6. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1. Kitap Sayfa 81
Harika bir çalışma kağıdı! Merhaba sevgili öğrencilerim, ben Fen Bilimleri öğretmeniniz. Şimdi bu ön değerlendirme sorularına birlikte göz atalım ve konuları ne kadar hatırladığımızı görelim. Cevapları adım adım, herkesin anlayacağı şekilde açıklayacağım. Haydi başlayalım!
3. Bitki ve hayvanlarda görülen üreme çeşitleri nelerdir?
Sevgili çocuklar, canlılar nesillerini devam ettirebilmek için ürerler. Bunu da temelde iki farklı yolla yaparlar. Gelin bu yolları ve örneklerini inceleyelim.
Adım 1: Üremenin Ana Çeşitlerini Hatırlayalım
Canlılarda üreme temel olarak ikiye ayrılır:
- Eşeyli Üreme: Bu üreme şeklinde dişi ve erkek olmak üzere iki ata canlıya ihtiyaç vardır. Dişi üreme hücresi (yumurta) ile erkek üreme hücresinin (sperm veya polen) birleşmesiyle yeni bir canlı oluşur. Bu sayede oluşan yavrular hem anneden hem de babadan özellikler alır, yani anne ve babasının birebir aynısı olmaz.
- Eşeysiz Üreme: Bu üreme şeklinde ise tek bir ata canlı yeterlidir. Canlı, kendisinin bir kopyasını, birebir aynısı olan yeni bir canlı meydana getirir.
Adım 2: Bitki ve Hayvanlardan Örnekler Verelim
Şimdi bu üreme çeşitlerinin bitki ve hayvanlardaki örneklerine bakalım:
Hayvanlarda Üreme:
- Eşeyli Üreme: Kediler, köpekler, insanlar gibi memeliler doğurarak; kuşlar, balıklar, sürüngenler ve böceklerin çoğu ise yumurtlayarak eşeyli ürer. Resimdeki tavukların yumurtadan civciv çıkarması buna harika bir örnektir.
- Eşeysiz Üreme: Denizyıldızının kopan kolundan yeni bir denizyıldızı oluşması (yenilenme ile), hidranın vücudunda oluşan bir çıkıntıdan yeni bir canlı oluşması (tomurcuklanma ile), amip gibi tek hücreli canlıların bölünerek çoğalması eşeysiz üremeye örnektir.
Bitkilerde Üreme:
- Eşeyli Üreme: Çiçekli bitkilerin büyük bir kısmı tohumla ürer. Çiçeklerdeki polenlerin dişi organa taşınmasıyla döllenme olur ve tohum oluşur. Resimdeki elma ağacı da çiçek açıp sonra meyve ve tohum oluşturarak eşeyli ürer.
- Eşeysiz Üreme (Vejetatif Üreme): Gül dalını kesip toprağa diktiğimizde yeni bir gül bitkisi elde etmemiz, çileğin sürünücü gövdesinden yeni çilek bitkilerinin oluşması eşeysiz üremeye örnektir.
4. Bitki ve hayvanlarda büyüme ve gelişme ile ilgili bildiklerimizi yazalım.
Bütün canlılar doğar, büyür, gelişir ve ölür. Bu bir yaşam döngüsüdür. Büyüme ve gelişme de bu döngünün çok önemli bir parçasıdır.
Adım 1: Büyüme ve Gelişme Kavramlarını Ayıralım
- Büyüme: Canlının boyunun uzaması, kilosunun artması gibi vücut ölçülerindeki artışa büyüme denir. Kısacası, sayısal bir artıştır.
- Gelişme: Canlının zamanla yapısının olgunlaşması, yeni özellikler ve yetenekler kazanmasıdır. Örneğin bir bebeğin emeklemeyi, sonra yürümeyi öğrenmesi bir gelişmedir.
Adım 2: Bitki ve Hayvanlarda Büyüme ve Gelişmeyi İnceleyelim
Resimlerde de gördüğümüz gibi bu süreç bitki ve hayvanlarda farklılık gösterebilir.
Bitkilerde Büyüme ve Gelişme: Bir tohumun uygun şartlarda (su, sıcaklık, oksijen) toprağa ekilmesiyle çimlenme başlar. Çimlenen tohumdan genç bir bitki (fide) çıkar. Bu fide zamanla büyüyerek kök, gövde ve yapraklarını geliştirir. Sonunda olgun bir bitki olur, çiçek açar, meyve ve tohum oluşturur. Bu bir döngü halinde devam eder.
Hayvanlarda Büyüme ve Gelişme: Hayvanlar ya doğarak ya da yumurtadan çıkarak hayata başlar. Resimdeki kedi yavrusu gibi bazı canlılar, doğduklarında anne-babalarına çok benzerler ve sadece büyüyerek yetişkin hale gelirler. Ancak kelebek, kurbağa gibi bazı hayvanlar başkalaşım geçirir. Yani yumurtadan çıktıklarında (tırtıl veya iribaş gibi) ana canlıya hiç benzemezler ve bir dizi değişimden sonra yetişkin hale gelirler.
5. İnsanlarda üreme yapı ve organlarına ilişkin bildiklerimizi yazalım.
İnsanlar da eşeyli üreyen canlılardır. Bunun için dişi ve erkek üreme sistemleri farklılaşmıştır. Bu sistemleri oluşturan yapı ve organları hatırlayalım.
-
Dişi Üreme Sistemi:
- Yumurtalıklar: Dişi üreme hücresi olan yumurtanın üretildiği yerdir. Sağda ve solda olmak üzere iki tanedir.
- Yumurta Kanalı: Yumurtalıklarda üretilen yumurtayı döl yatağına taşıyan kanaldır. Döllenme, yani sperm ile yumurtanın birleşmesi genellikle burada gerçekleşir.
- Döl Yatağı (Rahim): Döllenmiş yumurtanın yerleşip geliştiği, yani bebeğin doğuma kadar büyüdüğü organdır.
- Vajina: Döl yatağının dışarıya açılan kısmıdır.
-
Erkek Üreme Sistemi:
- Testisler: Erkek üreme hücresi olan spermin üretildiği yerdir. İki tanedir.
- Salgı Bezleri: Spermlerin hareketini kolaylaştıran bir sıvı (semen) üreten bezlerdir.
- Sperm Kanalı: Spermleri testislerden penise taşıyan kanaldır.
- Penis: Spermlerin ve idrarın vücut dışına atıldığı organdır.
Kısaca özetlersek; yumurtalıklarda üretilen yumurta ile testislerde üretilen spermin birleşmesine döllenme denir. Döllenme sonucu oluşan yapıya zigot denir. Zigot, gelişerek embriyo, sonra da fetüs adını alır ve yaklaşık 9 ay sonra bebek olarak dünyaya gelir.
6. Vücudumuzu denetleyen ve düzenleyen sistemler neler olabilir?
Vücudumuzda tüm organlarımızın uyum içinde çalışmasını sağlayan, tıpkı bir orkestra şefi gibi her şeyi yöneten sistemler vardır. Bu sistemlere denetleyici ve düzenleyici sistemler diyoruz. Bunlar iki tanedir.
Adım 1: Sinir Sistemi
Vücudumuzun her yerine bir ağ gibi yayılan bu sistem, çok hızlı bir iletişim sağlar.
- Merkezi Sinir Sistemi: Beyin ve omurilikten oluşur. Beyin, öğrenme, düşünme, hafıza gibi olayları ve organların çalışmasını yönetir. Omurilik ise beyin ile diğer organlar arasındaki iletişimi ve refleksleri kontrol eder.
- Çevresel Sinir Sistemi: Beyin ve omurilikten çıkan ve tüm vücuda yayılan sinirlerden oluşur. Tıpkı elektrik kabloları gibi vücudun her yerinden beyne mesaj getirir ve beyinden emirleri organlara götürür.
Adım 2: İç Salgı Bezleri (Endokrin Sistem)
Bu sistem, hormon adı verilen özel kimyasal maddeler üreterek kan yoluyla organlara gönderir. Sinir sistemine göre daha yavaş ama daha uzun süreli etkiler gösterir.
- Önemli iç salgı bezlerimiz: Hipofiz bezi, tiroit bezi, böbrek üstü bezleri, pankreas ve eşeysel bezlerdir (yumurtalık ve testisler).
- Bu bezlerin salgıladığı hormonlar büyüme, gelişme, üreme, kan şekerinin ayarlanması gibi çok önemli olayları düzenler.
7. Ergenlik kavramı ile ilgili neler biliyoruz?
Ergenlik, çocukluktan yetişkinliğe geçiş dönemidir. Bu dönemde vücudumuzda hem bedensel (fiziksel) hem de ruhsal (duygusal) birçok değişiklik yaşanır. Bu değişimlerin hepsi çok normaldir ve sağlıklı bir yetişkin olmamız için gereklidir.
Bedensel Değişimler:
- Kızlarda ve Erkeklerde Ortak Görülenler:
- Boy ve kilo artışı
- Vücudun belirli bölgelerinde kıllanma
- Ter salgısının artması
- Yağlanmaya bağlı olarak sivilcelerin çıkması (resimdeki gibi)
- Sadece Kızlarda Görülenler:
- Yumurtalıkların aktif hale gelmesi ve adet görmenin (regl) başlaması
- Göğüslerin belirginleşmesi
- Kalçaların genişlemesi
- Sadece Erkeklerde Görülenler:
- Testislerin aktif hale gelmesi ve sperm üretiminin başlaması
- Sesin kalınlaşması
- Sakal ve bıyıkların çıkması
Ruhsal Değişimler:
- Duygularda ani değişimler (bir an çok mutlu, bir an çok üzgün hissetme)
- Yalnız kalma isteği
- Kendi başına karar verme, daha bağımsız olma isteği
- Kimlik arayışı (Ben kimim? sorusunu sorma)
- Utangaçlık veya hayallere dalma
Unutmayın, bu değişimler herkesin yaşadığı doğal süreçlerdir ve her insanda başlama yaşı farklılık gösterebilir. Bu dönemde sağlıklı beslenmek, spor yapmak ve ailenizle, öğretmenlerinizle konuşmak size çok iyi gelecektir.