6. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1. Kitap Sayfa 136
Harika bir etkinlik! Merhaba sevgili öğrencilerim, ben Fen Bilimleri öğretmeniniz. Şimdi hep birlikte bu sorular üzerinde düşünecek ve cevaplarını bulacağız. Işığın gizemli dünyasına bir yolculuk yapmaya hazır mısınız? Haydi gelin, bu soruları birlikte, adım adım ve anlayarak çözelim.
ETKİNLİK İSTASYONU-1
1. Ay bir ışık kaynağı mıdır? Nedeniyle birlikte yazalım.
Sevgili çocuklar, bu çok güzel bir soru. Ay, geceleri gökyüzünü aydınlattığı için sanki bir ışık kaynağıymış gibi görünebilir. Ama aslında Ay bir ışık kaynağı değildir.
Peki neden? Çünkü Ay, tıpkı bir ampul ya da Güneş gibi kendi ışığını kendisi üretmez. O sadece çok büyük bir “yansıtıcıdır”.
Adım 1: En büyük ışık kaynağımız olan Güneş’ten çıkan ışınlar uzayda yol alır ve Ay’ın yüzeyine çarpar.
Adım 2: Ay’ın yüzeyine çarpan bu ışınlar, bir topun duvara çarpıp geri sekmesi gibi, yansır ve Dünya’ya ulaşır.
Adım 3: Biz de Dünya’dan baktığımızda, Ay’dan yansıyan bu Güneş ışığını görürüz ve Ay’ı parlak olarak algılarız.
Kısacası, Ay, Güneş’ten aldığı ışığı bize yansıtan dev bir doğal aynaya benzer.
2. Ay’ı Dünya’dan görebilmemizin sebebi ne olabilir?
Bu sorunun cevabı aslında bir önceki sorunun içinde saklı! Ay’ı görebilmemizin temel sebebi, Güneş ışığını yansıtmasıdır.
Eğer Güneş olmasaydı, Ay’ın üzerine ışık düşmezdi. Üzerine ışık düşmeyen bir cisim de ışık yansıtamazdı. Bu durumda, Ay kapkaranlık uzay boşluğunda görünmez olurdu. Geceleri Ay’ı pırıl pırıl görmemizi sağlayan şey, ondan gözümüze ulaşan yansımış Güneş ışıklarıdır.
3. Aynaya baktığımız zaman kendimizi görebilmemizin sebebi nedir?
Aynada kendimizi görmemiz de tamamen yansıma olayı sayesindedir. Ama burada yansıma biraz daha farklı, daha “düzgün” bir şekilde gerçekleşir.
Adım 1: Odamızdaki lamba veya pencereden giren Güneş ışığı gibi bir ışık kaynağından çıkan ışınlar önce bizim üzerimize (yüzümüze, elbisemize) çarpar.
Adım 2: Bizden yansıyan bu ışınlar, karşımızdaki aynanın pürüzsüz yüzeyine çarpar.
Adım 3: Ayna, yüzeyi çok düzgün olduğu için, üzerine gelen ışınları dağıtmadan, geldiği gibi düzenli bir şekilde geri yansıtır.
Adım 4: Aynadan yansıyan bu düzenli ışınlar gözümüze ulaşır ve beynimiz bu ışınları yorumlayarak aynanın içinde kendi görüntümüzü, yani “yansımamızı” oluşturur.
4. Yansıma nedir? Günlük hayattan örnekler verelim.
En basit tanımıyla yansıma, ışığın bir yüzeye çarparak yön değiştirmesi veya geri dönmesi olayıdır. Işığın bir yüzeyden sekmesi olarak da düşünebilirsiniz.
Günlük hayatımız yansıma örnekleriyle doludur. İşte bazıları:
- Durgun bir gölün veya su birikintisinin yüzeyinde ağaçların ve gökyüzünün görüntüsünü görmemiz.
- Parlak bir metal kaşığın arkasında kendimizi komik bir şekilde görmemiz.
- Mağazaların vitrin camlarından hem içerideki ürünleri hem de kendi yansımamızı görmemiz.
- Yere dökülmüş suda veya ıslak asfaltta geceleri arabaların farlarının ve sokak lambalarının parlaması.
- Cilalı, parlak bir mermer zeminde tavan lambalarının yansımasını görmemiz.
5. Çevremizdeki cisimleri görebilmemiz ile yansıma arasında bir ilişki olabilir mi?
Kesinlikle evet! Hatta bu, en temel ilişki diyebiliriz. Kendi ışığını üretmeyen (yani ışık kaynağı olmayan) tüm cisimleri yansıma sayesinde görürüz.
Şöyle düşünelim: Şu an bu yazıyı okuduğunuz ekran bir ışık kaynağıdır, o yüzden onu doğrudan görürsünüz. Ama masanız, sandalyeniz, kitabınız veya kaleminiz birer ışık kaynağı değildir. Onları nasıl görüyoruz?
Işık kaynağından (Güneş, lamba vb.) çıkan ışınlar bu cisimlere çarpar, cisimlerin yüzeyinden yansır ve gözümüze gelir. Gözümüze gelen bu yansıyan ışınlar sayesinde o cisimleri renkleri ve şekilleriyle birlikte algılarız. Eğer yansıma olmasaydı, ışık kaynakları dışındaki hiçbir şeyi göremezdik. Her yer zifiri karanlık olurdu!
KÖPRÜ İSTASYONU
Güneşli bir günde kolunuzdaki saatin camına gelen güneş ışığının duvarda parlak ışıklı bir alan oluşturduğunu görmüşsünüzdür. Duvardaki ışıklı bölgenin yeri saatimizi hareket ettirdiğimizde değişir. Bu durumun nedeni ne olabilir?
Bu olayı birçoğumuz yaşamışızdır, çok eğlencelidir! Bu durumun nedeni de yine ışığın yansımasıdır.
Adım 1: Kolumuzdaki saatin camı, pürüzsüz ve parlak bir yüzeye sahiptir. Bu yüzden küçük bir ayna gibi davranır.
Adım 2: Güneş’ten gelen ışınlar saatimizin camına çarpar.
Adım 3: Saat camı, ayna gibi davrandığı için, üzerine gelen Güneş ışığını belirli bir yöne doğru yansıtır. Bu yansıyan ışık da duvarda parlak bir nokta oluşturur.
Adım 4: Biz saatimizi veya kolumuzu hareket ettirdiğimizde, Güneş ışığının saate çarpma açısını değiştirmiş oluruz. Işığın bir yüzeye çarpma açısı değişince, yansıma açısı da değişir. Bu yüzden duvardaki parlak leke de bizim hareketimizle birlikte yer değiştirir.
İşte bu kadar basit! Saatinizin camı, Güneş ışığını duvara yansıtan küçük bir ayna görevi görüyor.
Umarım bu açıklamalar konuyu daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur. Unutmayın, Fen Bilimleri etrafımızdaki dünyayı anlamanın en keyifli yoludur! Başarılar dilerim!