6. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Özgün Yayınları Sayfa 71
Merhaba sevgili 6. sınıf öğrencilerim! Ben İngilizce öğretmeniniz. Bugün birlikte “Weather and Emotions” (Hava Durumu ve Duygular) ünitesiyle ilgili birkaç soruyu çözeceğiz. Görseldeki soruları dikkatlice inceleyip, adım adım nasıl çözdüğümüzü öğreneceğiz. Hazırsanız, haydi başlayalım!
4. According to the information above, …..
(Yukarıdaki bilgiye göre, …..)
Bu soruyu çözmek için yukarıdaki hava durumu tablolarını dikkatlice incelememiz gerekiyor. Tablolarda Ankara, Paris, Viyana ve Oslo şehirlerinin hava sıcaklıkları ve durumları verilmiş. Şimdi şıkları tek tek kontrol edelim.
- A) Paris is colder than Vienna and Oslo. (Paris, Viyana ve Oslo’dan daha soğuktur.)
- B) It’s sunny and warm in Paris. (Paris’te hava güneşli ve ılıktır.)
- C) It’s partly cloudy in Oslo. (Oslo’da hava parçalı bulutludur.)
- D) Ankara is warmer than the other three cities. (Ankara diğer üç şehirden daha sıcaktır.)
Çözüm:
Adım 1: Öncelikle her şehrin sıcaklık değerlerine bakalım.
- Ankara: 15°C
- Paris: 12°C
- Viyana (Vienna): 14°C
- Oslo: 6°C
Adım 2: Şimdi şıkları bu bilgilere göre değerlendirelim.
- A) Paris (12°C), Viyana’dan (14°C) daha soğuktur, bu doğru. Ama Oslo’dan (6°C) daha sıcaktır. Bu yüzden bu şık yanlıştır.
- B) Paris’e baktığımızda havanın yağmurlu olduğunu görüyoruz, güneşli değil. Bu yüzden bu şık da yanlıştır.
- C) Oslo’ya baktığımızda havanın karlı olduğunu görüyoruz, parçalı bulutlu değil. Bu yüzden bu şık da yanlıştır.
- D) Ankara’nın sıcaklığı 15°C. Diğer şehirler 12°C, 14°C ve 6°C. Gördüğümüz gibi 15, diğer tüm sıcaklıklardan daha yüksek. Yani Ankara en sıcak şehirdir. Bu ifade doğrudur.
Sonuç olarak, doğru cevap D seçeneğidir.
5. If you are in Paris you should wear your …..
(Eğer Paris’teysen ….. giymelisin.)
Bu soruda Paris’in hava durumuna göre hangi kıyafetleri giymemiz gerektiğini bulacağız. Haydi Paris tablosuna tekrar bakalım!
- A) boots and raincoat. (çizme ve yağmurluk.)
- B) hat and sunglasses. (şapka ve güneş gözlüğü.)
- C) T-shirt and shorts. (tişört ve şort.)
- D) coat and gloves. (kaban ve eldiven.)
Çözüm:
Adım 1: Paris’in hava durumunu hatırlayalım. Hava 12°C ve rainy (yağmurlu).
Adım 2: Şıklardaki kıyafetlerin hangi hava koşullarında giyildiğini düşünelim.
- A) Çizme (boots) ve yağmurluk (raincoat), yağmurlu havalar için en uygun kıyafetlerdir. Bizi ıslanmaktan korurlar. Bu mantıklı görünüyor.
- B) Şapka (hat) ve güneş gözlüğü (sunglasses), genellikle sunny (güneşli) havalarda kullanılır. Paris’te hava yağmurlu. Bu yüzden bu şık uygun değil.
- C) Tişört (T-shirt) ve şort (shorts), hot (sıcak) havalarda giyilir. 12°C sıcak bir hava değildir. Bu yüzden bu şık da uygun değil.
- D) Kaban (coat) ve eldiven (gloves), genellikle cold (soğuk) ve snowy (karlı) havalarda tercih edilir. 12°C serin bir hava olsa da, eldiven giymek için genellikle daha soğuk olması gerekir. Ayrıca yağmura karşı en iyi korumayı yağmurluk sağlar.
Adım 3: En mantıklı seçeneği bulalım. Yağmurlu bir hava için en uygun kıyafetler çizme ve yağmurluktur.
Bu nedenle doğru cevap A seçeneğidir.
6. Which of the following completes the telephone conversation?
(Aşağıdakilerden hangisi telefon konuşmasını tamamlar?)
Bu soruda, Jim’in boş bıraktığı yere hangi cümlenin gelmesi gerektiğini bulacağız. Konuşmanın akışına dikkat edelim.
Kız: Hello, Jim. How are you? (Merhaba Jim. Nasılsın?)
Jim: Very well, thanks. And you? (Çok iyiyim, teşekkürler. Ya sen?)
Kız: Well, I feel a bit moody today. (Şey, bugün biraz keyifsiz/karamsar hissediyorum.)
Jim: Sorry, I don’t get it. ………………. ? (Üzgünüm, anlamadım. ………………. ?)
Kız: Sure. I feel a bit moody today. (Elbette. Bugün biraz keyifsiz hissediyorum.)
- A) Why do you feel moody (Neden keyifsizsin?)
- B) Are you alright (İyi misin?)
- C) Can you repeat that, please (Tekrar edebilir misin, lütfen?)
- D) Is the weather bad, there (Orada hava kötü mü?)
Çözüm:
Adım 1: Konuşmayı dikkatlice inceleyelim. Jim, kızın “I feel a bit moody” (Biraz keyifsizim) demesinden sonra “Sorry, I don’t get it” diyor. Bu ifade, “Anlamadım” veya “Ne demek istediğini kavramadım” anlamına gelir. Demek ki Jim ya “moody” kelimesinin anlamını bilmiyor ya da söylenen şeyi duyamadı.
Adım 2: Jim’in sorusundan sonra kızın ne cevap verdiğine bakalım. Kız, “Sure. I feel a bit moody today.” diyor. Yani az önce söylediği cümlenin birebir aynısını tekrar ediyor.
Adım 3: Bir kişi söylediği şeyi tekrar ediyorsa, karşısındaki kişi ondan ne istemiş olabilir? Tabii ki tekrar etmesini! Şıklara bakalım:
- A) “Neden keyifsizsin?” diye sorsaydı, kız bir sebep söylerdi, cümlesini tekrar etmezdi.
- B) “İyi misin?” diye sorsaydı, kız “Evet” veya “Hayır” gibi bir cevap verip açıklama yapabilirdi. Cümlesini tekrar etmesi pek mantıklı olmazdı.
- C) “Tekrar edebilir misin, lütfen?” sorusu, birinden söylediği şeyi yeniden söylemesini istemek için kullanılır. Kızın cevabı olan “Elbette. Bugün biraz keyifsiz hissediyorum.” bu soruya verilebilecek en mükemmel cevaptır.
- D) “Orada hava kötü mü?” sorusu konuyla tamamen alakasız olurdu.
Gördüğünüz gibi, konuşmanın akışına en uygun soru C seçeneğidir.