6. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Özgün Yayınları Sayfa 64
Harika bir çalışma! Merhaba sevgili öğrencim, ben 6. sınıf İngilizce öğretmeniniz. Şimdi gönderdiğin bu güzel okuma parçasını ve sorularını birlikte, adım adım çözeceğiz. Tıpkı bir dedektif gibi metnin içindeki ipuçlarını bularak doğru cevaplara ulaşacağız. Hazır mısın? Haydi başlayalım!
Önce e-postayı dikkatlice okuyalım. Martin adında bir arkadaşımız, Cem’e Paris tatilinden bahsediyor. Şehri, yemekleri, gezdiği yerleri ve en önemlisi de hava durumunu ve hislerini anlatıyor.
A. Read the e-mail and answer the questions.
Bu bölümde e-postanın genel hatlarıyla ilgili 3 sorumuz var.
1. Who is the sender? (Gönderen kim?)
Çözüm:
Adım 1: Bir e-postada veya mektupta gönderenin kim olduğunu bulmak için en sona bakmalıyız. Genellikle “Sevgilerle”, “Hoşçakal” gibi ifadelerden sonra gönderen kişi kendi adını yazar. İngilizcede bu “Love,”, “Best regards,” gibi ifadeler olabilir.
Adım 2: E-postanın sonuna baktığımızda “Love, Martin” yazdığını görüyoruz. Bu, “Sevgilerle, Martin” demektir. Demek ki e-postayı yazan ve gönderen kişi Martin’miş.
Sonuç:
Martin is the sender. (ya da kısaca Martin)
2. Who is the receiver? (Alıcı kim?)
Çözüm:
Adım 1: E-postanın kime yazıldığını bulmak için en başına bakarız. Genellikle “Merhaba …”, “Sevgili …” gibi bir hitapla başlar. İngilizcede bu “Hi…”, “Dear…” şeklinde olur.
Adım 2: E-postanın en başında “Hi, Cem!” yazdığını görüyoruz. Bu da “Merhaba, Cem!” anlamına geliyor. Demek ki Martin bu e-postayı arkadaşı Cem’e göndermiş.
Sonuç:
Cem is the receiver. (ya da kısaca Cem)
3. What is the e-mail about? (E-posta ne hakkında?)
Çözüm:
Adım 1: Bu soruyu cevaplamak için metnin genel olarak ne anlattığını düşünmeliyiz. Martin nerede? Ne yapıyor? Nelerden bahsediyor?
Adım 2: Metni okuduğumuzda Martin’in ailesiyle Paris’te tatilde olduğunu anlıyoruz. Bize Paris’i, Eyfel Kulesi’ni, Louvre Müzesi’ni, yemekleri, havanın ne kadar kötü olduğunu ve arkadaşlarını özlediğini anlatıyor. Yani e-posta, Martin’in Paris tatili hakkında.
Sonuç:
It is about Martin’s holiday in Paris. (Martin’in Paris tatili hakkında.)
B. Read the e-mail above again and answer the questions.
Şimdi daha detaylı sorulara geçiyoruz. Metindeki küçük ipuçlarını yakalama zamanı!
1. Is Martin in Rome or in Paris? (Martin Roma’da mı, Paris’te mi?)
Çözüm:
Adım 1: Metinde Martin’in nerede olduğunu söyleyen cümleyi bulalım.
Adım 2: Martin e-postada şöyle diyor: “My family and I are on holiday in Paris.” Bu cümle “Ailem ve ben Paris’te tatildeyiz.” demek. Cevabı çok net bir şekilde bulduk!
Sonuç:
He is in Paris.
2. Which city is bigger and more crowded? Rome or Paris? (Hangi şehir daha büyük ve daha kalabalık? Roma mı, Paris mi?)
Çözüm:
Adım 1: Metinde şehirleri karşılaştıran bir cümle aramalıyız. “Bigger” (daha büyük) ve “more crowded” (daha kalabalık) kelimeleri bize ipucu verecek.
Adım 2: Martin, Paris’i anlatırken şu cümleyi kuruyor: “It’s bigger and more crowded than Rome.” Buradaki “It” yani “O” diye bahsettiği şehir, içinde bulunduğu Paris’tir. Cümlenin anlamı: “O (Paris), Roma’dan daha büyük ve daha kalabalık.”
Sonuç:
Paris is bigger and more crowded than Rome.
3. Does he like French food? (Fransız yemeklerini seviyor mu?)
Çözüm:
Adım 1: Metinde yemeklerle (food) ilgili ne söylediğine bakalım. Sevip sevmediğini anlamak için “like”, “love”, “delicious” (lezzetli) gibi kelimelere dikkat edelim.
Adım 2: Martin şöyle diyor: “The food is delicious. I really love the croissants and macarons.” Yani “Yemekler lezzetli. Kruvasanları ve makaronları gerçekten çok seviyorum.” diyor. Bu da demek oluyor ki Fransız yemeklerini seviyor.
Sonuç:
Yes, he does.
4. Does he like the Eiffel Tower and the Louvre Museum? (Eyfel Kulesi’ni ve Louvre Müzesi’ni seviyor mu?)
Çözüm:
Adım 1: Metinde “Eiffel Tower” ve “Louvre Museum” geçen cümleyi bulalım.
Adım 2: Cümle aynen şöyle: “The Eiffel Tower and the Louvre Museum are fabulous.” “Fabulous” kelimesi harika, şahane, muhteşem demektir. Bu olumlu bir ifade olduğuna göre, Martin bu yerleri beğenmiş.
Sonuç:
Yes, he does.
5. What is the weather like in the morning? (Sabahları hava nasıl?)
Çözüm:
Adım 1: Hava durumu (weather) ve sabah (morning) kelimelerinin geçtiği cümleye odaklanalım.
Adım 2: Martin hava durumundan şikayet ederken şöyle diyor: “It’s cloudy in the morning…” Bu da “Sabahları hava bulutlu…” anlamına gelir.
Sonuç:
It is cloudy in the morning.
6. How is the weather in the afternoon? (Öğleden sonra hava nasıl?)
Çözüm:
Adım 1: Bir önceki soruyu cevapladığımız cümlenin devamına bakalım. Orada “afternoon” (öğleden sonra) kelimesi geçiyor.
Adım 2: Cümlenin tamamı şöyle: “It’s cloudy in the morning and it’s rainy and windy in the afternoon.” Yani “…ve öğleden sonraları yağmurlu ve rüzgarlı.”
Sonuç:
It is rainy and windy in the afternoon.
7. How does he feel? Why? (Nasıl hissediyor? Neden?)
Çözüm:
Adım 1: Bu soruda iki şey soruluyor: Nasıl hissettiği (How?) ve neden öyle hissettiği (Why?). Metinde “feel” (hissetmek) kelimesini ve sebep bildiren bir ifadeyi arayalım.
Adım 2: Martin duygularını şöyle ifade ediyor: “I usually feel sad and moody.” (Genellikle üzgün ve karamsar hissediyorum.) İşte ilk sorunun cevabı bu! Peki neden? Cümlenin devamında sebebini açıklıyor: “I miss my home and my friends so much.” (Evimi ve arkadaşlarımı çok özlüyorum.)
Sonuç:
He feels sad and moody because he misses his home and his friends.
Umarım tüm açıklamalar anlaşılır olmuştur. Gördüğün gibi, cevapların hepsi metnin içinde saklı. Sadece doğru yerlere bakmamız gerekiyor. Harika iş çıkardın!