birinin hayatındaki veya tarihteki olayların sırası)
Çözüm: Olayların oluş sırasını gösteren çizelgeye “zaman çizelgesi” deriz. İngilizcesi ise timeline kelimesidir.
10. To go back to an earlier moment (Daha önceki bir ana geri gitmek)
Çözüm: Bir filmi veya müziği geriye sarmak için kullandığımız kelimeyi hatırlayın! Bu kelime rewind kelimesidir. “Geri sarmak” anlamına gelir.
4. a. Complete the dialogue using the words in bold in Exercise 1.a. (Diyaloğu 1.a’daki kalın yazılmış kelimeleri kullanarak tamamlayın.)
Şimdi de Daisy ve Mert arasındaki konuşmadaki boşlukları, az önce öğrendiğimiz kelimelerle dolduracağız. Konuşmanın gidişatına göre en uygun kelimeyi seçeceğiz.
Daisy: Scientists believe that one day, humans might discover a (1)__________ that could let us travel across the universe instantly.
Mert: That sounds like something from a (2)__________ story! But wouldn’t (3)__________ be easier? Just imagine pressing a button and appearing on another planet.
Daisy: True, but some worry that (4)__________ on such technology could make us lazy. What if the systems fail?
Mert: Good point. Maybe instead of trying to (5)__________ devices that could create artificial shortcuts, we should let humanity (6)__________ naturally. In a few thousand years, our bodies might (7)__________ to life in space.
Daisy: Living in such a (8)__________ would be very interesting. But what if we make a mistake? We can’t just (9)__________ time like a video.
Mert: No, but with (10)__________ predictions and careful planning, we might avoid disasters. The key is to stay flexible and make realistic plans as we learn more.
Çözüm:
Şimdi boşlukları adım adım dolduralım:
Adım 1: Daisy, evrende anında seyahat etmemizi sağlayacak bir şeyden bahsediyor. Bu, uzaydaki bir kestirme yol olan wormhole (solucan deliği) olabilir.
Adım 2: Mert, bunun bir hikayeden fırlamış gibi olduğunu söylüyor. Yani uydurma, efsanevi bir şey gibi. Buraya mythical (efsanevi) kelimesi çok uygun.
Adım 3: Mert daha sonra bir düğmeye basıp başka bir gezegende belirmeyi hayal ediyor. Bu tam olarak “ışınlanma” yani teleportation demektir.
Adım 4: Daisy, böyle bir teknolojiye “aşırı bağlılığın” bizi tembel yapabileceğinden endişeleniyor. Aşırı bağlılık kelimesi over-reliance idi.
Adım 5: Mert, yapay kestirmeler oluşturacak cihazlar “üretmek” yerine diyor. Üretmek kelimesi manufacture.
Adım 6: Mert, insanlığın doğal olarak “gelişmesine” izin vermemiz gerektiğini söylüyor. Zamanla gelişmek, değişmek anlamına gelen kelimemiz evolve.
Adım 7: Birkaç bin yıl içinde vücutlarımızın uzaydaki yaşama “uyum sağlayabileceğinden” bahsediyor. Uyum sağlamak adjust demekti.
Adım 8: Daisy, böyle bir “zaman çizelgesinde” yaşamanın ilginç olacağını söylüyor. Gelecekteki olaylar dizisinden bahsettiği için buraya timeline kelimesi uygun.
Adım 9: Daisy, bir hata yaparsak zamanı bir video gibi “geri saramayacağımızı” söylüyor. Geri sarmak rewind demek.
Adım 10: Mert, “doğru/hatasız” tahminler ve dikkatli planlama ile felaketlerden kaçınabileceğimizi söylüyor. Doğru/hatasız kelimesi accurate.
Sonuç olarak diyaloğun tamamlanmış hali:
Daisy: Scientists believe that one day, humans might discover a wormhole that could let us travel across the universe instantly.
Mert: That sounds like something from a mythical story! But wouldn’t teleportation be easier? Just imagine pressing a button and appearing on another planet.
Daisy: True, but some worry that over-reliance on such technology could make us lazy. What if the systems fail?
Mert: Good point. Maybe instead of trying to manufacture devices that could create artificial shortcuts, we should let humanity evolve naturally. In a few thousand years, our bodies might adjust to life in space.
Daisy: Living in such a timeline would be very interesting. But what if we make a mistake? We can’t just rewind time like a video.
Mert: No, but with accurate predictions and careful planning, we might avoid disasters. The key is to stay flexible and make realistic plans as we learn more.
Umarım açıklamalar anlaşılır olmuştur. Harika iş çıkardınız!